İstanbul Sanayi Odası (İSO) 9 bin üyesiyle, büyük ve orta ölçekli işletmelerin nabzını tutar. Araştırmalarıyla, raporlarıyla sanayicinin sorunlarını kamuoyuna aktarır. Reel sektörün barometresi olmak gibi bir işlev üstlenmiştir. Ve her yıl Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşu raporunu açıklar.
İşte bugün "İSO 500 Sanayi" kuruluşları raporu açıklanacak. Hepimiz reel sektörün fotoğrafını çekeceğiz... Ancak hemen hatırlatalım, bu raporda 22 Kasım krizinin etkileri yer alacak. Ama 19 Şubat’ı görme şansımız yok. Bunu talihsizlik olarak değerlendiriyoruz. Fakat yapılacak bir şey yok. İSO’dan aylık sanayi durum raporları bekleyebiliriz...
İstihdam, üretim, ihracat ve iç pazar verileri önemli değil mi? Bugün geldiğimiz noktada 19 Şubat krizi asıl gösterge olarak karşımıza çıkmıyor mu? Anlatmaya çalıştığımız konu çok açık; Türkiye’de kurumların açıkladığı rakamlar hep geriden geliyor, sağlıklı bir değerlendirme yapma şansınız olmuyor. Krizlerle ve risklerle iç içe geçmiş bir ekonomik yapıda anlık, değerlendirmeler bile öylesine önemli ki?
Gözler bilançolarda olacak
344 şirketle ilgili yılın ilk altı ayına ilişkin mali tablolar yakında gelmeye başlıyor. Ve ilk altı ayı daha iyi değerlendirmede çok daha önemli bir gösterge olarak karşımıza çıkacak.
Sonuçta şirketler ve Türkiye’yle ilgili analizlerde dikkati çeken nokta, yılın ikinci yarısında yabancı sermaye girişinin hızlanacağı yolunda yapılan değerlendirmeler. Özellikle bankacılık sektöründeki yeni yapılanmayla ilgili analizler dikkatimizi çekiyor.
Örneğin Global Menkul Değerler’in analizi; bankacılık sektöründe sermaye artışının kaynakları konusunda yapılan öngörüler, HSBC - Demirbank evliliği... "Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na 100 - 300 milyon dolar ödeme, 300 - 400 milyon dolar yeni sermaye girişi."
"Intesa - Garanti Bankası evliliği, ortaklığın şekline bağlı olarak 500 - 800 milyon dolar", "BNP - Paribas - Finansbank evliliği, 100 - 200 milyon dolar." Global, bu üç evlilikten 1 ile 1.7 milyar dolar arası yeni sermaye girişi bekliyor. Ve Koçbank, TEB, Oyak Bank, Dışbank gibi orta ölçekli bankalarla Alternatif ve Denizbank gibi küçük ölçekli bankaların ana hissedarları desteğiyle 500 - 600 milyon dolar taze sermaye girişi düşünüyor.
Kısaca Global, yılın ikinci yarısında özel bankalara 1.5 ve 2.3 milyar dolar yeni sermaye girişi olabileceği görüşünü savunuyor. Biz de "bademli kaymaklı" Türk şirketlerinin yabancılarla evlilik olayını izlemeye devam ediyoruz. Bu "bademli kaymaklı" satışlarda küçük ortakların unutulmaması gerektiğine inanıyoruz. Örneğin Demirbank’ın küçük ortakları bir bardak soğuk su içip "kader" diye bunu içlerine mi sindirecekler? Ya da "sine - i millete mi dönecekler?"
Bildiğimiz, Alman Demirbank Hissedarları Derneği’nin boş durmadığı... Ellerinde, Dışişleri Bakanlığı kanalıyla aldıkları "Bu paralar devletin güvencesi altındadır" açıklamasıyla IMF Başkanı Hörst Köhler’e mi sığınacaklar... Göreceğiz...