25 Temmuz 2001 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  
 
 




Asker bu duruma ne diyor acaba?

     Politika boşluk kabul etmez. Mutlaka birileri çıkıp bu boşluğu doldurur.
     Koalisyon ortakları durumu kontrol altında tutamadıkları izlenimi veriyorlar. Ülkenin yönetiminde bir güven zaafı var. Siyasi otoritenin yarattığı boşluk giderek daha fazla belirginleşiyor.
     Durum böyle olunca da, kamuoyunda senaryolar üretiliyor. Bürokrasi işleri bırakıyor. Kararlara imza atmaktan kaçınıyor. Kendini riske atmak istemiyor.
     Tartışılan olası senaryorların önemli bölümünde de "askere" rol kesiliyor. Ya asker destekli veya dolaylı asker varlığı altında hükümet formülleri aranıyor.
     Dikkatimi çekti, bütün bu tartışmalar yapılırken asker de sessizliğini koruyor. Dışardan seyrediyor, ancak yakından da izliyor.
     Peki asker ne diyor?
     Sivil çevrelerdeki bu senaryolarda kendilerine biçilen elbiseleri giyme merakındalar mı?
     Hayır...
     Türk Silahlı Kuvvetleri’nde tek bir görüş yok.
     Çeşitli görüşler var.
     Ancak ağırlıklı yaklaşım, ekonomik krizin içine girmemek şeklinde özetlenebilir.
     Silahlı Kuvvetler’deki tanıdığım komutanlar, Genelkurmay yetkilileriyle konuşan sivil çevreler ve emekli olmalarına rağmen, hem ilişkilerini sürdüren, hem de analiz gücü olan askerlerle yaptığım konuşmalar sonucunda şöyle bir manzara ile karşı karşıya kaldım:
     1. Genelkurmay Başkanlığı bir süredir derin bir sessizliğin içine girmiş durumda. Avrupa Birliği’ne ilişkin, geçen yılki açıklamalarından sonra ve özellikle ekonomik krizle birlikte bu suskunluğu daha da arttı.
     Bu tutum, TSK’nın iç politikaya müdahele ediyor görüntüsü vermekten kaçındığının en belirgin işareti olarak gösteriliyor.
     MGK toplantılarında görüntü alınmasının dahi yasaklanması, dış dünyaya "askerin sivilleri karşılarına oturtup kararları aldırdıkları" izlenimi verilmemesi konusunda Genelkurmay’ın duyarlılığını gösteren en tipik tutum şeklinde yorumlanıyor.
     Sonuçta da, böylesine titiz davranan askerin, kendini siyasetin dışında bırakmaktaki kararlılığının arttığı belirtiliyor.
     2. TSK’daki genel izlenim, içine düşülen ekonomik krizin sivil kadrolar tarafından gerçekleştirildiği ve mutfağın yine sivil kadrolar tarafından temizlenmesi şeklinde. "Biz kendimizi kullandırtmayız. Ekonomiyi bu duruma sokanlar, sorumlu olanlar faturayı da ödemelilerdir" diyen bir general, etrafındaki subayların düşünce tarzını da şöyle anlattı:
     "Bizden, sivillerin bozduğu ekonomiyi düzeltici antipatik kararları hızla almamız ve adeta sorumlulukları paylaşmamız isteniyor. Bunu artık kabul edemeyiz..."
     3. Asker arasındaki genel kanı, formasyonları icabı ekonomik tedavilere fazla yatkın olmadıklarından dolayı, işin içine özellikle girilmemesi yönünde. Genelkurmay’a çok yakın bir bilim adamına göre, askerin işin içine girmesiyle birlikte batıdan gelecek kredilerin daha da tehlikeye düşeceği ve zaten bozuk olan imajımızın daha da kötüleşeceği inancı çok yaygın.
     
     Sonuç: İzle, ancak karışma
     Sonuçta, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin "bugünkü" eğilimi, ülkede ayaklanma veya sosyal patlamalar gibi büyük istikrarsızlıklar olmadıkça, siyasetin dışında kalmak. Herhangi bir direkt veya dolaylı müdahele veya dıştan destek gibi oluşumlara katılmamak yönünde.
     Ülkenin değişen koşullarının neler getireceğini kimse bilemez. Ancak, senaryo yazarlarımıza bir tavsiyem var: Askeri işin dışında tutun.
     İster teknokrak, ister mutabakat hükümeti olsun, TSK, mutfağı dağıtanların şimdi dağıttıklarını toplamalarını istiyor.
     İlgililere duyurulur.
     
     mbirand@attglobal.net
     




 SAYFA BAŞI 





Melih AŞIK
ANAP'ta şeffaf sandık!

Fikret BİLA
Küçük kabine

Hasan CEMAL
Dünyayı değiştirmek istiyorum, hemen şimdi!

Güneri CIVAOĞLU
Ege'nin nabzı

Abbas GÜÇLÜ
Farklı bir Bakan Fikret Ünlü

Hurşit GÜNEŞ
Sıcak para can çekişiyor

Nail GÜRELİ
Ne güzelsin sen hukuk!..

Sami KOHEN
Kıbrıs için yeni atılım

Meliha OKUR
Bademli kaymaklı Türk şirketleri

Tuncay Özkan
Özkan'ın isyanı, Derviş'in çalımı

Hasan PULUR
Al vergiyi gör Laila'yı...

Meral TAMER
Günaydın'ın arşiviyle 31 yıl öncesine dönüş

Tamer HEPER
Kanun hakimiyeti var mı?

Güngör URAS
1995'ten bu yana tütün yakılmıyor

M. Ali Birand
Asker bu duruma ne diyor acaba?

© 2001 Milliyet