
|


Beyaz şaraplarımızın kralı
Tokat’ın Narince üzümünden yapılan beyaz şaraplarımız, gittikçe güzelleşiyor. Beyaz şaraplarımızın en prestijlileri yakın zamana kadar Emir üzümlerinden yapılırdı, Emir’in yerini Narince alıyor
ŞİŞEDEKİ BALIK / Mehmet Yalçın
Şu sıralar dünyanın en popüler beyaz şarapları herhalde Chardonnay’ler. "Şardone" diye okunan bu Fransız üzüm cinsinden Fransızların yüzyıllardır yaptıkları şaraplar o kadar bilinmiyor da, Kaliforniya’nın, Avustralya’nın, hatta Bulgaristan’ın bile Chardonnay’leri hayli popüler. Zira bunların etiketlerinde bu üzümün ismi yazıyor, tutucu Fransızlar ise aynı üzümden yaptıkları şarapları sadece "Bourgogne" ya da "Chablis" gibi bölgelerinin adlarıyla satıyorlar. Kimse bir şişe Chablis için yanıp tutuşmuyor ama, ondan daha vasat bir şişe Kaliforniya Chardonnay’ine birçok kişi birkaç kat yüksek fiyat ödemeye hazır.
Tıpkı, şu sıralar çeşitli sebeplerden dolayı moda olan eğlence merkezimiz Laila’nın, adı "Leyla" olsaydı bu kadar sükse yapmayacak olması gibi... Modalar ve imajlar maalesef çoğu yerde gerçek değerleri gölgede bırakıyor. Alın Narince üzümümüzü... İsmi son derece sempatik, hatta nahif. Cilãsı yok. Üretim yeri, "Napa Valley" (Birçok snob şarapseverimiz Napa Vadisi demez de, Amerikalılar gibi böyle söyler) değil, bizim mütevazı taşramızdan, Tokat. Ama bence, ortaya çıkardığı şu şaraplarla bile, dünya çapında bir üzüm, dünya çapında bir değer...
Narince üzümü Tokat’ın yörede 1800’lerde bir okul kuran Cizvit papazları tarafından teraslanmış bağlarında yetişiyor. Uzun yıllar boyu sadece dömisek (yarı tatlı) şarapların üretildiği bir üzüm. Son yıllarda ise şarap üreticilerimiz bu üzümdeki potansiyeli keşfettiler ve değişik denemelere giriştiler. Ve böylece, yarım düzine birbirinden güzel Narince şarabımız ortaya çıktı. Kavaklıdere’nin meşe fıçıda beklettiği Narince’si, Doluca’nın Özel Kav’ı, Diren’in yıllanmış Dörtnal’ı, Pamukkale’nin Diamond’ı, Kulüp’ün ve Kocabağ’ın Narince’leri, son derece güzel şaraplar. Özellikle Diren, Pamukkale ve Kavaklıdere’nin denemeleri, Türkiye’de şu anda astronomik fiyatlara satılan birçok yabancı beyaz şaraptan aşağı kıratta değil.
Narenciye kokulu
Narince üzümünün adına aldanmayın, çok ince ve kırılgan şaraplar vermiyor asla. Bu üzümden dolgun, kıvamlı, yağlı, güçlü lezzetli şaraplar çıkıyor. Narince şarapları aromatik oluyorlar, kokuları gençken limon ve portakal kabuğunu, nektarin ve şeftali gibi meyveleri çağrıştırıyor. Bu şaraplar yıllanmaya da müsaitler. Pek az beyaz şaraba yakışan şişedeki dinlenmenin sonunda, "buke" denilen bekleme kokuları gelişiyor ve taze meyve lezzetleri kuru kayısı gibi kurutulmuş meyvelerin tatlarına dönüyor. Ancak bu şarabın zengin lezzetlerini iyi alabilmek için, çok fazla soğutulmadan yudumlanması gerekiyor.
Mevsim yaz... Çoğumuz deniz kenarlarında, balık lokantalarının püfürtülü teraslarında sıcakla savaşmaya çalışıyoruz. Soframızda zeytinyağlı hafif mezeler, balıklar oluyor. İşte Narince’ler böyle sofraların şarapları. Balıkla illa rakı içmek isteyenleri bile baştan çıkarabilecek, onlara karar değiştirtebilecek şaraplar. Bence bu gizli kalmış üzümümüzü keşfetmenin, onun gittikçe güzelleşen şaraplarının tadını çıkarmanın tam vaktidir.
PAZAR


"Bir Japon ya da Çinli transfer etmeliyiz"
‘Şöhret hayatımı değiştirmedi’
Bir böceğin içinde yaşıyor
Borsa ve seks
Her devrik cümle şiir olur mu?
Nuh’un Gemisi acaba Sinop’ta mı?
Dondurulmuş fotoğraflar müzesi
Aleko’nun (ve Kemal Derviş’in) Yeri
Çetin Ceneviz
Beyaz şaraplarımızın kralı
"Tedirginlik bir gün sürdü"
İki önemli kitap
Bodrum bu, yaz yaz bitmez
... Bitmeyen aşkın tarifi (2)
Taşa gömülen sanat
Türkler göç edince ne oluyor?
Seattle People, Cenova’ya taşındı
"Gencölen" bir şairin kitabı
Bir yeraltı - yerüstü yıldızı daha kaydı
SAYFA BAŞI

|
|

|