
|


AİHM, tüm umudunu kendisine bağlayan Erbakan'ı yıktı...
Tokat gibi karar
Şiddet ve demokrasiyi yıkma çabaları korunamaz. Siyasi yasaklar mantıklı, ayrıca sosyal bir gereklilik. Şeriat Avrupa normlarıyla kesinlikle bağdaşamaz. Her devlet, tehlikeden önce önlem alabilir
GÜVEN ÖZALP
Parti kapatmaya karşı son derece katı bir tutuma sahip olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Refah Partisi'ne ilişkin davada bu geleneğini bozarak Türkiye'yi "kapatma" konusunda haklı buldu. Mahkeme, kararına gerekçe olarak "RP'nin faaliyetleri ile yöneticilerinin söylemlerinin anayasal düzeni değiştirmeye yönelik olmasını ve şiddeti teşvik unsuru içermesini" gösterdi. Laiklik konusunda bir ilk olan kararla "Şeriat ve dinin siyasallaştırılması Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile (AİHS) bağdaşmaz" mesajı verildi ve Türkiye tarafından benimsenen laiklik tanımı Avrupa tarafından da tanındı.
HOCACI RUM YARGIÇ
AİHM, kapatılan RP'nin yetkilileri tarafından ortaya atılan vicdan, din, ifade özgürlüklerinin ihlal edildiği ve ayrımcılık yapıldığı yönündeki iddiaları dikkate almadı. Bu iddiaların doğrudan kapatma kararıyla bağlantılı olduğunu belirten mahkeme, davayı sadece örgütlenme özgürlüğünü düzenleyen 11. madde çerçevesinde ele aldı. 7 yargıçtan oluşan 3. Daire tarafından karara bağlanan davada Fransız, Türk, Norveçli ve Arnavut yargıçlar Türkiye lehinde, İngiliz, Rum ve Avusturyalı yargıçlar da Türkiye aleyhinde oy verdi.
'ÖNCELİK DEMOKRASİ'
Anayasal düzenin değiştirilmesi için kabul edilebilecek iki yolu "Kullanılan tüm yöntemler yasal ve demokratik olmalı, önerilen değişiklik de temel demokratik ilkelere uygun olmalı" biçiminde ifade eden AİHM, RP'nin durumunun bu iki koşula uygun olmadığına karar verdi. Kararda, "Yöneticileri halkı şiddete teşvik eden, ortaya koyduğu siyasi oluşum demokrasinin kurallarına saygı göstermeyen, demokrasiyi yıkmaya çalışan bir siyasi parti, AİHS'nin korumasından yararlanamaz" ifadeleri kullanıldı.
RP yöneticilerine yasak çok mantıklı Mahkeme, kararında RP yöneticileri için çok sert ifadelere de yer verdi. AİHM, "AİHS'nin savunduğu ilkelerle kesinlikle bağdaşmayan şeriat düzeni kurma, laikliğe farklı bir içerik verme, iktidara ulaşabilmek ve orada kalabilmek için güce başvurma eğiliminde bulunmaları" nedeniyle RP yöneticilerine getirilen kısıtlamaların mantıklı olduğu" görüşünü benimsedi. Kararda bu kısıtlamalara yönelik olarak kullanılan şu ifade dikkat çekti: "Davacılara yönelik olarak uygulanan kısıtlamalar rahatlıkla demokratik toplumun korunması için sosyal gereksinim olarak değerlendirilebilir."
Siyasal İslam’a mahkeme çelmesi RP kararıyla "siyasal İslam"ı reddeden ve bu eğilimlerin hiçbir şekilde Avrupa normlarıyla bağdaşmayacağını da vurgulayan AİHM, bu tür bir oluşumla karşı karşıya kalan ülkenin önlem alma hakkının bulunduğunu açık bir şekilde ortaya koydu. Siyasi partilerin kapatılması, çok partili demokratik sistem ve çok sayıda görüş bulunması konusunda devletlerin değerlendirme marjının dar olması gerektiğini de anımsatan mahkeme, bununla birlikte ilgili devletin, ülkedeki demokratik rejim tehlikeye girmeden önce bu tür oluşumların gündeme gelmesini engelleyebileceğini belirtti.
Bozulma olasılığı çok düşük Mahkemenin RP konusunda aldığı karar laiklik ve siyasal İslam açısından bir ilk olmasının ötesinde etkileri bakımından da son derece önemli bir niteliğe sahip. Kararın sonuçları sadece Türkiye sınırları içinde kalmayacak. Avrupa Konseyi'ne üye 43 ülkede RP benzeri bir oluşum yaşandığında, bu karar tekrar gündeme gelecek ve olası davalarda referans olarak gösterilecek. RP kararı, taraflardan birinin istemesi halinde "Büyük Daire" olarak adlandırılan ve 17 yargıçtan oluşan bir "üst makama" götürülebilecek. Bu durumda karara itiraz eden tarafın argümanı ve mahkemenin verdiği ilk karar çerçevesinde nihai bir değerlendirme yapılacak.
İhtimal 'sıfıra yakın'
Ancak AİHM kaynakları, RP davasının Büyük Daire'nin önüne gitmesi halinde de değişikliğe uğrama olasılığının "sıfıra yakın" olduğu görüşünde birleşiyorlar. Uzmanlar, Büyük Daire'nin, gelen itirazlarda ilk karara uyma eğilimine dikkat çektiler.
SİYASET


Tokat gibi karar
Hoca’nın ‘Saadet’i suya düştü
Hem sevindiler hem eleştirdiler
‘Laikliğe güvence’
Tayyip'ten köşe yazarlarına cevap
Milli Gazete ters köşe
Die Welt: Türkiye reform çıkmazında
İHD: iki köy daha boşaltıldı
Batılı da siyasilere hiç güvenmiyor...
SAYFA BAŞI

|
|
|