Erken, hatta hemen seçim dendi, tutmadı. Bu partiler yasasıyla, bu seçim kanunuyla hiçbir şeyin değişmeyeceği görüldü.
Geçici teknokratlar hükümeti önerisi geldi, olmadı. Kolayına demokratlar, bedavadan demokrasi havariliğine soyundu; askeri müdahaleyle eşdeğer görülerek karşı çıkıldı. Oysa, "zaten bürokratlar tarafından yönetiliyoruz" denilseydi daha samimi olurdu.
Küresel bürokrat Stan (IMF Birinci Başkan Yardımcısı Stanley Fischer) bizim siyasileri birer bürokrat gibi hizaya getirip disipline ettikten ve erken seçim olmayacağı sözünü de aldıktan sonra moral pompalayarak gitti.
Gelişmekte olan ülkelerin ulusal çıkarı yerine, gelişmiş ülkelerin yararına uluslararası çıkarları gözetmekle yükümlü IMF, şu bizim uyuşuk, pardon "uyumlu" koalisyondan daha iyisini nerede bulur?
Bu gidişle IMF'nin ve bizimkilerin elbirliğiyle daha bir dizi "kriz" üretileceği anlaşılıyor. Stan ile pompalanan ithal malı umudun piyasada ve kamuoyunda o "olmazsa olmaz" koşul olarak aranan "güveni" sağlayamadığı belli oldu.
İthal malı umut ve moral yerine yerli umut ve moral gerekiyor.
Uluslararası çözüm yerine, önce yerli çözüm...
Erken seçim planı tutmadı, bürokratlar hükümeti senaryosu yattı. Halkın umudunu canlı tutmak için biz yeni bir senaryo sunalım. Senaryo değil mi, istediğin gibi kurgula!
CHP'nin ve DSP'nin gerçekleştiremediği, MHP'nin, DYP'nin zaten derdi olmayan "değişim" senaryosunu ister misiniz bu hafta sonundaki kongresinde ANAP gerçekleştirsin ve de ülke siyasetinde yeni ufuklar açsın.
Gerçi Mesut Yılmaz bir kaza olasılığına karşı her türlü önlemi almış, hatta bakanlardan istifa mektuplarını bile toplatmış, ama politikadır bu, güvenilmez. (İstifa mektuplarını Rüştü Kazım Yücelen'in toplamasını ise, tanıdığımız kadarıyla kendisine yakıştıramadığımızı parantez içinde belirtelim.)
İster misiniz, bu onurlu(!) "gelenekçi" harekete karşı, parti içinde yine onurlu bir "yenilikçi" hareket başkaldırsın ve kongreyi alıp götürsün. Yeni bir genel başkan, yeni bir kadro... Piyasaya canlılık, halka yeni bir umut ve moral...
Hayal bu ya demeyin, ANAP kongresinin bir değişimi gerçekleştirmesi kuvvetle muhtemel. Yılmaz kaybederse, işte size değişim!..
Kazanırsa da değişim! Çünkü bazı milletvekilleri Tayyipçilere, bazıları da MHP'ye gidebilir.
Bir şiir
Evrensel Kültür'ün temmuz sayısından İbrahim Metin Baltacı'nın dizeleriyle noktalıyoruz haftayı. "Hangi bağbandan aldın sırrını bu aşkın / Böylesine doğurgan ve hep aşka gebe / Emekle yoğurulan sevdadır bu bizi büyüten / Bir Mayıs karanfilidir artık ter ellerimizde / Ey güzel kadın bundan böyle aşk olsun adın / Sürekli doğurgan ve aşka hep gebe"