01 Ağustos 2001 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  
 
 




Politikada din unsuru

     Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararı bir çok çevrede şok etkisi yaptı. Çoğu kimse, Refah’ın kapatılmasını "Düşünce özgürlüğüne sınırlama getirilmesi" olarak nitelemişti. AİHM’nin Refah’ın kapatılmasına karşı çıkacağı sanılıyordu.
     Tam tersine bir sonuç alındı.
     1. AİHM, bu kararıyla Şeriat’ın demokrasiye karşı olduğu sonucuna vardı. Şeriat’ın savunulmasının, demokrasiyle bağdaşmadığını kararlaştırdı.
     2. AİHM, Erbakan’ın kullandığı "Kanlı mı olur, kansız mı olur" gibi sözcükleriyle toplumda şiddeti tahrik edebileceğini saptadı.
     Karar, Avrupa’daki Fransız ekolü ile İngiliz ekolü arasındaki çatışmayı da bir ölçüde ortaya çıkardı.
     İngiltere ve aynı sistemi benimseyen Kıbrıs Rum Yönetimi, hangi nedenle olursa olsun parti kapatılmayacağı kültürü sözcüsü durumundaydılar ve bu yönde oy kullandılar.
     Fransız ve Norveç’li hakimler ise, demokrasinin din unsuru kullanılarak zedelenemeyeceği görüşünü devam ettirdiler. Arnavutluk ve Türk hakimin oyları da aynı görüşün yansımasıydı.
     
Bundan sonra neler olacak?
     1. Bu karar, Türk siyasetini de etkileyecektir.
     Her şeyin başında, Erbakan’ın kişi olarak ve genel yaklaşımı açısından artık devre dışı kalması geliyor.
     Erbakan’ın siyasi yaşama geri dönme düşleri yok olduğu gibi, genel politikaları da bundan böyle "uygulanamazlaşacaktır".
     Türkiye’de din motifli, din unsuru kullanılarak politika yapılamayacağı, kesinleşmiştir. Ülkedeki laiklik taraftarları, laik sistemin üzerine titreyen çevreler bundan böyle çok daha rahatlıkla hareket edecekler. Denetimlerini katılaştıracaklardır.
     2. Bu karar, Saadet Partisi’nin geleceğini de olumsuz yönde etkileyebilir. Bu parti ile siyaset yapmaya hazırlananlar, şimdi iki defa düşünmek zorunluluğu hissedeceklerdir. Erbakan’ın şemsiyesi altında devam etmenin güçlüğü daha çok ortaya çıkacaktır.
     3. En önemli etki "Yenilikçiler" üzerinde hissedilecektir.
     a. Yenilikçiler, Erbakan tipi politika ve söylemle Türkiye’de politika yapılamayacağını ileri sürerek ayrılmakta ne kadar haklı olduklarını göğüslerini gere gere söylemekteler.
     b. Saadet’in yeni bir rüzgar kaybına uğrayacağını biliyorlar. Böylece kendi yelkenlerinin biraz daha dolacağına inanıyorlar, artık önlerinde hiçbir engel kalmadığı görüşündeler.
     c. Ancak, Yenilikçiler de AİHM’nin bu kararını iyi okumalılardır. Zira ne olursa olsun tabanlarının önemli bir bölümü eski Refah-Faziletçilerden oluşmaktadır. Bu kitlelerin alıştıkları bir dil ve tutum vardır.
     d. Nihayet, Tayyip Erdoğan’ın bundan sonraki politikalarında ve söyleminde çok daha dikkatli olması gerekiyor.
     Sonuçta, AİHM kararı Türk iç politikasında bazı "ince ayarlar" yapılmasına yol açacaktır. Yeni bir dönem başlamaktadır. Bundan böyle, bazı gerçeklerin görülmesi ve bunları yıkmaya çalışıp gerginlik yaratmak yerine, bu gerçeklerle yaşamayı öğrenmek zamanıdır.
     Hayırlı olsun...
     
     mbirand@attglobal.net
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
AİHM kararları

Melih AŞIK
Bu doğa bizim

Fikret BİLA
Memur maaşını tazminatlar eşitleyecek

Hasan CEMAL
YILMAZ’ın hedefi dikensiz gül bahçesi

Abbas GÜÇLÜ
Dolarlı eğitime kim dur diyecek?

Hurşit GÜNEŞ
Ağustosun görünümü ve çıtayı yükseltmek

Nail GÜRELİ
İthal umut, yerli umut

Tuncay Özkan
Gerçeğin peşinde gazeteci olmak

Hasan PULUR
Edebiyatta "taharet" davası...

Meral TAMER
Horozların öttüğü saatte alışveriş

Tamer HEPER
Bir günde batmıyorlar(2)

Güngör URAS
Beş ayda 5.9 milyar dolar döviz çıktı

M. Ali Birand
Politikada din unsuru

© 2001 Milliyet