05 Ağustos 2001 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  
 
 




‘Kamu doymadıkça krizler bitmez’

Tasarrufların önemli bir bülümünün kamu tarafından kullanıldığını söyleyen Sunalı, "Bu nedenle kronik krizlere şaşırılmamalıyız" dedi

     SONGÜL HATISARU

     Sümerbank Genel Müdür Yardımcısı Halil Sunalı, geçen yıl bankacılık sistemindeki kaynağın yüzde 98'inin kamu kesimi tarafından kullanıldığını söyledi.
     Tasarrufların önemli bölümünün kamu tarafından kullanılmasıyla ekonominin dönmesi için gerekli kaynağın dış borçla sağlandığına dikkat çeken Sunalı, şöyle konuştu: "Dış borç alındığı sürece ekonomi kaynağa kavuşuyor, büyüyor. Bunun sonucu olarak da dışarıya kaynak çıkışı olduğunda ekonomi de krize giriyor, küçülüyor, fakirleşiyor. 1998, 2000 ve 2001 yıllarında yaşanan krizler dışarıya kaynak çıkışı nedeniyle olmuştur. Son yaşadığımız kriz ekonominin oksijeninin dış kaynak olduğunu bir kez daha teyit etti. Dış kaynak oksijeni üç hafta gelmeyince ekonomi krize girdi.
     
     Piyasa dinamikleri işlemiyor
      Sermaye piyasalarında da kamunun aşırı kaynak kullanımının hisse senedi ve özel sektör tahvili enstrümanlarının gelişmesini engellediğini savunan Sunalı, "Bu ise ekonominin gelişmesinin önünde en büyük engel. 1999 yılındaki 65 milyar dolar menkul kıymet ihracının 56 milyar dolarlık kısmı kamunun.Yani durum bankacılık kesiminde olduğundan daha vahim" dedi. Ekonominin kaynak kullanım dengesinin kamu lehine, özel sektör aleyhineyken, para arzının döviz girişine bağlandığı koşullarda, dış kaynak girişinin faizleri düşürdüğünü söyleyen Sunalı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ama kaynak çıkışı olduğunda da faiz, çıkan döviz miktarına bağlı olarak yükselir. Kasımda ve şubatta ekonominin temellerini ve likiditesini sarsacak düzeyde döviz çıkışı yaşandı. Çünkü, sıcak para tedirgin olmuştu ve risk almamak için sistemden çıktı. Yabancıların bildiği bir şey daha vardı. Son 15 yılda kamunun ödediği reel faiz ortalama yüzde 25'ti. Ekonomi ise yüzde 4 büyüdü. Reel faizin, büyüme oranını çok aştığı durumlarda ekonomik buhran yaşanmadan denklemin çözülmediği biliniyor."
     Türkiye'nin tercihini piyasa ekonomisinden yana koyduğunu söyleyen Sunalı, bunun gereğinin yapılmadığını kaydetti. Sunalı, tasarrufların özel kesime kanalize edilmeden kronik sorunların çözülemeyeceğini kaydetti.
     
     



 EKONOMİ


68’lilere selam internete devam

Dev ekip, dev tartışma
Silahın yeni veliahtı
Bono oyunu eski kurttan döndü
Kriz zengini şirketler
‘Kamu doymadıkça krizler bitmez’
Piyasaların yönünü Hazine ihalesi belirleyecek
Hacim zayıf, sıkışma sürebilir
Etibank için talipler ortaya çıkıyor
Jeep Cherokee'ye soruşturma


 SAYFA BAŞI 




© 2001 Milliyet