DİŞÇİ koltuğundan kim korkmaz?
Dişçinin biri, korkudan ağzını açmayan hastalar için bir koltuk geliştirmiş...
Koltuğun ortasına gizli bir iğne yerleştirmiş, hasta ağzını açmıyor mu, dişçi ayağıyla düğmeye basıyor, iğne adamın kalçasına saplanıyor, hasta "Ahhhhh!" diye ağzını açınca, dişçi de kerpeteni sokup çürük dişi çekiyor.
Yine böyle bir diş çekiminden sonra, doktor hastasına "Bak!" demiş "Boşuna bu kadar korkuyorsun, acıdı mı?" Hasta hayret içinde: "Evet ama doktor, bu dişin kökü ne kadar derindeymiş, acısını kalçamda duydum!" Latif Tekil'e göre bunun kıssadan hissesi şu: "28 şubat'ın kökü, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde çıktı!"
* * * GENÇ kız ormanda, tek başına dolaşırken bir insan azmanının saldırısına uğramış, kız kaçmış, herif kovalamış, tam nefesi tükenip yere yığılırken karşısına çıkan bir kiliseye sığınmış...
Kız, papaza yalvarmış: "Aman peder, beni koru, şu herif beni becerecek!" Papaz, hemen kilisenin kapısını kilitlemiş ve kemerini çözerken Bizde usul böyledir!" demiş: İgor kovalar, ben tamamlarım!" Kıssadan hisse...
IMF'ye "İgor" deyin, papaza da "Derviş"... Genç kızın, halk olduğundan da şüpheniz var mı?
* * *
KISSADAN hisse, sadece fıkralardan çıkarılmaz ya, gerçek olaylardan da çıkar.
Üç yıl önce SSK Tepecik Hastanesi'nde bir hastanın saldırısına uğrayan Dr. Aytekin Koçyiğit, kör olmaktan güçlükle kurtuldu. Ancak gözlükle görebiliyor. Açtığı dava af kapsamına girdi, saldırgan ceza almadı, sadece 250 bin maddi, 4 milyar manevi tazminata mahkum oldu.
Kıssadan hisse...
Af çıkaranlara sunulur, ya da gözlerine sokulur.
* * *
EDEBİYATÇI Cem Akaş'ın açıklaması: "Ben ilkokuldayken başladım yazılarınızı okumaya; ortaokulda Olaylar ve İnsanlar üzerine ödev yaptım; kendimi sizi okuyarak büyümüş sayarım. Bu nedenle, köşenizde adımın geçmesinden onur duyduğumu size iletmek istedim.
Adalet Ağaoğlu meselesine gelince: açıkçası Adalet Hanım'ı bu kadar kızdırdığım için üzüldüm, ama böyle bir tepkiyi beklemiyordum. Bir yazar, başka bir yazarı beğenmediğini söyler, bu da çok doğal bir şeydir ve cevap hakkı yaratacak bir yanı yoktur bence. Benim aklımın ucundan geçmezdi Adalet Hanım'ın yaptığını yapmak; kendime yediremezdim her şeyden önce. Hem sonra, diyelim ki ben Shakespeare'i de sevmediğimi söyledim; Shakespeare yaşasa, bana cevap vermeye tenezzül eder miydi?
Her neyse; üzerinde çok fazla düşünmeye değecek bir konu da değil bu. Size tekrar teşekkür eder, sağlıklı günler dilerim." Kıssadan hisse...
Yeni kuşak edebiyatçılar, bazılarının sandığı gibi, "hazımsız" değil.