Beşiktaş kaptanı Mehmet Özdilek'in jübilesi muhteşemdi. ANAP kongresi nedeniyle Ankara'ya gelince göz yaşartıcı veda töreninde bulunamadık. Siyasetçilerde "jübile geleneği" olmadığını bildiğimiz için sandıktan çıkacak sonuçlarla zaman kaybetmek yerine İnönü'deki şöleni Kanal D'den izledik.
Hasan Cemal, Ayhan Aydemir, Ankara Spor Müdürümüz Cemal Ersen Q Bar'ın dev ekranlı bahçesinde Beşiktaş - Milan maçının keyfini çıkardık.
Gece anlamlı mesajlar yüklüydü.
Önce Beşiktaş... Dostluk maçı da olsa Milan'ı yenmek sezona umutla başlama açısından önemlidir. Spor yazarlarının eleştirileri çerçevesinde bu yıla iyimser bakmak istiyoruz. Böyle giderse şampiyonluk görmeyen yeni bir kuşak yetişecek!
Şifo Mehmet, jübilesinin 2 trilyonu bulan gelirlerini bir sözleşmeyle Eğitim Gönüllüleri Vakfı'na bağışladı. Bir futbolcunun "emeklilik ikramiyesi"ni yoksul çocukların eğitimine bağışlaması, Türkiye'nin geleceğine yatırması erdemli bir davranış.
Ekonomik kriz nedeniyle Dünya Bankası'ndan gelecek birkaç yüz milyon dolarlık yardımı geri çeviremeyen ülke yöneticilerinin kaptan Mehmet'ten alacağı dersler olmalı. İstenirse bu ülke kendi kaynaklarıyla her alanda dayanışma yapabilir. "Mehmet Özdilek fonu"yla TEGV'nin "1 milyon çocuk" kampanyasına büyük katkı sağlanıyor. On binlerce çocuğa ömür boyu burs olanağı tanınacak.
Kuşkusuz projede Mehmet Özdilek ve İtalya'daki futbol elçimiz Milan Teknik Direktörü Fatih Terim başta olmak üzere birbirine dost çevrelerin emeği ve karşılıksız yardımlaşma duygusunun payı büyük. Vakıf Başkanı İbrahim Betil Hammam'daki gala gecesinde "Bu organizasyonun bir fikir babası var, kendisine söz vermeme rağmen ismini açıklıyorum, fikir Hasan Arat'ındır" diye açıklamada bulunmuş. Önemli olan kişiler değil, Kaptan Mehmet'in tok gözlülüğüdür. Rol aldığı reklamı torunlarına anlatırken "tamamen duygusal" diye parmağıyla para işareti yapan Cem Yılmaz'ın canlandırdığı televizyondaki dedenin aksine Mehmet Özdilek şunu söylemektedir: "Paranın önemi yok. Giderken her insandan bir damla gözyaşı almak bana yeter." Sevgiyle uğurluyoruz, seni küçük dev adam. "Neşter atacağız" diye seni zamanından önce yolcu etmeye çalışanlara etik dersi verdin.
Veda gecende İnönü'nün orta yuvarlığında sevgiyle sarıldığın minik Şifo'lar, eğitim elçisi olarak seni ömür boyu selamlayacak.
Güle güle Kaptan.
Unutma, bu yolculuk hiç bitmeyecek.