Prof. Bakır Çağlar, yarın Ankara’ya gelmesi beklenen İsrail Başbakanı Şaron hakkında tartışma başlattı: 1982’deki Sabra-Şatila katliamlarının sorumlusu Şaron Türkiye’de de suçlanabilir!
UTKU ÇAKIRÖZER Ankara
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Bakır Çağlar, Belçika’da hakkında "savaş suçlusu" olduğu savıyla dava açılan İsrail Başbakanı Ariel Şaron’un Ankara’ya gelmesine iki gün kala yeni bir tartışma başlattı. Profesör Çağlar, Şaron’un Türk savcılar tarafından da suçlanabileceğini söyledi.
1982 yılında İsrail Savunma Bakanı olduğu dönemde Lübnan’daki Sabra ve Şatila Filistin mülteci kamplarında bin kadar Filistinlinin İsrail destekli Hıristiyan milisler tarafından katliama uğratılmasından sorumlu tutulan ve hakkında Belçika mahkemelerinde savaş suçlusu olarak yargılanması için dava açılan Şaron’un Ankara ziyareti tartışma yarattı.
Savaş suçluları konusunda sınır aşan yeni bir hukukun geliştiğini vurgulayan Prof. Çağlar, insanlığa karşı işlenen suçların takibinde gözlenen üç uygulamayı şöyle sıraladı:
Eski Yugoslaya’daki savaş suçlularını yargılayan Lahey Mahkemesi ve son olarak Roma Sözleşmesi ile kurulan Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin savcıları devreye girerek dava açar. Başvuruya gerek yoktur.
Belçika gibi mahkemeleri ulus aşan ceza hukuku uygulaması yetkisine sahip ülkelerde savaş suçluların sonsuza kadar yargılanması imkanı vardır. Örneğin Belçika Mahkemesi Ruanda dörtlüsünü soykırım suçundan yargıladı ve mahkum etti. Suç Ruanda’da işlendi, yargılananlar Ruandalıydı ama yargılama Belçika’da yapıldı. Şaron için Filistinlilerin Belçika’da açtığı dava da buna benziyor.
Pinochet örneği
İç mevzuatta kural olması bile uluslararası sınır aşan hukuk açısından dünyanın her yerinde savcılar savaş suçluları hakkında fezleke düzenleyebilir. Bir Türk savcısı da Şaron’u suçlayabilir. Bu türün en bilinen örneği de İspanyol yargıç Garzon’un Şili diktatörü Augusto Pinochet’nin Londra’da tutuklanması için yaptığı girişimdir. Fransız yargıçlar Latin Amerikadaki işkencelerin sorumlusu Arjantili subayları da bu şekilde yargıladılar.
Uluslararası hukukun yeni aktörlerinin "bağımsız düşünüp hiçbir güçten çekinmeyen savcılar ve yargıçlar" olduğunu vurgulayan Çağlar, Türk adalet mekanizmasının Şaron hakkında devreye girip giremeyeceği konusunda şunları söyledi:
"Suç insanlığa karşı işlenince, hepimizin insan olduğu gerçeğinden yola çıkılarak evrensel adalet hakkı oluşur. Bu nedenle Türk savcıları da isterlerse Şaron hakkında dava açabilir. Bizim savcılarımızdan, böyle fantastik bir çıkış beklenir mi? Hiç belli olmaz. Kimse hayatında Şili’yi görmeyen Garzon’un diktatör Pinochet’yi tutuklatacağını tahmin etmiyordu. 12 Eylül darbesinden 20 yıl sonra bir savcı çıkıp Evren hakkında suç duyurusunda bulunmadı mı?"
Kapıyı önce Belçika araladı
Ariel Şaron, Sabra ve Şatila katliamlarından hemen sonra İsrail’de oluşturulan bağımsız bir komisyon tarafından "katliamların dolaylı sorumlusu" ilan edildi. Katliamdan kurtulan Filistinlilerle ölenlerin yakınları 19 yıl aradan sonra Haziran ayında Belçika mahkemelerinde Şaron’un savaş suçlusu olarak yargılanması için dava açtı. Başvurunun Belçikalı yargıç tarafından kabul edilmesi büyük yankı yaratırken, geçtiğimiz günlerde Fransa’ya giden Şaron’un Fransız savcılarının da dava açabileceği endişesiyle gezisini kısa kestiği ileri sürüldü.
İsrail’in hedef listesi
DIŞ HABERLER SERVİSİ
İsrail Savunma Bakanlığı, Filistin Özerk Yönetimi’ne örtülü bir uyarıda bulunarak, ilk defa "İsrail’in tutuklamak istediği başlıca teröristler" olarak tanımladığı 7 Filistinli’nin adlarını içeren bir liste yayınladı. Listenin, Batı Şeria’nın Tulkarim kentinde intihar saldırısına hazırlanan bir Filistinli’nin İsrail helikopterlerinin açtığı ateş sonucu öldürülmesinin hemen ardından yayınlanması dikkat çekti. İsrail, Filistin yönetiminden listedeki isimlerin tutuklanmasını isterken, Filistin yönetimi buna karşı çıktı.
En çok arananlar listesinde İslami Cihad’dan 3, Hamas’dan 1, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’nden 1 ve El Fetih’den 2 kişinin adları yer alıyor. Savunma Bakanlığı, bu kişilerin İsraillilere karşı saldırı planladığını belirtti. 40 kadar Filistinli, İsrail hedeflerine saldırı düzenledikleri gerekçesiyle bu ülke tarafından düzenlenen suikastlarla öldürüldü.