
|


YILMAZ BUNU HEP YAPIYOR
Yıllardır yaptığı çıkışlarla Türkiye gündeminde tartışılan ANAP Lideri, "ulusal güvenlik" değerlendirmesiyle "Yılmaz klasiği"ni yeniden akla getirdi
İhsan YILMAZ İSTANBUL
ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, ulusal güvenlik sendromunun ülke için atılan ileri adımlara engel olduğunu bilen herkesin "görmedim, duymadım, söylemedim" tavrını sembolize eden "üç maymun"u oynadığını öne sürmesine karşın, kendisi de neyi kastettiğini açıklamadı.
"Ulusal güvenlik" gerekçesiyle hangi ileri adımların engellendiğini açmayan ANAP liderinin bu tavrı, daha önceki tartışmalarda takındığı tutum da anımsatılarak "Bir Yılmaz klasiği" yorumlarının yapılmasına neden oldu.
Yılmaz’ın yoğun tartışma yaratan bazı çıkışları şöyle:
Mart 1998: Gürcistan’da gazetecilere, "Türkiye’deki gerilimin ardında ordudaki terfi hesapları var" dedikten sonra neyi kastettiğini söylemedi. Ancak sessiz sinema oynar gibi elini omuzlarına götürüp "orgeneral" yıldızlarını çağrıştırdı ve işaret parmağını kaldırarak "Çevik Bir" mesajı verdi. Hükümete muhtıra verileceği iddia edilen MGK öncesinde, irticayla mücadele görevinin kendi hükümetinde olduğunu belirtti. "Ben bu mücadele için kimseyi görevlendirmedim. Asker kendi işiyle uğraşmalı. Muhtıra yemiş başbakan durumuna düşmem" dedi.
21 Haziran 2000: Devlet AB’ye isteksiz. Kimi kurumlar engelleyici çabalarını saklama gereğini duymuyor. Kopenhag Kriterleri’ni duyunca birilerinin uykuları kaçıyor. Türkiye’de en büyük iç tehdit AB’ye karşı çıkanlardır.
30 Ocak 2001: Darbe uyarısı yaparak, "Türkiye içeride ve dışarıda meydana gelen hadiselerle yeniden bir güvenlik sendromuna sürüklenme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bunun götüreceği yer daha otoriter bir yönetimdir" ifadesini kullandı.
Ocak 2001: Ordudaki kuvvet komutanlıklarını ifade eden renkleri ima ederek "Mavi, yeşil, mor demeden bütün yolsuzlukların üzerine sonuna kadar gidin" dedi.
9 Ocak 2001: "Sanıyor musunuz ki askeri yönetim gelse yolsuzluk olmayacak. Tam aksine esas o zaman yolsuzluk artar. Çünkü o zaman karanlık gelir" dedi. Genelkurmay "Gerçek anlamda karanlığı özleyenler, Genelkurmay’ın yolsuzluk mücadelesini pasifize etmeye çalışanlardır" yanıtını verince ANAP "Saddam gibi diktatörleri kastetti" diyerek geri adım attı.
20 Mart 2001: Toplumda siyasetsiz yönetim özlemlerinin kamçılandığını söyleyip "Siyasete tuzak kuranlar, AB’ye karşı olan vatan hainleridir" dedi.
‘Sendrom’un tercümesi ANAP liderinin "herkesin az çok bildiğini, ancak üç maymunları oynadığını" söylediği "AB yolundaki uyum çalışmalarının önündeki engeller"in ne olduğu konusunda ANAP’ta dile getirilen başlıklar şunlar:
Kürtçe yayın ve eğitim: Türkiye’nin AB tam üyelik yolundaki taahhütlerini içeren "Ulusal Program" hazırlanırken taslak metinde "ana dilde yayın ve eğitim" özgürlüğü de gündeme getirildi. Ancak bu adımı atmanın "ulusal güvenlik" açısından erken ve sakıncalı olacağı, MGK Genel Sekreterliği belgelerine yansıdı.
Savunma harcamalarında şeffaflık: Savunma harcamalarının tamamen şeffaf hale gelmesi ve denetiminin, bazı noktalarda "gizlilik" ve "ulusal güvenlik" gerekçesiyle sağlanamadığı öne sürülüyor.
Asker sayısı ve süresinin azaltılması: Bu konu da, Türkiye’nin ulusal güvenlik ihtiyaçları gerekçe gösterilerek tartışma alanı dışında tutuluyor.
Özelleştirme: Ulusal güvenlik açısından "stratejik" önemde olduğu söylenen bazı KİT’lerin özelleştirilmesine karşı çıkılıyor ya da çalışmalar yavaşlatılıyor.
Anayasa ve demokratikleşme: Anayasa’da çok sayıda düzenleme için "milli güvenlik", "kamu düzeni" ifadesiyle çizilen çerçeve çok geniş yorumlanarak demokratik bazı adımlar engelleniyor.
Ermenistan, Kıbrıs: Türkiye’nin Kıbrıs ve Ermenistan gibi, dış politikada sorun olarak uğraştığı bazı alanlarda daha çözüme yönelik adımları, "ulusal güvenlik" gerekçesiyle atamadığı da iddia ediliyor.
ANAP MGK’ya götürüyor
Yılmaz’ın, ANAP kongresinde "ülkeyi ileri götürecek adımları engelleyen sendrom" haline geldiğini savunarak tartışmaya açtığı ulusal güvenlik kavramını Milli Güvenlik Kurulu’na (MGK) götürmeyi planladığı öğrenildi. "Ulusal güvenliğin kapsam ve sınırının yeniden çizilmesi" gerektiğini belirten Yılmaz’ın, bu adımla siyaset üzerinde baskı kurulmasına ve hükümetlerin icraatının engellenmesine son vermek istediği" belirtildi.
Tartışma için ANAP’ta çalışma grubu oluşturan Yılmaz’ın, Avrupa standartlarında bir Türkiye için zorunlu olarak gösterdiği ulusal güvenlik kavramında yapılacak yeni açılımlarla, "aşırı unsurların" beslenme kanallarını da kesmeyi düşündüğü kaydedildi. ANAP’ta dile getirilen görüşlere göre, Yılmaz, aşırı uçların beslendiği bu kanalların kapanmasının siyasetteki radikal yönelimleri de engelleyeceğini düşünüyor.
SİYASET


YILMAZ BUNU HEP YAPIYOR
Ecevit’ten Yılmaz’a: 'İçi boş kalmasın’
Merve’nin dayısını fena kandırmıslar
Partiyi cumaya yetiştirecek
Pişkinliğin bu kadarı!
‘F tipi insanlık dışıdır’
Hak ihlallerine gizli takip
Sümerbank’ta iki tahliye
Satırbaşı
SAYFA BAŞI

|
|
|