Herkes Laila’nın önünde... Bağıran bağırana... İşini kaybeden, bankasını yitiren, bol paralı koltuğu altından alınan kim varsa, aklınıza kim geliyorsa burada...
Mübarek yer "terapi merkezi" oldu.
New York Times muhabiri sağ olsun! Böylece biz Türler "sosyal patlama" meselesine de çözümü bulduk...
Kriz içinde çözüm üretmede şampiyonuz evelallah!
Ancak biz, Laila’yı tartışmaktan da okuyup, izlemekten de sıkıldık. Yeter diyoruz ve yeter derken piyasaların temel sorunu "güven" meselesine odaklanıyoruz.
Güvensizliğin özünde "siyasetçi" var. Özellikle koalisyon liderlerinden birisinin yaptığı siyasi şov, tüm dengeleri altüst edebiliyor.
Beyler, artık şovu bırakın, siz şov yaparken son günlerin belki de en iyi ihalesini yapan Hazine, beklentilerin tersine yüksek miktarda borçlanırken borsa düşüyor, dolar yükselmeye devam ediyor.
Olacak iş mi bu?
Ama olan şu:
Herkes parasını koruma peşinde. Ve bugünkü şartlar altında dolar almaktan başka çare bulamıyor. Çünkü dalgalanmanın boyunu da, dalgalanmanın yarattığı düşüş ortamını da kimse göremiyor. Bir yandan televoleciler konuşuyor, bir taraftan herkes yorum yapıyor. Kafalar karıştıkça karışıyor.
Şu sıra borsacıların da kafası karıştı.
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası, ulusal pazarda çalışma saatlerini her iki seansta da yarım saat uzattı.
Ancak Sermaye Piyasası Kurulu’nun bu işten haberi yok.
Gerekçe, uzaktan erişim...
Diyeceksiniz ki, İMKB, çalışma sistemini SPK’ya bildirmek zorunda değil ki?
Haklısınız. Ama kurumlararası eşgüdümden bahsediyoruz.
Aynen "Güçlü Türkiye Ekonomisine Geçiş" programı gibi...
400 bin yatırımcısı mağdur edilmiş bekleyen borsada sorunlara çözüm bu yolla geliyor.
Ha, unutmadan ekleyelim:
Bir de siyasette yeni oluşum meselesi var ya:
İşte dolar, bono alıp - satan, hisseye bakanlar bu gelişmeye de çok ilgili.
İstanbul’un eski belediye başkanı Recep Tayyip Erdoğan ne yapacak diye sorup duruyorlar. Erdoğan, pazartesi günü partisini ve programını açıklayacak. Partinin ismi ne olacak sorusuna gelince:
15 ile 20 arasında isim konusunda seçim yapılacak. Ağırlıklı olarak "Yeni Demokrasi Partisi" üzerinde duruyorlar. Bizden söylemesi... Ancak bu partide eski milletvekillerini parti kurucuları arasında gençlerden oluşan yeni bir yapılanma göreceğiz. Yaşı 60’ı geçenler için bu partide şans yok diyenler ise çoğunlukta...
Ancak biz diyoruz ki, yeni partinin lideri olarak Recep Tayyip Erdoğan mal varlığını açıklasın, biz de rahat edelim. Bir de Erdoğan 1997’de yüzde 10 payla ortak olduğu yatırım şirketindeki hisselerini kime sattı, öğrenelim!
Doğrusu bu değil mi?