09 Ağustos 2001 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  
 
 




Ulusal güvenlik sendromu

     GENELKURMAY'IN açıklaması, basında "bu da ulusal gerginlik... Muhtıra gibi" tarzındaki manşetlerle verildi. Çünkü öyle algılanacak nitelikteydi.
     Hükümetin başı ve Genelkurmay'ın "üst"ü olarak Başbakan Ecevit, Mesut Yılmaz'ın "ulusal güvenlik kavramı tartışılsın" önerisini yanlış bulduğunu açıklamıştı.
     Ülkedeki siyasi hadiselerin ve bunların içerideki ve dışarıdaki yansımalarının bir numaralı yetkilisi ve sorumlusu olan Başbakan bu açıklamayı yaptıktan sonra, dış politika, iç politika ve ekonomi konularında sorumluluğu olmayan Genelkurmay, dışarıda ve içeride etkileri olacak böyle bir açıklamayı yapmamalıydı.
     Yapınca da ölçülü, sakin bir dil kullanmalıydı.
     Üstelik açıklamanın kapsamı, askerliğin olağan alanlarının dışında, pek çok konuyu kapsıyordu. "Küreselleşme" dahil!
     * * *
     GÜVENLİK kavramının tartışılması önerisi neden hemen "irtica" ve "bölücülük" çağrışımları yaptırılarak suçlanıyor!
     Oktay Ekşi gibi Kemalist bir başyazar da, Yılmaz'ın "ulusal güvenlik kavramı tartışılsın" önerisini destekledi. Hatta bu 'sendrom'u Celal Bayar'ın "bu kış komünizm gelecek" evhamına benzetti.
     28 Şubatçılara göre de 'o kış' "İran türü halk ayaklanmaları olacak", şeriat gelecekti!
     Düşünmek gerekir: Rejimi, ülke bütünlüğünü ve üniter devlet ilkesini güçlendirecek politikalar, sadece Genelkurmay ve MGK'nın düşündüğü araçlar ve modeller midir?!
     Bu konudaki akademik araştırmalar ve dünyadaki uygulamalar o kadar zengindir ki, zihnimizi mevcut 'konvansiyonel' "ulusal güvenlik" anlayışlarıyla sınırlandırmak, Türkiye'nin çözüm araçlarını, çözüm üretme yeteneğini sınırlandırmak olur!
     Tartışmazsak, yeni araçların, yeni açıların geliştirilmesi mümkün mü?
     * * *
     GENELKURMAY bildirisinde politikacıların "ihtirasları" yüzünden istikrarın sağlanamadığı, yolsuzlukların ve ekonomik sıkıntının bu boyutlara çıktığı belirtiliyor.
     Öyleyse çözüm "ihtirassız" politikacı bulmak mı?! Nasıl?!!
     Türkiye derin ve tehlikeli bir "yönetilemezlik" krizi içindedir. Bu doğru... En az on yılımız bu yüzden heba olmuştur!
     Fakat dört yıllık bir icraat için önünü görüp disiplinli uygulama yapabilecek bir hükümetimiz oldu mu? Koalisyonlarla mümkün mü bu?!
     Ama sebep, "ihtiras" gibi sübjektif bir olgu değil, 1960'tan beri darbelerle siyasi sistemin parçalanmış olmasıdır.
     Almanya'yı 1946'da kurulan partiler yönetiyor; nesillerin değişimiyle devlet adamları yetişiyor, gelenekler oluşuyor... Nerede bizim 1946'daki partiler?!
     Nasıl bir siyasi sistemle çözeriz bu sorunu?
     "İhtiras" gibi sübjektif ve tek bir açıdan bakmak yerine, farklı açılardan bakınca, bakın, nasıl değişik çözüm imkanları gündeme gelebiliyor.
     Aynı şekilde, ulusal güvenlik sendromu ve MGK'nın statüsü de daha yararlı ve demokratik olanını geliştirmek üzere, tartışılmalıdır.
     Acil güncel mesele ise, Çankaya, hükümet ve asker ilişkilerindeki eksikliklerdir. Adeta bir üç başlılık görüntüsü oluşmak üzeredir.
     Onu da yarın yazacağım.
     
     t.akyol@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Ulusal güvenlik sendromu

Melih AŞIK
Özgüven...

Fikret BİLA
Yılmaz: "Hedefim partilerdi"

Hasan CEMAL
Genelkurmay parti gibi hareket ederse...

Yılmaz ÇETİNER
Kesmece karpuzun macerası!..

Can DÜNDAR
Cevap veriyoruz: "Saddam'ın yolu!"

Sami KOHEN
Görüşler farklı ama...

Meliha OKUR
Hangi Fenerbahçeli

Tuncay Özkan
1 milyar dolar kaç ihale eder, ya da mızrak çuvala sığar mı?

Hasan PULUR
Koy gitsin rahvan!

Derya SAZAK
Ulusal güvenlik krizi

Meral TAMER
Muhatap Cumhurbaşkanı değil, kulunuz!

Tamer HEPER
Sözleşmenin feshi şarta bağlı

Güngör URAS
Merkez Bankası ’bostan korkuluğu’ mu?

Serpil YILMAZ
HSBC’nin 7 Aralık’ta işi neydi?

M. Ali Birand
Bir açıklama üzerine...

© 2001 Milliyet