Genelkurmay'la ANAP lideri arasındaki "ulusal güvenlik sendromu" tartışması Bakanlar Kurulu'nun dünkü toplantısında "gündem dışı" olarak bile ele alınmadı.
Kabine üyeleri gerilimi düşürmek üzere olsa gerek, "aganigi" sorununu görüşmüşler. Yani, stok fazlası fındık ve kuru üzümün ne yapılacağı konusunda fikir üretmişler.
Hükümet sözcüsü Yılmaz Karakoyunlu toplantı bitiminde medyanın merakla beklediği "gündem"le ilgili bilgi verirken fındık meselesini açtı ve "yatılı mektep" tecrübelerinden bahisle okul sıralarında bolca tükettiği fındığın faydasını hayat boyu gördüğünü anlattı.
Demek ki "aganigi" rejim krizine de iyi geliyormuş!
Fındık konu olunca, mesela Genelkurmay'ın ekonominin iflas noktasına getirildiğine ilişkin eleştirisi üzerinde durulmamış. Sadece Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, "kışla" örneğini, aganigi dağıtımında okullar dışında düşünülmesi gereken ikinci adres olarak vermiş.
Sezar'ın hakkı Sezar'a...
Ecevit'in bakanları kriz zamanı tansiyon düşürmeyi iyi biliyorlar. 21 Şubat'taki MGK toplantısında havada uçuşan Anayasa kitapçıkları, ertesi gün çöken piyasaların ateşi bile Hükümetin "kimyasını" bozmamış. Bakanlar Kurulu, Enis Öksüz'ün gündeme getirdiği "hızlı tren" geyiğiyle vaziyeti kurtarmıştı.
Kabine "aganigi"li gündemle oyalanırken başkentteki ANAP - TSK gerilimi Manisa'daki bir törene "protokol krizi" şeklinde yansıyordu.
Ulusal güvenlik krizini hükümet gündemine getirmeyi zamansız bulan koalisyon liderleri, herhalde aralarında konuşarak tansiyonu düşürme yoluna giderler.
Sorun nasıl olsa MGK'nın 21 Ağustos toplantısında gündeme gelecek ve tartışılacak. Orduyla polemiği uzatmanın faydası yok. Silahlı Kuvvetler'in bir parti olmadığı görüşü, askerleri siyasetten uzak tutma ve yanıt alarmı halinden çıkarmayı de içermelidir.
Bu görev de Başbakan'a düşüyor!
Elbette bu tartışmalar Türkiye'yi demokrasi ve AB rotasından çıkarmaz. Kulislerde Mesut Yılmaz'ın çıkışıyla ilgili bir dizi senaryo konuşuluyor. ANAP liderinin seçime Kemal Derviş'le giderek, Çankaya'ya çıkmaya çalışacağı öne sürülüyor. Demirel'den sonra "Köşk planı" suya düşen Yılmaz'ın Kıvrıkoğlu Paşa ve askerler tarafından yolunun kesildiği kanısıyla ANAP kongresinde atağa geçtiği konuşuluyor.
Ağustos gündeminde bir başka gelişme de Egebank, Etibank, Halk Bankası nedeniyle Hüsamettin Özkan ve Recep Önal hakkında DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel tarafından "düğmeye basılmış olması"dır. "Fezleke sendromu" tartışması kapıda.
Kabine böyle bir ortamda fındık stokunu görüşmesinde ne yapsın? Aganigi naganigi...
İyi gelir.