
|


Timsah saldırısına uğrarsanız...
Diyelim bir şeyler canınıza tak etti, bu dünyadan çekip gitmek istediniz. Boğaz Köprüsü’nden kendinizi suya bıraktınız. Ama yarı yolda ansızın bir pişmanlık kapladı içinizi. "Keşke filancanın canına bir güzel okusaydım da ondan sonra kendimin icabına baksaydım" diye düşündünüz. Ya da canınız acılı bir Adana’yla şalgam suyu çekti. Ne yapacaksınız? Elden ne gelir artık! Olan olmuş bir kere.
Hiç öyle düşünmeyin. Umutsuzluğa kapılmayın. Güneş Tokcan’ın Joshua Piven ile David Borgenicht’ten çevirdiği "Berbat Durum Senaryoları"nı (Dharma Yayınları) okuduysanız, kurtuluş var. "Köprü ya da Uçurumdan Nehre Nasıl Atlanır" bölümünü ezber ettiyseniz, nehri boğaz sularına uyarlar, yakayı sıyırabilirsiniz.
Bu yaştan sonra artık bir timsahla karşılaşabileceğimi sanmam. Belki bir hayvanat bahçesinde, demirlerin arkasında bir-iki timsah görürüm. Görüp göreceğim de o olur. Ama Florida’ya gidip de Miami kıyılarında keyif çatmak yerine timsah keşfine çıkma hevesine kapılanlar varsa, uçağa binerken bu kitabı yanlarına almalılar.
Yine de, iki uzmanın deneyimlerine dayanarak, "Timsahla Nasıl Mücadele Edilir"i özetleyeyim.
Eğer topraktaysanız, timsahın sırtına çıkmaya ve boynuna bastırmaya çalışacaksınız. Sakinleşmesi için timsahın gözlerini örteceksiniz. (Bunun için elbette önce sizin sakinleşmeniz gerekir.) Timsah size saldırmışsa, siz de "Ya Allah!" deyip onun gözlerine, burnuna saldıracaksınız. Timsah sizi çenelerinin arasında tutuyorsa, onun sizi sallamasını ya da döndürmesini engellemelisiniz. (Yazık ki, nasıl engelleyeceğiniz anlatılmıyor. Benim önerim: Bir kasetçalarla bir Müslüm Gürses kaseti bulundurun yanınızda. Hemen düğmeye basın. Timsah gevşer, sallanmayı bırakır. Ya da tam tersi olur, sizi unutup kendi kendini paralamaya başlar.)
***
Çocukluğum posta trenlerinde geçti. İçimi sıkıntıların bastığı, gözlerimin bir tek bitki parçası aradığı uçsuz bucaksız bozkırlarda bile trenin tepesine çıkmayı hiç düşünmedim. Ama siz böyle bir şeye merak duyuyorsanız, önce "Berbat Durum Senaryoları"ndaki "Trenin Tepesinde Hareket Etmek ve İçeri Girmek" bölümünü okumalısınız.
Dağ aslanıyla karşılaşırsanız, Errol Flynn’e özenir de kılıçla dövüşürseniz, bir binadan çöp arabasına atlamak zorunda kalırsanız, üzerinize çığ düşerse ya da çölde yolunuzu yitirirseniz... Hele Mel Gibson’culuk oynamaya kalkar da, hareket eden bir motosikletten bir otomobile geçmeye kalkışırsanız... Hepsinin kolayı var. Kitabı açıp çalışacaksınız. "Çalışmayla olmaz, uygulama da gerekli" diyorsanız, orası sizin bileceğiniz iş.
***
"Berbat Durum Senaryoları"nı eğlenceli bir kitap olarak okudum. (Bir dizgi yanlışına hemen dikkat çekeyim: 176. sayfada sesin "saatte" 330 metre hızla hareket ettiği yazılı. Teknik konulara aklım ermez, ama acaba "saniyede" mi olacak?) İçinde benim gibi sıradan Türk yurttaşlarının da yararlanabileceği bilgiler var gerçi, ama bunlar çok azınlıkta kalıyor. Bu yüzden, "Berbat Durum Senaryoları"nı "serüvensever" okurlarımın yanı sıra ancak "mizahsever" okurlarıma salık verebileceğim.
BİR DAKİKA ARA "Ne şairler okuttu..."
Geçen hafta bu köşede mezar taşlarından şiir örnekleri vermiştim. Bugün de, bazıları edebiyatla ilgili, yabancı başka kısa şiirler aktarayım.
***
Yazar
(Hildebrand Jacob)
Titus ne şiir okur, ne hikaye, ne roman
Ne yapsın zavallıcık, vakti yok ki yazmaktan.
Yaşayan bir yazara
(Şairi bilinmiyor)
Romanını okudum, fikrimi soruyorsun
İlk yarısı çok güzel, gece gündüz aklımda
Ama istersen eğer düzeltirsen romanı
Cesur ol biraz ve çal öteki yarıyı da.
Antolojici
(e.e. cummings)
bay y antolojici
anılacak ilerde
ne şairler okuttu
hariç değil bay y de
Sonnet
(R. H. Loines)
Neden beğenmiyorsun
"Sonnetödir bunun adı
Dua et on dört mısra
Ya yüz mısra olsaydı?
Kralın köpeğinin tasmasına yazılmıştır
(Alexander Pope)
Oturduğumuz yer Kew, Kralın köpeğiyim
Söyler misiniz bana,
sizin sahibiniz kim?
PAZAR


Seyyar alışveriş merkezi
KİM NE OKUYOR?..
Plaza’daki Akdeniz
’Sınırlarım çok dar’
"Tuvalet giyip göbek atamam"
Kıyafetler açık artırmada
Festivaller peş peşe
Tasarımın milli takımı
Şarap bağlarına günlük turlar
Bodrum’da rakı-balık
Yaşamayı unutmamak
Şarabın köpüklüsü
Klasikler yarışıyor
Savaş döngüsü yaklaşıyor...
Sanat REHBERİ
"Sistem bizi terbiye ediyor"
DVD / Selim BOY
C’est Byzance!
Bahçeni söyle kim olduğunu söyleyeyim
smanoğulları
İdeal erkek!
Timsah saldırısına uğrarsanız...
Gazozlu kadın sohbeti
SAYFA BAŞI

|
|

|