14 Ağustos 2001 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  
 
 




Zor tercih...

     Bu çığlığa kulak verin! Çığlığı atan sade bir vatandaş değil, 2000 kişiye iş yaratan bir sanayici. 19 Şubat’tan bu yana adım adım yok oluşunu bakın nasıl anlatıyor:
     "18 Şubat’ta bir kuruş borcum yoktu. 20 Şubat’ta tam 5 milyon dolar borçla uyandım. Bugün borcum katlanarak büyüyor."
     Yapılan itirafa şaşırmıyoruz!
     Sadece borcun ne kadara çıktığını merak ediyoruz. Dalgalı kurun inceliğini bilmek hakkımız diye düşünüyoruz. Ama bu noktada derdini anlatan sanayici rakam vermiyor, biz de zorlamıyoruz. İsmini açıklamak istemeyen sanayici dolmuş, dertli mi dertli. Anlatmaya devam ediyor:
     "Üretim yapan pek çok arkadaşım rantiye oldu. Günde en az 20 milyar lira kazanıyorlar. Her akşam yok Laila, yok Chinawhite geziyorlar. Onlar gecede 2 milyar harcasalar ne olur sanki? Ben de bunu yapabilirdim, yapamadım. Çünkü evlerine ekmek götürmek için çırpınan çalışanlarım gözümün içine bakıyor. O bakış benim için çok şey ifade ediyor.
     Hayata bakışla ilgili bir değerlendirme bu... Sonunda ben de yaşamak zorundayım. Küçülüyorum. Fabrikamdaki 800 işçiyi şu an 450 kişiye indirdim, eğer bu sayıyı 300’e indiremezesem ortada ne fabrika kalacak ne de çalışacak işçi..."
     Bu sözler bir sanayiciyi bağlar. Ama 9 bin üyeli İstanbul Sanayi Odası’nın 980 şirketle yaptığı "Ekonomik Durum Tespiti" anketenin sonuçlarına ne demeli?
     
Küçülme tehlikesi!
     İstanbul Sanayi Odası Başkanı Hüsamettin Kavi, yılın ilk altı ayında üretiminde yüzde 62.5 oranında daralma yaşayan şirketlerin suni teneffüsle yaşadığını anlatmıyor mu?
     İMKB’ye gelen şirket bilançoları özellikle küçük işletmelerde kar gösterebilmenin yolunun işten çıkarmalar olduğunu göstermiyor mu?
     İç pazar bitmiş, ihracatçı özel bir çabayla işi götürüyor, üretim düşmüş, işten çıkarmalar çığ gibi...
     Bu gelişmelere karşı kimse kayıtsız kalamaz.
     Hüsamettin Kavi’nin bir yıl içinde kayıtlı ekonomide yer alan işletmelerden çıkan 400 bine yakın işsiz verisi yeterince düşündürücü değil mi?
     
Sihirli anahtar?
     Yine İSO Başkanı Hüsamettin Kavi’nin uyarısı, "Eğer önlem alınmazsa bu yıl 1999 yılındakinden daha büyük ‘küçülme’ tehlikesi var" açıklaması...
     O halde çözüm ne? Sanayiciler diyor ki:
     Reel sektörün hem yurtiçinde hem yurtdışında rekabet edebilmesi birinci koşul. Ve işin özü finansman meselesine gelip dayanıyor. Bugün yüzde 20 - 25 reel faizle kim ne yapacak, nasıl borçlanacak? Bunun çözüme kavuşması şart. Bu nokta hepimizi klasik döviz, faiz, borsa söyleminde bizi kilitlemiyor mu?
     İşte istihdam sorunu. 100 doları bile bulmayan asgari ücretli ne yapsın? Sanayici bu noktada sorunu SSK primleri, muhtasar, ikramiye, yemek, servis gibi yüklerin azaltılmasında görüyor. Enerjide vergi yükü, bürokraside tıkanıklık işleri tıkayan başka önemli göstergeler.
     Kısacası yapılacak iş kararlı tavır sergilemeye bağlı...
     Ama korkarız ki duyarsızlık, var olan üretim potansiyelini de elimizden almaya başlıyor.
     
     melihao@cnnturk.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
İran ve Azeriler

Fikret BİLA
Çiller'den Yılmaz'a çağrı

Can DÜNDAR
Tanrı'nın göktaşları

Hurşit GÜNEŞ
Stiglitz’le kahvaltı ve toplumsal sorumluluk

Sami KOHEN
Hazar huzursuz

Meliha OKUR
Zor tercih...

Tuncay Özkan
Yolsuzlukla Türk usulü mücadele

Derya SAZAK
Solda ne değişti?

Meral TAMER
Hortum ve hayali teknolojisinde bizden iyisi yok!

Tamer HEPER
Müeyyide şart

Güngör URAS
Deutsche Bank ‘mide bulandırıyor’

Serpil YILMAZ
Erdoğan neyin merkezinde?

© 2001 Milliyet