14 Ağustos 2001 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  
 
 




Erdoğan neyin merkezinde?

     Bugüne gelene kadar Recep Tayyip Erdoğan MSP hareketinden taşıdıklarının dışında, kimlere ulaştı?
     TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Sabancı Holding Başkanı Sakıp Sabancı, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, Tekfen’in ortaklarından Feyyaz Berker, Koç Topluluğu yöneticilerinden Mustafa Koç gibi Türkiye’nin kaymak tabakasına...
     Bu kanatta köprü görevini iki isim üstlenmişti. Biri TÜSİAD’lı Cüneyt Zapsu, diğeri Turgut Özal’ın avukatı Münci İnci.
     Müslümanlığı yaşayan bir ailede yetiyen ve Alman eğitimi alan Zapsu, Erdoğan ile bağını hiç koparmadı.
     
     Ev sahibi koptu
     Erdoğan ile işadamlarını ve liberal siyasetçileri evinde buluşturan Münci İnci ise ne listede, ne de ekibin içinde. Hatta partileşme sürecinde, eşiyle hemşerilik ilişkisi de olan Erdoğan’a "Ben bu tabloda yer almam" diyecek kadar da uzak düştü.
     
     Buyurun! Nereye?
     Erdoğan, kendine siyasette "değişti" dedirtecek kesimle bağını istemeden de olsa koparmış durumda.
     İstemeden diyorum çünkü, teklif giden isimlerden Fenerbahçe Kulübü eski yöneticilerinden ve tekstilci Abdullah Kiğılı, Bisse gömleklerinin sahibi İbrahim Kefeli, ekonomist Mahfi Eğilmez, sanatçı Orhan Gencebay gibi merkezdeki isimlerden "ret" yanıtı aldı.
     Bu isimler içinde siyaset dünyasına en yakın olanı, Kiğılı. 1984 - 1990 döneminde İstanbul ANAP İl Başkan Yardımcılığı yapmıştı.
     Faziletliler partinin programını, çatısını kurmuş, kendilerine "vitrin" olacak isimlere de "Gel" diyorlar.
     Bu koşullarda kimse gitmez! Gitmiyor da.
     Giden kim?
     Sabancı’nın bir gezi takımı vardır. Onun içinde hemşerisi Mehmet Gazioğlu da çoğu kez olur; O!.. Gazioğlu ülke yönetimiyle ilgili ilginç fikirlerini bir televizyon kanalında yayın saati kiralayarak anlatmayı da denemişti.
     Bunlar; davetlere takı ve takım gösterisi yapmak için koşan eşiyle çekilmiş sosyete sayfalarındaki resimleri, ekonomi sayfalarından çok olan bir işadamını ancak getirebildiler.
     Yenilenme bu olsa gerek!
     Türbanlı eşlerinin yanında, "sosyetik bir bayan da" olabiliyor gibisinden...
     
Mürefte’de üç nesil bağ bozumu
     Ağustosun ikinci haftasından eylül sonuna kadar Doluca, Mürefte’deki bağ bozumuna turlar düzenliyor. Swissotel ile anlaşan Doluca, kişi başına 40 milyon liraya tam günlük paket bir program uyguluyor.
     Bu gezilerde; suyla üretimin hiçbir sürecinde teması olmayan üzümlerin boşaltılıp ayıklanmasına, süzülmesinden dinlendirilmesine kadar şarabın serüveni anlatılıyor.
     Benim ilgimi çeken Doluca’nın öyküsü oldu.
     Almanya’da şarap eğitimi aldıktan sonra, 1926’da şarap üretimine başlayan Nihat Kutman’ın ardından oğlu Ahmet Kutman da aynı yolu izliyor. Ahmet Kutman Kaliforniya Üniversitesi’nde Gıda Teknolojisi okuyor, Mürefte’ye gelip babasının işine devam ediyor. Okul arkadaşı rahmetli Güven Nil ile Sarafin bağlarını kurup, Sarafin markasını çıkartıyor. Ahmet Kutman’ın oğlu Ali Kutman halen ABD’de şarapçılık ve bağcılık eğitimi alıyor. Üç kuşaktır hem okuyup, hem üreten bir şarap ailesi. Ailenin tek gıda alanında eğitim görmeden, yönetime gelen üyesi Sibel Kutman. Yılda 30 milyon dolar ciro yapıyor, Doluca. Şimdi düşünün bakalım, Türkiye’de 1926’da kurulup, bugüne gelen hangi şirket ne yol aldı? Aklıma 75. yılını kutlayan Koç Holding geliyor. Biri milyar dolarlara ulaşan cirosuyla dünya şirketi, diğeri ürettiği şaraplarla dünyada altın madalya aldığı zaman sevinen yalnızca bir ürünün takipcisi! Doluca’da damıtılmış bir kültürün tadı var. Kimisi buruk, kimisi tatlı. Şarap gibi...
     
     syilmaz@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
İran ve Azeriler

Fikret BİLA
Çiller'den Yılmaz'a çağrı

Can DÜNDAR
Tanrı'nın göktaşları

Hurşit GÜNEŞ
Stiglitz’le kahvaltı ve toplumsal sorumluluk

Sami KOHEN
Hazar huzursuz

Meliha OKUR
Zor tercih...

Tuncay Özkan
Yolsuzlukla Türk usulü mücadele

Derya SAZAK
Solda ne değişti?

Meral TAMER
Hortum ve hayali teknolojisinde bizden iyisi yok!

Tamer HEPER
Müeyyide şart

Güngör URAS
Deutsche Bank ‘mide bulandırıyor’

Serpil YILMAZ
Erdoğan neyin merkezinde?

© 2001 Milliyet