Sevgi Gönül pazar günü Hürriyet'teki yazısında, New York'ta "Prodüktörler" adlı müzikali izledikten sonra "memleketini düşündüğünü" belirtiyor ve vardığı kararı şöyle açıklıyor: "Bütün işadamlarına, iş dünyasına, düzgün vergi ödeyen herkese sesleniyorum:
Artık pısırıklığı bırakıp sesimizi çıkaralım. Ödediğimiz vergilerin hesabını sormanın zamanı gelmiştir ve hatta geçiyor.
Daha güzel bir fikrim var. Bence seçimlerde, sadece vergi ödeyen kişilere oy kullanma hakkı verilmelidir." Anlaşılan, son yıllarda yaşanan rezillikler ve bunlarla baş edilememesi "sosyal patlama"dan önce Sevgi Hanım'ı patlayacak noktaya getirmiş.
Sondan başlayalım.
Vergi ödemeyene oy kullandırmama düşüncesi, birazcık bürokratlar hükümeti kurulması önerisini andırıyor. Her ikisinin de bugün uygulanma şansı yok. Çünkü, demokrasiyi tüm kurum ve kurallarıyla uygulamayanlar, ancak böyle durumlarda demokrasi havarisi kesilmeyi çok iyi beceriyorlar ve demokrasi dışı düşüncelere çok şükür ki geçit vermiyorlar.
Hem efendim, vergisini ödemeyen adamın umurunda mıdır oy kullanıp kullanmamak? Ona oy kullandırmasanız, bir de üstelik göbek atar; ödemediği vergilerin parasıyla süper lüks gece kulüplerinde, eğlence sitelerinde şıngırdar.
Muhterem Sevgi Hanım, çok güzel söylüyorsunuz, ödediğimiz vergilerin hesabını soralım. Ama nerede ve nasıl sorulacak bu hesap? Elbet, yargıda ve hukuk yoluyla...
Vergilerimizin hortumlandığı yerlerden biri olan Halk Bankası'ndaki yolsuzlukların hesabını sormaya kalkan bu Cumhuriyet'in bir savcısının, Nuh Mete Yüksel'in başına geleni bilmiyor musunuz? Adalet Bakanı, o savcı hakkında soruşturma açtırıyor.
Siz ne diyorsunuz Sevgi Hanım, ödediğimiz vergilerin hesabı bir yana, vergi ödemeyenlerden de hesap soralım. Ekonomiyi iflas noktasına getirenlerden de hesap soralım. Ekonomiyi bu hale getirenler hakkında en ufak bir işlem yapmayanlardan da hesap soralım. Soygun düzenini adeta normal bir davranış haline getirenlerden de hesap soralım.
Ama soramazsınız. Çünkü sormaya kalkan savcılardan Adalet Bakanı hesap soruyor.
Soramazsınız. Dağ başında can güvenliğinden yoksun olduğu için, silahla kapısına dayanan teröriste ekmek veren köylüden yataklık yapıyor diye hesap sorarsınız, ama vergi kaçakçılarına, hortumculara yataklık eden, milyarların aktığı gece kulüplerinin sahiplerine laf dahi söyleyemezsiniz.
Bir şiir
Geçtiğimiz pazar Can Yücel'in ölümünün (doğ. 1926) ikinci yıldönümüydü. Şiirimizi eksikli bırakıp giden ustayı "Gitmez Ayak" şiirinden dizelerle anıyoruz: "Ben bi kadın, kaçarsam, sen n'apan? / Zor bulun başka kadın!.. / Benden güzel yar bulaman, / Çorbanı piş'recek, / Söküklerini dikecek!.. / Kim serecek döşeğini / Kim uv'cak kulunçlar'ını?.. / Bulut melek, melek bulut... / Ben uçarsam, sen n'apan?.."