17 Ağustos 2001 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




Arap’a ne eğlence ne yemek var
Laila sofrasına çarşafla sızamadık!

Karaçarşaflı eşleriyle Laila’da eğlenmek isteyen Arap turist, "Akşam yemeğine gelseydiniz girerdiniz" sözüyle kapıdan çevrilmişti. Kılık değiştirip bu sözü test ettik; "yalanmış" dedik

     MUSTAFA BAKACAK - SİBEL KAHRAMAN ŞEN - AYŞEGÜL SÖNMEZ

     Karaçarşaflı üç eşiyle geçen hafta geç saatlerde eğlenmeye giden Arap turisti içeri almayan Laila yetkilileri, "Akşam yemek için gelen Arap müşterileri alıyoruz" demişlerdi... Ancak bu sözleri doğru çıkmadı.
     Laila’nın, yemek için gelen karaçarşaflı Arap turistlere nasıl davrandığını bizzat görmek istedik... Sibel Kahraman Şen, Ayşegül Sönmez ve Mustafa Bakacak’tan oluşan ‘Laila kontrol ekibi’ önceki akşam harekete geçti.
     
     Önce çarşafa büründük...
     Arap turist görünümüne bürünebilmek için önce tanesi 25 milyon liradan 2 kara çarşaf satın aldık. Sibel ve Ayşegül’ün bunları giymesiyle iki eşli bir Arap olarak Laila’ya gitmek üzere hazırdık. Turizmci arkadaşımız Mehmet Bey ricamızı kırmayarak, "Arabistan’dan gelen misafirleri için(!)" bir gün önceden akşam yemeği için Laila’da rezervasyonu yaptırdı.
     
     İlk prova başarılıydı
     Laila’dan önce ciddi bir prova yapmak için bir restorana gitmeye karar verdik. Rumelihisarı’ndaki Karaca Restaurant’ın önünde durduk. Büyük ilgi gördüğümüz restoranın deniz manzaralı ikinci katındaki masaya oturduk.
     Garsonlarla sipariş konusundaki görüşmeyi Mehmet Bey üstlendi. Birer soğuk içecekle birlikte meyve ve patates kızartmasından oluşan siparişimiz etrafımızda hizmet için seferber olan garsonlarca kısa sürede getirildi. Hayran bakışlarla Boğaz’ı izledik. Yarım saat sonra hesabı istediğimizde rolümüzü iyi oynadığımızdan emin olduk. Çünkü 4 içki, patates kızartması ve meyve için 33 milyon lira hesap gelmişti. Buna itiraz eden Mehmet Bey, garsonların "Arapları mı koruyorsun?" eleştirisine hedef oldu. Sonunda 20 milyona kadar düşürülen hesabı ödeyerek ayrıldık.
     
     Hareketli dakikalar başladı
     Saat 20.05’te geldiğimiz Laila’nın kapısında yoğun bir hareket vardı. Görevliler müşteri karşılıyor, trafik polisleri araçların bekleme yapmasına engel oluyordu. Mercedes’le kapıya geldiğimizde anahtarı almak için bize doğru koşan görevli, arkada karaçarşaflarıyla oturan Sibel ve Ayşegül’ü görünce birden yön değiştirdi. Diğer araçların anahtarlarını almak için yarışan görevliler, bizden adeta kaçıyordu. Mehmet Bey’in "Anahtarı almıyor musunuz?" sorusu üzerine görevli, kapıyı işaret ederek, "Önce onlarla görüşün" karşılığını verdi.
     
     "Bu şekilde giremezsiniz"
     Bunun üzerine araçtan inmelerini istediğim Sibel ve Ayşegül ile kapıya yöneldik. Mehmet Bey ile birlikte yürürken ‘çarşaflı arkadaşlarımız’ bizi birkaç adım geriden izledi. İçeri girmek üzereyken, görevli tarafından kibarca durdurulduk. Mehmet Bey, misafirleri için rezervasyon yaptırdığını söylemesi üzerine görevli, "Bu şekilde giremezsiniz" diye uyardı. Mehmet Bey’in ısrarlı tavrı üzerine önce "Rahat edemeyeceğiniz için alamıyoruz" dedi. Rezervasyonumuzun olduğu Park Şamdan’ın yetkilisi olduğunu söyleyen biri, "Rezervasyon yaptırırken çarşaflı olduğunuzu söylediniz mi? Bu şekilde sizi içeri alamayız" diye konuştu.
     Tepki göstermemiz üzerine "İşimizi engelliyorsunuz" diyerek sertleşen görevli, buna devam etmemiz halinde bizimle konuşmayı keseceğini söyledi.
     
     "Ne demokrasisi?"
     Ülkede demokrasi olduğunu, bu yapılan uygulamanın ayrımcılığa girdiğini söyleyen turizmci arkadaşımız, diğer bir görevliden "Ne demokrasisi... Etiler’deki Şamdan’a gidin bakalım, girebilecek misiniz?" karşılığını aldı.
     
     Tapulu mekanları
     Tartışmaya kimi zaman İngilizce müdahalede bulunmamıza karşın sonuç alamadık. Hiçbir aracın beklemesine izin vermeyen, ancak bizim arabamıza herhangi bir müdahalede bulunmayan trafik polisine dert yandık. O da, "Tapulu mekanları, kendileri bilir" karşılığını verdi.
     Yaklaşık 15 dakika süren ve diğer müşteriler ile yoldan geçenlerin meraklı bakışları altında süren tartışmadan sonuç alamadık.
     



 YAŞAM


Laila sofrasına çarşafla sızamadık!
Cennet bir virtüöz kazandı
İşgüzar Kaymakam
Mahalle maçına muhtar mührü!
Bakın şu müdürün yaptığına!Böylesi de varmış
İmdada Vali yetişti
Tıkalı kalp damarı tek hapla açılacak
Timsahlar ölmesin biz öldürelim!
Prens, ‘amele’ değil seks makinesi çıktı!
12 trilyon işlemi aynı anda yapıyor
Gönüllü mihmandarlar
Robot Lindt’in çikolata jesti
Ve Türkiye mat oldu!
‘Eşmeli Uzaylı’ temiz...


 SAYFA BAŞI 






© 2001 Milliyet