DÖVİZ, barometre... İki ileri bir geri gidip geliyor... Tıpkı "mehteran" bölüğü gibi.
Herkes şaşkın, herkes anlamaya çalışıyor. Vatandaş diyor ki: "Biz, 1.5 milyon liradan döviz satıyoruz!"
Ne söyleyelim, bunun adı "sağduyu."
Ancak biz, bugün bir başka konudan söz etmek istiyoruz.
Konumuz "borç kütüğü."
Sakın ha, borç kütüğünü nüfus kütüğü gibi algılamayın, olur mu?
Bu kütük Hazine’de...
Özel sektörde yurtdışından kim, nereden, ne kadar borç almış, hepsi bir bir yazılıyor.
Kim, ne kadar ödeme yapacak, nereden ne kadar para çıkacak, biliniyor. İşte son günlerde piyasalara dalga dalga yayılan söylentilerin nedeni, bu borç kütüğünden ne zaman, kim ne ödeyecek beklentileri üzerinde yoğunlaşıyor. Öncelikle şunu belirtelim, yılın üçüncü ve dördüncü çeyreğinde özel sektörün ödeyeceği rakam 15 milyar dolar.
Bunu biz söylemiyoruz, IMF programlarına bakarsanız, siz de görme şansına sahip olabilirsiniz.
Dolayısıyla işlem hacmi 30 milyon dolar olan döviz piyasasına gelen 10 milyon dolarlık bir talep, ister istemez piyasaların rengini değiştiriveriyor. Üstüne üstlük bir de buna bankaların sendikasyonlarını eklerseniz, tablo değişiveriyor. Piyasa derin olmayınca da işler bir türlü yoluna giremiyor.
"Başınızın çaresine bakın!"
İşte derinliğini yitirmiş bir piyasaya gelen küçük alımlar, tüm dengeleri altüst edince bir araya gelen İş Bankası, Yapı Kredi, Vakıflar Bankası, Finansbank, Garanti Bankası, Dışbank ve Koçbank "havuz sistemi" oluşturmuştu. Bir ayda 700 milyon dolar döviz satan havuz bankaları, son iki gündür bu havuzu fazla çalıştıramadılar. Sonunda havuz bankalarıyla Merkez Bankası yöneticileri dün bir araya geldi.
Bilindiği gibi havuz bankalarının sıkıntısı geçen haftadan bu yana devam ediyordu.
Çünkü bir havuz bankası, Merkez Bankası’na telefon açıp "bugün şu kadarlık bir alım yapmak zorundayım" dediğinde Merkez Bankası, "benim yapacağım bir şey yok" yanıtını vermişti. Anlayacağınız dolar uçmuş, Merkez Bankası susmuştu.
Sonunda sessizlik bozuldu...
Ne yapılacak?
Ve dün ilki gerçekleşen toplantıda hatalar, yanlışlar, neler yapıldı, neler yapılamadı, bunlar konuşuldu. Merkez Bankası, havuz sistemine destek veriyor. Ancak destek moral desteği, yanlış anlaşılmasın. Havuz bankaları, bundan sonra da döviz arzı yaratma konusunda devam etmeye kararlı. Havuz sisteminde yer almayan Akbank’ın da sisteme dahil olacağı inancı yüksek. Üstelik Türk Ekonomi Bankası "Ben de sisteme dışarıdan destek vereyim" demiş.
Ancak havuz bankaları diyor ki:
"Sonuçta biz elimizden geleni yapıyoruz. Fakat bir şekilde kamu bankalarının da farklı bir biçimde bu işe girmesi gerekiyor. Kamu bankaları ayrı bir havuz sistemi kurabilirler. Biz onu istiyoruz."
İstemek başka, uygulamak başka. Acaba Merkez Bankası’nın tavrı ne? Göreceğiz. Ve dün piyasa yapıcılığı sistemini yeniden oluşturma toplantıları da devam etti.