18 Ağustos 2001 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




Türk, Türki, Türkiye

     KAFKAS ve Orta Asya cumhuriyetlerinden ben "Türki cumhuriyetler" diye bahsediyorum. Bir kısım okuyucularım, "neden Türk cumhuriyetleri demiyorsunuz?" diye soruyor.
     Bazı ülkücü okuyucularımdan da yeni bir tepki aldım: "Neden Türkiye tarihi" diyorsun da, "Türk tarihi demiyorsun?" diye sorup eleştiriyorlar:
     Gerçekten bu konularda kavram kargaşası yaşanmaktadır.
     Hangi olguyu nasıl adlandıracağımıza dair yerleşmiş bir terminoloji birliği yok. Çünkü, bu konularda işlenmiş bir kültür oluşmasını sağlayacak yoğun araştırma ve yayınlar yapılmamıştır.
     Dildeki 'arılaştırma' da Türkçede yerleşmiş bir terminolojinin oluşmasına zarar vermiştir.
     * * *
     MİLLET, halk, kavim, etnisite, folklorik kültür, milli kültür... bunlar ne demek?
     "Kavim" ve "millet"i karıştırınca bakın neler oluyor?
     Ahmet Naim Bey'in "İslamda Davayı Kavmiyet" kitabından beri, İslamcılar "kavmiyet" ve "milliyet" aynı şeymiş gibi milliyetçiliği suçlamışlardı.
     Bugün Mehmet Akif gibi "millet" olmamızın büyük simgelerinden bir ismi Arnavut diye suçlayan 'ilerici' fanatik de "kavim" ve "millet" arasındaki farkı bilmiyordu.
     Osmanlı'yı devşirme sistemi kurdu, Türkçülük yapmadı diye suçlamak da bir zihin bulanıklığıdır.
     1932'deki Tarih Kongresi'nde de "kavim" ve "millet" kavramları tam bir kargaşa halindedir...
     "Roma'nın kalbini mızrak gibi delen Hunlar"dan yazılı ve sözlü kültürümüze intikal eden nedir?! Her "kavim" alakası aynı "millet"ten olmayı gerektiriyorsa, o zaman "kavmiyetçilik" ve "milliyetçilik" aynı şey olur, Türkiye'nin bugünkü milli birliğini korumamız zorlaşır.
     * * *
     FUAT Köprülü, Mükremin Halil ve Osman Turan, Yılmaz Öztuna gibi "milli tarih" tezinin büyük isimleri, Anadolu'daki tarihimize "Türkiye Tarihi" demişlerdir.
     "Türk Tarihi" ise, Selçuklu, Harzemşah, Gazneli vs. ile, "uçsuz buçaksız" bir tarihtir.
     "Millet" olmanın en önemli kavramlarından biri "vatan"dır. Tarih, bizim vatanımızı "Misak - ı Milli" olarak belirlemiştir.
     Orta Asya cumhuriyetlerinin de sağlam birer "vatan" dayanağına sahip istikarlı birer ulus - devlet haline gelmeleri için kendi ülkelerini "vatan", kendi halklarını da "millet" olarak benimsemeleri gerekir.
     Aksi halde, Pan - Arabizm gibi, duygulara hoş gelse de, kökleşmeyi, sağlam kurumlar oluşturmayı, 'ulus devlet' kurmayı zorlaştıran bir "uçsuz bucaksızlık", bir bilinç bulanıklığı ortaya çıkar.
     "Türkiler" zaten kendilerini asırlardan beri "Türkmen, Özbek, Kazak..." diye niteliyorlar. Özbek için Timur, bizim için Bayezid önemlidir. "Türk" deyince akıllarına gelen Türkiye'dir, Türkiye insanıdır.
     Biz onlarla aynı kavmin, aynı kavmi kültürün çocuklarıyız, akrabalarıyız.
     Onlara "Türksünüz" diye dayatmak, Türkiye'ye karşı tepki doğurur, tarihte bunun örnekleri az değildir. Kendim de çok tanık oldum.
     "Türki" terimi bizim geniş ve derin "kavmi" kültürümüzü ve coğrafyamızı ifade eder.
     Bu anlamda bir olguyu nitelemek gerektiğinde ben "Türki" diyorum.
     
     t.akyol@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Türk, Türki, Türkiye

Fikret BİLA
Asker cephesinde durum ne?

Güneri CIVAOĞLU
Geride kalanın hali içler acısı

Can DÜNDAR
Çarşaflılar da değişiyor

Sami KOHEN
Buraları bir de işsizlik yıkmış

Meliha OKUR
Piyasa yapıcılığı sistemi...

Hasan PULUR
‘Ölmek mi, kalmak mı?’

Derya SAZAK
Orada kimse yok mu?

Meral TAMER
Ev! Başını sokacak ev

Ece Temelkuran
Derin bir küçümseme gülümseyişi

Tamer HEPER
Kat irtifakı kurulamaz (1)

Metin TOKER
Parayla değil ya..

Güngör URAS
Ankara Takımı Ayşe Hanım Teyzem’in paracıklarının peşinde

© 2001 Milliyet