KAFKAS ve Orta Asya cumhuriyetlerinden ben "Türki cumhuriyetler" diye bahsediyorum. Bir kısım okuyucularım, "neden Türk cumhuriyetleri demiyorsunuz?" diye soruyor.
Bazı ülkücü okuyucularımdan da yeni bir tepki aldım: "Neden Türkiye tarihi" diyorsun da, "Türk tarihi demiyorsun?" diye sorup eleştiriyorlar:
Gerçekten bu konularda kavram kargaşası yaşanmaktadır.
Hangi olguyu nasıl adlandıracağımıza dair yerleşmiş bir terminoloji birliği yok. Çünkü, bu konularda işlenmiş bir kültür oluşmasını sağlayacak yoğun araştırma ve yayınlar yapılmamıştır.
Dildeki 'arılaştırma' da Türkçede yerleşmiş bir terminolojinin oluşmasına zarar vermiştir.
* * * MİLLET, halk, kavim, etnisite, folklorik kültür, milli kültür... bunlar ne demek? "Kavim" ve "millet"i karıştırınca bakın neler oluyor?
Ahmet Naim Bey'in "İslamda Davayı Kavmiyet" kitabından beri, İslamcılar "kavmiyet" ve "milliyet" aynı şeymiş gibi milliyetçiliği suçlamışlardı.
Bugün Mehmet Akif gibi "millet" olmamızın büyük simgelerinden bir ismi Arnavut diye suçlayan 'ilerici' fanatik de "kavim" ve "millet" arasındaki farkı bilmiyordu.
Osmanlı'yı devşirme sistemi kurdu, Türkçülük yapmadı diye suçlamak da bir zihin bulanıklığıdır.
1932'deki Tarih Kongresi'nde de "kavim" ve "millet" kavramları tam bir kargaşa halindedir... "Roma'nın kalbini mızrak gibi delen Hunlar"dan yazılı ve sözlü kültürümüze intikal eden nedir?! Her "kavim" alakası aynı "millet"ten olmayı gerektiriyorsa, o zaman "kavmiyetçilik" ve "milliyetçilik" aynı şey olur, Türkiye'nin bugünkü milli birliğini korumamız zorlaşır.
* * * FUAT Köprülü, Mükremin Halil ve Osman Turan, Yılmaz Öztuna gibi "milli tarih" tezinin büyük isimleri, Anadolu'daki tarihimize "Türkiye Tarihi" demişlerdir. "Türk Tarihi" ise, Selçuklu, Harzemşah, Gazneli vs. ile, "uçsuz buçaksız" bir tarihtir. "Millet" olmanın en önemli kavramlarından biri "vatan"dır. Tarih, bizim vatanımızı "Misak - ı Milli" olarak belirlemiştir.
Orta Asya cumhuriyetlerinin de sağlam birer "vatan" dayanağına sahip istikarlı birer ulus - devlet haline gelmeleri için kendi ülkelerini "vatan", kendi halklarını da "millet" olarak benimsemeleri gerekir.
Aksi halde, Pan - Arabizm gibi, duygulara hoş gelse de, kökleşmeyi, sağlam kurumlar oluşturmayı, 'ulus devlet' kurmayı zorlaştıran bir "uçsuz bucaksızlık", bir bilinç bulanıklığı ortaya çıkar. "Türkiler" zaten kendilerini asırlardan beri "Türkmen, Özbek, Kazak..." diye niteliyorlar. Özbek için Timur, bizim için Bayezid önemlidir. "Türk" deyince akıllarına gelen Türkiye'dir, Türkiye insanıdır.
Biz onlarla aynı kavmin, aynı kavmi kültürün çocuklarıyız, akrabalarıyız.
Onlara "Türksünüz" diye dayatmak, Türkiye'ye karşı tepki doğurur, tarihte bunun örnekleri az değildir. Kendim de çok tanık oldum. "Türki" terimi bizim geniş ve derin "kavmi" kültürümüzü ve coğrafyamızı ifade eder.
Bu anlamda bir olguyu nitelemek gerektiğinde ben "Türki" diyorum.