18 Ağustos 2001 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




Derin bir küçümseme gülümseyişi

Sadece ve yalnızca gerçeğin esiri olmuş insanlar, korkularıyla bungunlaşmış ödleklere yenilirse ne olur? Sema Pişkinsüt’ün hikayesi insanlık tarihiyle ilgilidir...

     Bir kadın, orta zekalılar aleminde muteber bir pozisyon elde etmeye yarayan ve insan ruhunu budayan güdük ahlak ile değil; insanlık onurundan kaynaklanan erdemler ile davranmasına rağmen (!) ayakta kalmış ise artık onu hiçbir şey korkutamaz. Çünkü çok büyük bir olasılıkla korkulacak her şey zaten başına gelmiştir. Kahramanımız hâlâ canlıysa ve insanlık üzerine düzgün cümleler kurabiliyor ise sadece varolarak bile ödlek ruhlar üzerinde boğucu bir tesir yapacaktır. Onun duru sahiciliği, ödlek yalanları büzüşecektir! Kadın, yalan düzenin bekası için ortadan kaldırılmalıdır!
     
8 bin 500 insan yüzü
     Sema Pişkinsüt, devletin insandan daha önemli olduğu yalanının domuz huzuruyla sürdürülebilmesi için gitmelidir. Derya Sazak’la yaptığı söyleşide Pişkinsüt, "Hapiste yatarım, isimleri vermem" dedi. Vermez. Çünkü veremez. Yüzlerine devletin bir parçası olmanın ulvi ciddiyeti yapışmış, kendilerini çok acayip önemli hisseden adamların kasvetli tehditlerinden daha korkutucu bir şey gördü çünkü o. 8 bin 500 insan yüzü! Belki de bu yüzden Sazak onun akıbetiyle ilgili sorular sorsa da Pişkinsüt, kendini gördüklerini anlatmaktan alıkoyamıyor: "İnsanları" anlatıyor, hücreleri, kanlı Filistin askılarını, cop sokulmuş çocukları... Siz hiç cop sokulmuş bir oğlan çocuğu gördünüz mü? Görmelisiniz. O zaman siz de hiçbir şeyden korkmazsınız. Çünkü gerçek esir alır insanı!
     Siz de Filistin askısına alınmış bir kız çocuğu görseniz artık bünyeniz kabul etmez yalanı...
     
İnsansız insanlar
     Hepsi öyle değil mi? Sabahları kalkıp üzerlerine "çok mühim adam" kılığını geçirip başlamıyorlar mı güne? Evlerinden, her an herkes onları öldürmek için, öldürecek kadar önemsiyormuş gibi büyük bir koruma gerilimi içinde alınıp derhal ve hızla büyük önlemlerle korunan binalara sokulup bir "insan konservesi" haline getirilmiyorlar mı? Devlet, hava almaması için özenle ve el değmeden vakumlanan mühim adamlar konservelerinden oluşmuyor mu? İnsansız bırakılmış insanlar! Geceleri evlerine yine her an öldürülebilirler korkuları eşliğinde, kara arabalarla dönen, tek bir insana değmemeleri için etraflarında etten duvarlar kurulan... Hangisi karşılaşabilir ki işkence görmüş bir kız çocuğuyla? İnsanlara "bulaşmamak" için kendilerini bir iktidar halesiyle koruyan mühim adamlar için işkence, korkularının yarattığı mesafe sayesinde kağıt üzerinde bir istatistiktir sadece.
     
Küçümseyen gülümseme tarihi
     Yalnızca gerçeğin esiri olmuş insanlar, korkularıyla bungunlaşmış ödleklere yenilirse ne olur? Efsane kadın Mata Hari, kendisi için çalıştığı ödlekler bir gün onu kurban etmeye karar verdiğinde, berbat bir hapishane hücresinde şöyle yazmıştı:
     "Eğer sonunda yenilen ben olursam, yüzümde sadece derin bir küçümseme gülümseyişi olacak. Tanrım, insanlar ne kadar korkak!"
     Kendilerini statükonun zavallı emniyet kemerleriyle beyinlerine kan gitmeyecek kadar sıkı sıkıya bağlayanlar muzaffer olabilir sonunda. Genellikle de böyle olur. Dünya tarihi onlar yüzünden yavaş ilerler zaten. Ama o "derin küçümseme gülümsemeleriyle" yazılan başka bir tarih vardır. Bu, insanlık tarihidir. Çok sonra bir gün bir kız çocuğunun okuduğunda dünyayı kurtarmaya karar vereceği, bir kez daha deneyeceği... Hep bir kez daha denenecek olan...
     
     ecetem@hotmail.com
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Türk, Türki, Türkiye

Fikret BİLA
Asker cephesinde durum ne?

Güneri CIVAOĞLU
Geride kalanın hali içler acısı

Can DÜNDAR
Çarşaflılar da değişiyor

Sami KOHEN
Buraları bir de işsizlik yıkmış

Meliha OKUR
Piyasa yapıcılığı sistemi...

Hasan PULUR
‘Ölmek mi, kalmak mı?’

Derya SAZAK
Orada kimse yok mu?

Meral TAMER
Ev! Başını sokacak ev

Ece Temelkuran
Derin bir küçümseme gülümseyişi

Tamer HEPER
Kat irtifakı kurulamaz (1)

Metin TOKER
Parayla değil ya..

Güngör URAS
Ankara Takımı Ayşe Hanım Teyzem’in paracıklarının peşinde

© 2001 Milliyet