18 Ağustos 2001 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




Ankara Takımı Ayşe Hanım Teyzem’in paracıklarının peşinde

     Perşembe günü yayımlanan gazeteler, Hazine’nin "Dövize Endeksli Ayşe Hanım Bonosu" satacağını müjdeledi. Cuma günü yayımlanan gazetelerde ise "Merkez Bankası"nın "Ayşe Teyze’ye dalgalı kur dersi vermeye hazırlandığı" haberi yer aldı.
     Ayşe Hanım Teyzem gazetelerdeki haberleri okumamış olabilirdi. Elimde gazeteler, kapısını çaldım. Buyur etti.
     "İyi ki geldin" dedi. "Ben o haberlerin hepsini okudum. Ama anlayamadığım bir şey var. Koskoca ‘Ankara Takımı’, benden ne istiyor?" Gülerek cevapladım. "Ne isteyecek?.. Paracıklarınızı istiyor Ayşe Hanım Teyzeciğim paracıklarınızı. Ankara Takımı, paracıklarınız ile dolar ve mark satın almanızdan korkuyor. O paracıkları Türk lirası olarak Ankara’ya yollayınız da, biz lüppppleyelim diyor!"
     Ayşe Hanım Teyzem ciddileşti. "Bak evladım" dedi, "Sen beni kaç yıldır tanıyorsun. Kaç yıldır paramı ne yapayım diyerek sana sual eyliyorum... Bugünkü Ankara Takımı duruma hakim oluncaya kadar hiç dolar alayım, mark alayım da yastık altına atayım telaşına kapıldım mı? Benim dolar ile, mark ile ilgim, ilişkim var mı idi? Benim bildiğim repo hesabı idi. Banka mevduat hesabı idi... Borsacıların ‘gel gel’ine kanıp seni zorlaya zorlaya borsaya bir miktar para koydum. Keriz oldum, silkelendim... Bir daha borsanın adını bile anmadım... Ama bu Ankara Takımı geldi. Türk lirasını halka unutturdu. Doları ve markı öne çıkardı. Parasını Türk lirasında tutanı enayi, dolara ve marka bağlayanı akıllı koltuğuna oturttu..."
     
Dövize endeksli Ayşe Hanım bonosu
     Baktım Ayşe Hanım dertli... "Ayşe Hanım Teyzeciğim, sizin paracıklar nerede?" diyerek sözünü kestim. "Nerede olacak evladım, yarısı repoda, yarısı Türk lirası banka mevduatında... Her gün kar gibi eriyor... Aldığım faiz enflasyonun da gerisinde, doların ve markın fiyat artışının da gerisinde... Ama ben bu yaştan sonra dolar ve mark satın alıp da nerede saklayayım? Neden saklayayım? Kimin için saklayayım?.. Benim derdim, hastalık ve ölüm için sakladığım paranın erimemesi bir de bu paraların faizi olarak ayda bir, üç ayda bir elime üç - beş kuruş harçlık parası geçmesi..."
     "Ayşe Hanım Teyzeciğim" dedim, "Ankara Takımı şimdi size özel, dövize endeksli Ayşe Hanım Bonosu çıkarıyor. Bonoyu Türk parası ile satın alacaksınız. Faizler ve anapara Türk parası ile ödenecek.
     Diyelim ki, 1000 dolarlık bono satın alacaksınız. Diyelim ki, satış günü öncesinde dolar 1 milyon 500 bin lira. Siz 1 milyar 500 bin lira ödeyerek 1000 dolar karşılığında bono satın alacaksınız.
     Diyelim ki dolar üzerinden 3 ayda bir, yüzde 3 faiz ödenecek. Üç ayda 1000 doların yüzde 3’ten faizi 30 dolar eder. Diyelim ki 3 ay sonra da bir dolar 2 milyon liraya satılıyor. Hazine size 30 doların 2 milyon liradan karşılığı olarak 60 milyon lira ödeyecek. Altı ay sonra dolar 2 milyon 500 bin lira ise, 30 dolar karşılığı olarak size 75 milyon lira faiz ödenecek. Bir yıl sonra bononun vadesi dolduğunda dolar 3 milyon lira olmuş ise, size 1000 dolar karşılığı 3 milyar Türk lirası ödenecek. Açık anlatımıyla Türk liranızı dolara çevirip dolar ile bono almışçasına, faiz alıyormuşçasına bir hesap içine giriyorsunuz."
     
‘Paranızı TL’de tutun’ demişlerdi
     Ayşe Hanım Teyzem sordu: "Bunun dolar bonosundaki farkı ne? Dolara endeksli bono ile borçlanmak ile dolar ile borçlanmak neden farklı?"
     "Ayşe Hanım Teyzeciğim" dedim, "Türkiye dolar basamaz ama, Türk lirası basabilir. Borçlanmak kolay, ödemek zor. Devlet dolar ile borçlanır, vadesinde faiz ve anapara ödemek için dolar bulamaz ise yapacak bir şeyi yoktur. Ama dolara endeksli borçlandığında, ödeme günleri Türk lirası bulamaz, çaresiz kalır ise, işletir banknot matbaasını. Basar Türk liracıklarını, öder borcunu..."
     Ayşe Hanım Teyzemin aklı karıştı. "Bu Kemal Derviş oğlumuz ile onun televoleci arkadaşları ve kahvaltı arkadaşları ‘aman paranızı Türk lirasında tutun, Türk lirasında tutan kazanacak, dolara yatıranın eli yanacak’ diye konuştular. Ben onlara inandım, güvendim... Şimdi de paracıklarımı dolara yatırmamı istiyorlar yani. Şimdi ben ne yapayım?"
     Toparlandım kapıya doğru yöneldim. "Kusura bakma Ayşe Hanım Teyzeciğim" dedim. "Başkasına ne yapacağını anlatacak akıl bende olsa, ben de bugüne kadar Kemal Derviş’in akıl hocaları listesine girerdim... Kemal Derviş’e akıl veremeyen, Ayşe Hanım Teyzem’e ne tavsiyede bulunabilir ki?"
     
     guras@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Türk, Türki, Türkiye

Fikret BİLA
Asker cephesinde durum ne?

Güneri CIVAOĞLU
Geride kalanın hali içler acısı

Can DÜNDAR
Çarşaflılar da değişiyor

Sami KOHEN
Buraları bir de işsizlik yıkmış

Meliha OKUR
Piyasa yapıcılığı sistemi...

Hasan PULUR
‘Ölmek mi, kalmak mı?’

Derya SAZAK
Orada kimse yok mu?

Meral TAMER
Ev! Başını sokacak ev

Ece Temelkuran
Derin bir küçümseme gülümseyişi

Tamer HEPER
Kat irtifakı kurulamaz (1)

Metin TOKER
Parayla değil ya..

Güngör URAS
Ankara Takımı Ayşe Hanım Teyzem’in paracıklarının peşinde

© 2001 Milliyet