Adapazarı'nda deprem travması sürüyor. Parasızlık ve işsizlikten başka dertler de var. Ayla Akın anlatıyor: "6 nüfus bir göz odadayız. Kocam yanıma yanaşamıyor"
Milliyet TIR'ıyla 2. durağımız Adapazarı. İzmit ve Gölcük'ten farklı olarak burada önce biz depremzedeleri ziyaret ettik. Sonra onlarla TIR'da görüştük.
CAP ANAMUR geçici prefabrik konutlarında Sennüre Kollar çıktı karşımıza. 21 m2'lik evinde depremde kör olan eşi ve 3 çocuğuyla yaşıyor. Evin tek çalışanı 22 yaşındaki büyük oğlan. Aldığı asgari ücret, marketten veresiye aldıkları ekmek, çay ve şekere gidiyor. 5 kişi için geriye kalan para ayda 10 milyon lira. Telefon var evde. Ama kapalı. Haklarını kaybetmemek için çektirmişler. Sadece dışarıdan arandıklarında konuşabiliyorlar. Kalıcı konut hakları yok. Buradan çıkarırlarsa ne yapacakları hakkında da en ufak bir fikirleri yok.
Tekeler Emirdağ prefabrik konutlarında bizi misafir eden 4 kişilik ailede de çalışan sadece 21 yaşındaki oğul. Toptancıda iş bulmuş. Haftada 25 milyon lira alıyor. Baba depremden sonra 2 mide kanaması geçirmiş. Sinir sistemi iflas etmiş. Çalışamaz durumda.
'DEPREMDE EV PATLADI'
Hasan Pulur deprem gecesini soruyor. Cevap: "Ev patladı!" Nasıl yani? Basbayağı ev patlamış, iki yana ve tepeye doğru. Baba televizyon izliyormuş. Kafasını tavana vurmuş ve tümüyle deforme olan evin açılmayan kapısını tekmeleye tekmeleye kırarak 2 çocuğunu ve eşini zar zor dışarı çıkartmış. Zaten tek katlı evleri de hemen ardından yıkılıvermiş.
KELİMELER YETERSİZ
Depremin üzerinden 2 yıl geçti ama deprem bölgesinde hâlâ büyük bir trajedi yaşanıyor. Ve orada gördüklerimi anlatmaya kelimeler yetersiz kalıyor. O büyük depremin travması hâlâ üzerlerinde. Hatta psikologlara göre zaman geçtikçe durumu kötüye gidenlerin sayısı da hiç az değil. Çünkü kendilerini güvencede hissedebilecekleri koşulların hiçbiri oluşmamış ki!
Parasızlıktan ve işsizlikten başka sorunları da var. Örneğin seks. 30 m2'lik mekanda ve çocuklarla iç içe cinselliklerini de yaşayamıyorlar. TIR'a dertleşmeye gelen Ayla Akın, "6 nüfus bir göz odanın içindeyiz. Sapıtacağım. Aradığım hiçbir şeyi bulamıyorum. Kocamı yanıma yanaştıramıyorum. Prefabriklerdeki millet toptan delirecek" diye haykırıyor gözyaşları içinde.
Sakarya Valisi Cahit Kıraç'ın verdiği bilgiye göre kentte 25 bin ağır hasarlı, 20 bin orta hasarlı, 17 - 18 bin de hasarsız görünüp, psikolojik nedenlerle içine girilmeyen ev var. Konut açığı 40 bin.
35 BİN İŞSİZ VAR
Sakarya Sanayi Odası Başkanı Erol Öztürk, önce deprem ardından da ekonomik kriz nedeniyle firmaların peş peşe kapatıldığını, 4 bin 400 kişinin işten çıkarıldığını anlatıyor ve şu iç karartıcı rakamları veriyor: "740 bin nüfuslu kentimizde 35 bin kişi işsiz. 240 bin sabit telefondan yüzde 20'si kapalı. 15 bin cep telefonu icralık, 3 bin 500 kredi kartı takibe alınmış."
Öztürk, "Depremden sonra yatacak otelimiz, toplantı yapacak salonumuz da kalmadı" diyor. Bu az hasarlı otellerden biri, bu gece bizi bekliyor.