YAKIN tarihimiz konusunda fevkalade önemli anılardan biri...
Okuduğum kitaplar arasında zihnimi en çok meşgul eden, Cumhuriyet tarihi hakkında zihnimde yeni bakış açıları oluşturan kitaplardan biri: "Faik Ahmet Barutçu, Siyasi Anılar", 21. Yüzyıl Yayınları, Ankara 2001.
İsteme adresi: Hanımeli Sokak, No: 19 / 20, Sıhhiye, 06430, Ankara.
Barutçu'nun anıları rahmetli Abdi İpekçi'nin girişimiyle, 1977 yılında Milliyet Yayınları tarafından basılmıştı. Fakat bu ilk baskıda Milli Mücadele bölümü yoktu, diğer bölümler de kısaltılmıştı.
Yeni çıkan Anılar, tam metindir. Trabzon Müdafaayı Hukuk Cemiyeti ile başlıyor. Prof. Ali Birinci gibi titizliğini bildiğim akademisyenler tarafından yayına hazırlanmış.
Birinci baskıda yer verilmeyen bazı önemli olaylar hakkında İsmet İnönü'nün görüşlerini Barutçu'nun kaleminden okuyoruz: Mesela Birinci Meclis'te muhalefet liderlerinden Ali Şükrü Bey'in katili Topal Osman'ın öldürülmesi olayı. (Sf. 918)
* * * RAHMETLİ Faik Ahmet Barutçu bir Kuvayı Milliyeci... Babası Hacı Ahmet, Trabzon Müdafaayı Hukuk Cemiyeti Başkanı...
Barutçu, Tek Parti'den başlayarak İnönü'nün yanında, hatta en yakınında ılımlı bir politikacı, devlet adamı...
Varlık Vergisi'nin nasıl bir "ihtilal kanunu" olduğunu anlatıyor, çok ilginç bilgiler veriyor ve eleştiriyor. (Cilt 1, sf. 593 vd.)
İlginç bir tartışma:
Ankara'da Hacı Bayram Meydanı açılmıştır, adı ne olacaktır? Rasih Hoca, Hacı Bayram adını önerir. Tek Parti'nin ünlü şahsiyeti ve İnkılap Dersleri hocası İçişleri Bakanı Recep Peker kükremektedir: - Hocanın maksadı hacılığı meydanın başına bir külah gibi geçirmektir... Bunu yapamazsınız, bu gerilik olur, ilkelerimize aykırılık olur. Orada Roma İmparatoru Avgustus'un inşa ettirdiği bir mabet (kalıntısı) meydana çıkarıldı. Adı, Avgustus Meydanı olsun! CHP Grubu tepki gösterir ve Hacı Bayram Meydanı adı kabul edilir. (Sf. 598)
* * * BARUTÇU'NUN anıları, İkinci Dünya Savaşı'nda İnönü'nün gerçekten başarılı diplomasisini 'içerden' bakışla ortaya koyuyor.
Diğer önemli bir süreç, demokrasiye geçiştir. İnönü kararlı ve ileri görüşlü davranmaktadır.
Atatürk Nutuk'ta Kazım Karabekir, Rauf Orbay ve Cebesoy gibi Milli Mücadele liderlerinin kurduğu Terakkiperver Fırka'yı (parti) hainlikle suçlamış, fırka kapatılmış, kurucuları susturulmuştur.
İnönü ise demektedir ki: "Bu fırkayı kapatmak iyi bir şey olmamıştır... Hata ettik. Kapatmasaydık şimdi bu gelenek (demokrasi) yerleşmiş olacaktı... İnönü, Serbest Fırka'nın kapatılmasını da eleştirir. (Cilt, 2, sf. 730)
Demokrasiye geçiş sürecinde İnönü'ün Atatürk dönemi hakkında önemli eleştirileri vardır, "artık ihtilal devrinden kanun devrine geçtik" der, "cebir ve şiddetle idare edemeyiz" der. Ama siyasette Atatürk'ün tartışılmasını da istemez çünkü: - Ne Atatürk hakkında beslenmesi lazım gelen minnettarlıkla ne de rejime sadakat hissiyle uzlaştırılabilir. Yakın tarihimizde bir de İnönü var. Barutçu açısından bakarak ufkumuzu genişletmek için, önemli bir eser...