22 Ağustos 2001 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 


BELGELER

AB- KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİ
KOPENHAG KRİTERLERİ




Tayyipçiler de türbana çarptı

Yargıtay Başsavcısı Kanadoğlu, AKP lideri Erdoğan’ın genel başkanlıktan uzaklaştırılması ve türbanlı kurucuların da üyeliğine son verilmesi için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu

     ANKARA Milliyet

     Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Recep Tayyip Erdoğan’ın AKP Genel Başkanlığı ile üyeliğine son verilmesi için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. "Parti kurucusu ve üyesi bile olamayacağını" vurguladığı Erdoğan’ın liderliğe seçilmesini "talihsizlik" olarak niteleyen Kanadoğlu’nun başvurusunda, ilk kez bir genel başkanın yetki kullanımının, dava sonuçlanıncaya kadar durdurulması istendi. Kanadoğlu, altı türbanlı kurucusunun üyelikten çıkarılması için AKP’ye ihtar verilmesini de talep etti.
     Kanadoğlu, dün Anayasa Mahkemesi’ne 6 sayfalık bir dilekçe gönderdi.
     
     Genel başkanlığa tedbir
     Kanadoğlu dilekçesinde, Erdoğan’ın TCK’nın 312. maddesinden hüküm giydikten sonra "Basın Yayın Affı Yasası"ndan yararlandığını, ancak bu durumda olanların milletvekili seçilme ve dolayısıyla Siyasi Partiler Yasası’na göre parti kurucusu olamayacaklarını vurguladıktan sonra şunları kaydetti:
     "Anayasa ve yasa koyucu, TCK’nın 312’nci maddesinde öngörülen suçu, niteliği ve vahameti yönünden o derece önemli görmektedir ki, affa uğramış olsalar bile, bu suçtan mahkûm olanların milletvekili seçilme yeterliliği bulunmadığını kabul etmiştir.
     Milletvekilliğine seçilme yeterliliği bulunmayan, hatta bir siyasi parti üyesi olamayacak ve üye kaydedilemeyecek olan adı geçenin, ayrıca TBMM’de grubu bulunan bir partinin genel başkanlığına seçilmesi, ayrı bir talihsizlik oluşturmuştur."
     Kanadoğlu, bu gerekçeyle "yasal zeminde görünmeyen" Erdoğan’ın AKP üyeliğinin silinmesini ve genel başkan sıfatıyla sahip olduğu yetkilerini kullanmasının önlenmesini istedi.
     "Türban konusunda Danıştay, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa insan hakları organlarının görüşleri ortadadır" diyen Kanadoğlu, RP ve FP’nin kapatılmasında türban konusundaki tutumun öncelikli gerekçe olduğunu vurgulayarak, şu görüşü dile getirdi: "Kaldı ki RP’nin kapatılması kararına karşı yapılan başvuru üzerine AİHM’in kararında, ilgili devletin, ülkede iç barış ve demokratik rejimi tehlikeye atacak siyasi bir hedefin gerçekleşmesini eylemler somut hale dönüşmeden engelleyebileceği vurgulanmıştır."
     
     Öğrenci tehlikeliyse...
     Kanadoğlu, şöyle devam etti:
     "Diğer yönden, devlet sistemimizde türban hakkında verilen yargı kararları üniversite öğrencileri için türbanı sistem bakımından tehlikeli görürken, iktidara geldiğinde devlet iradesinin oluşumunda söz sahibi olacak bir partinin kurucularının üniversitedeki öğrenciden daha az tehlikeli olacağı söylenemez."
     
     Şimdi ne olacak?
     Anayasa Mahkemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Kanadoğlu’nun AKP’ye ihtar ve tedbir verilmesine ilişkin başvurusunu, raportör raporunu hazırlandıktan sonra görüşecek.
     Buna göre, Yüksek Mahkeme, AK Parti’ye ihtar verir ve parti ihtarın gereğini yerine getirmezse, Kanadoğlu, kapatma davası açabilecek. AK Parti, ihtar verilmesi durumunda, bunun gereğini yaparsa veya ihtara gerek görülmezse siyasi yaşamına devam edecek.
     
Türbanlı kurucular zorlama ve dayatma
     Kanadoğlu, AKP'nin kurucuları arasında yer alan türbanlı Ayşe Böhürler, Ayşe Nur Kurtoğlu, Habibe Güner, Sema Ramazanoğlu, Fatma Ünsal Bostan ile Serap Yahşi Yaşar'ın kurucu üyelikten çıkarılmalarını ve partiye bu gerekçeyle ihtar verilmesini de istedi. Kanadoğlu, türban konusunda şu ifadelere yer verdi: "Kişilerin özel yaşamları bakımından yasak konusu olmayan türbanın bir parti tarafından laik, demokratik düzeni yıkmak amacıyla kullanılmasının yargı kararları ile sistem dışına itildiğine ilişkin gerçeğe rağmen yeni bir partinin kurucuları arasında türbanlıların yer alması kaba bir zorlama ve dayatmadır...
     



 SİYASET


Tayyipçiler de türbana çarptı
‘Refah disiplini gereği o sözleri söylemiştim’
ÇEKİLİRİM
Özbek’in yerine Tuğgeneral atandı
Bu da Fas’ın Tayyip’i
40 yıllık Kani, olur mu Yani?
Yılmaz’ı Özkan’ın ziyareti yumuşattı
Askerler MGK’da endişelerini iletti
Satırbaşı
Cem’in öpücüğü
Bu uğurlamada gözyaşı vardı


 SAYFA BAŞI 




© 2001 Milliyet