İki hafta önce, Darülaceze üzerinden yerel yönetimler ve yetki konusuna değinmiştik. Çanakkale'nin önemli turizm ve tatil beldesi Güzelyalı köyünün hem kurucusu, hem de 1983 - 1999 yılları arasında muhtarı olarak görev yaptığını belirten Güven Demirsar, "Bir yerel yönetici olarak sizi çok iyi anlıyorum" diyor. Bu vesileyle önemli bir soruna dikkat çeken Demirsar'ın mektubunu yerimiz elverdiğince özetliyoruz: "Köyümüz, Çanakkale Belediyesi'nin (mücavir alanı - sömürü alanı) içinde bulunmaktadır. Belediye mücavir alanında yaşayan insanlar, tüm vergi ve harçlarını belediyeye öderler, ancak kendileriyle ilgili olarak belediyelerce alınan kararların hiçbirine katılamadıkları gibi, belediye başkanı ve belediye meclisi üyesi seçimlerine de katılamazlar. Bu da böyle bir demokrasi işte!"
"Hem siyasi, hem maddi rantı yüksek olan Güzelyalı'da 1984 - 1999 arasında sürekli imar planı değişiklikleri yapıldığını" belirten Güven Demirsar, şöyle devam ediyor: "Yapılan bu imar planı değişimleri için bölge idare mahkemelerinde sürekli açtığımız davaların hemen tamamını kazanmışızdır ve yapılmak istenen değişiklikler iptal edilmiştir. Buna rağmen, bir türlü bıkmayan belediye meclisleri 1999 yılında da imar planı değişimleri yaptı. Bunlarla ilgili olarak belediye aleyhine açtığım davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verildi." Mahkeme kararlarının uygulanmadığını anlatan Demirsar, yetki konusunda madalyonun iki yüzünü ortaya koyuyor: "Yerel yönetimlerin yetkisi konusu işte bu noktada büyük önem taşımaktadır. Belediye başkanları sürekli biçimde yetki yetersizliğinden yakınırken, her yetkinin bir sorumluluğu olması gerektiğini gözardı etmektedirler. Ancak, aynı kişilerin özellikle imar konusunda işledikleri suçların hiçbir cezai yaptırımı yoktur. Yani, yaptıkları daima yanlarına kar kalmaktadır. Bu durum da halkımızda yerel yönetimlere karşı güvensizliğe neden olmaktadır." Peki, çare nerede? Çözüm önerisi ne?
Memurların yargılanmasına ilişkin yasanın söz konusu kişileri ayrıcalıklı biçimde koruduğunu belirten Demirsar'a göre, belediye yetkilileri, belediye meclisi ve komisyonlarının üyeleri Türk Ceza Kanunu gereğince doğrudan yargılanabilmeli.
Bir şiir
Hep ölüm yıldönümlerinde değil ya, doğum günlerinde de anmalı kimi insanları, hele şairleri. Ümit Yaşar Oğuzcan yaşasaydı (22.08.1926 - 04.11.1984) bugün 75 yaşında olacaktı. Aşk şiirleriyle unutulmayan Oğuzcan'ı eşi Ulufer'in bir antolojiye seçtiği şiirinin bir dörtlüğüyle anıyoruz: "Seni andıkça bir ışık vuruyor yüzüme / Yosunların yeşilinden, dalgaların köpüğünden / Denizler çekiliyor, dağlar eğiliyor ve yollar / Kısalıyor, yaşadığımız aşkın büyüklüğünden"