03 Eylül 2001 Pazartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




‘80 Bakan’a bedelim’

‘Ülkem Ağlar’ şarkısıyla arabeskten protest müziğe geçişini perçinleyen Mahsun Kırmızıgül, siyasi çizgisi olmadığını söylüyor

     Ahmet TULGAR

     Mahsun Kırmızıgül, kendi tarzında müzik yapan isimlerden, toplumcu şarkılara olan özel ilgisiyle farklılaşıyor. Arabesk müzik çevrelerinde yetişen, dolanan her şarkıcının ister istemez edindiği eklektik, popülist ama ağırlıklı olarak soldan devşirilmiş eleştirel söylem, Kırmızgül'de adım adım olgunlaşan bir siyasi tavır oldu.
     Siyasi tavrı onu gitgide daha farklı bir çevrenin adamı yapıyor. Arkadaşları artık Yılmaz Erdoğan, Yavuz Bingöl, Sinan Çetin gibi "görece nitelikli" popüler kültür simaları. Entelektüel ya da medyatik ortamlara bir araştırma objesi ya da ilgiye şayan bir 'öteki' olarak davet edilen Kürt şarkıcılar dönemi kapanırken, Mahsun Kırmızıgül, Güneydoğu'nun genç kuşaklarına yeni bir rol modeli sunuyor.
     Mahsun Kırmızıgül ile yeni protest şarkısı, "Ülkem Ağlar" vesilesiyle konuştuk.
     
     Neyse, yeniden bir şarkınızla gündemdesiniz. Prestij Müzik'te, Türkiye'deki krizden önce patlak veren ekonomik kriz az kalmıştı sizi gazetelerin ekonomi sayfalarının gediklisi yapacaktı.
     Borçlarımızı ödeyelim, ortaklarımla yolumu ayıracağım. Sanatçılıkla işadamlığının bir arada yürütülebileceğini sanmıştım. Ortaklarımla güzel günler geçirdim. O kadar eğlenceli insanlardı ki, sırf beni güldürdükleri için konserlerden, ekstralardan elime geçen parayı şirketin kasasına aktarıyordum. Lütfen, herkes artık benimle ilgili önyargıları bir kenara bıraksın.
     
‘Riskli şarkılar yapıyorum’
     Ne gibi önyargılardan söz ediyorsunuz?
     Beni eski jenerasyonla karıştırmasınlar. Ben farklı geldim. Ben bilgisayardaki bütün müzik programlarını kullanabilen, şarkılarının aranjörlüğünü kendisi yapan iki üç sanatçıdan biriyim Türkiye'de.
     
     Neden sizin tarzınızda müzik yapan önceki kuşak şarkıcılardan kopmak konusunda ısrarlısınız?
     Çünkü ben onlar gibi yaşamıyorum ki.
     
     Siz nasıl yaşıyorsunuz?
     Ben müzikle yatıp müzikle kalkan, sosyal bir insanım. Her gün yeni insanlarla tanışıyorum.
     
     Her gün yeni insanlarla tanışıyorsunuz ama önceki kuşaklar ya da yaşıtlarınız gibi onlarla değil müzikle yatıp kalkıyorsunuz.
     Arkadaşlarımla konuşmayı seviyorum. Ama en çok müzik yapmayı seviyorum.
     
     Siz diğer arabeskçilerden farklı bir çevreye girdiniz. Sol, entelektüel diyebileceğimiz bir çevre...
     Tabii. Benim felsefem, hayata bakış açım beni bu çevrelere taşıyor.
     
     Sizi toplumcu, protest türden şarkılar yapmaya iten de önceki kuşaklardan ve genel arabeskçi tipolojisinden farklılaşma isteği miydi?
     Hayır. Bu benim içimde olan bir şey. Halkın acılarını dile getiriyorsan, işte o zaman sanatçısın.
     
     Toplumcu şarkılarınızı ticari bulanlar da oluyor. Duygu sömürüsü yaptığınızı söylüyorlar.
     Bu şarkıları yapmak Türkiye gibi bir ülkede tam tersine risktir. Ama halk arkamda. Ben de siyasetçiler gibi bir seçilmiş sayılırım. Ben bir buçuk milyon kaset satıyorum. Milletvekilleri büyük illerde ortalama 80 bin oyla milletvekili seçiliyor. 70 -80 bakana, milletvekiline bedelim.
     
‘Kampanyamın finansörü gizli’
     Halk, "Ülkem Ağlar" türü şarkılar mı istiyor?
     Artık kimse gönül işleriyle filan ilgilenmiyor. Herkes yaşam derdinde. Gençler sadece benim söylemlerimi değil yaşam tarzımı da örnek alıyor. İstanbul'a şarkıcılık için Doğu'dan gelen gençler artık önce konservatuvara girmek için çabalıyorlar.
     
     Daha olumlu bir model oldunuz yani.
     Eğitim şart. Ben eğitimim sayesinde farklı çevrelerde, büyüklerimin arasında başım önümde gezmiyorum. Konuştukları her konuda fikrimi söyleyebiliyorum. Bilmediklerimi de öğreniyorum.
     
     Politik şarkılarınızda biraz "politik" olmuyor musunuz? Her toplumcu şarkınızda hem milliyetçi, hem devrimci, hem de İslamcı ideolojiden öğeler birarada. Bu her nabza göre şerbet vermek değil midir?
     Ya, dünyada faşizmin bittiği bir yerde, komünizm rejiminin çöktüğü bir yerde, ben neyi savunayım? Benim bir siyasi çizgim olduğunu ya da şöyle söyleyeyim, siyasi görüşümün değiştiğini gördünüz mü? Ben hep ortadayım. Ben bunların karın doyurmayacağını biliyorum. Ha, demokratım ama ülkemi de çok seviyorum. Ben çok sağcı, solcu gördüm. Boğaz'ı aydınlatan bir sürü solcu, sağcı ağabeyim oldu. Tripleks evlerde oturuyorlar, garibanlar da bunların kitaplarını okuyor. Bıraksınlar bunları artık.
     
     "Ülkem Ağlar" için çok büyük bir billboard kampanyası yaptınız. Kentin her yerine fotoğraflarınız asıldı. Ekonomik kriz döneminde bu tür bir tanıtımı nasıl finanse ettiniz?
     Bu kampanyayı, ismi lazım değil bir ağabeyimiz finanse etti. Ben bir sanatçı olarak bu kampanyayı kendim yapamazdım. 500 - 600 bin dolar para gerekiyordu. Bu değerli insan bu ülkenin bu şarkıya ihtiyacı olduğunu söyledi ve bütün masrafları karşıladı. Bu olay, bu ülkeyi seven insanlarında olduğunu gösteriyor.
     
     
‘Sevgilimle memleket meselesi konuşurum’
     Politikadan, toplumsal meselelerden çok bahsetmeniz sizi kadınların, kızların gözünde sıkıcı yapmaz mı?
     Yaptığım politik çıkışlar onların da hoşuna gidiyor. Ekonomik krizden de en çok kadınlar etkilendi. Anne olgusu çok önemli. Anne, kocasının da çocuğunun da çektiği acıyı çekiyor.
     
     Kız arkadaşınızla da bu kadar çok politika konuşur musunuz?
     "Ne olacak bu ülkenin durumu" diye sorarım. Direkt sorarım.
     
     Peki, o da şey demiyor mu, "Ülkeyi bırak, ikimizin durumu ne olacak, ne zaman legal olarak ortalıkta olacağız"?
     Bir kızla el ele fotoğrafımı çekemediler. Bu hazzı hiçbir kıza yaşatmadım. Kadınlara güvenilmiyor. Suyunu çıkarana kadar kullanırlar adamı.
     
     Rock müziğine de ilginiz olduğunu biliyoruz. Kimleri dinliyorsunuz?
     Björk'ü ve U2'yu çok seviyorum. U2'nun solisti Bono da benim gibi sosyal konulara eğiliyor. Bon Jovi'yi severek dinliyorum. Baktığınız zaman Bon Jovi'nin geçmişine, onlar da fakir ailelerin çocukları. Sonradan çok zengin oluyorlar ama yine de şarkılarında o eski zor günlerini anlatıyorlar. Paris'e sırf Bon Jovi'yi dinlemek için gittim.
     



 MAGAZİN


‘80 Bakan’a bedelim’
Tom’a böyle nispet yaptı
Ezeli rekabet, ikinci kuşakta
Asuman aşk sarhoşu
Gazanfer Özcan by-pass oldu
Kuralcı Zürih’de uyuşturucu ve kumar büyük suç


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet