09 Eylül 2001 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




İlk single’ı "Bende Kaldı"yı çıkaran ve klip çeken Petek Dinçöz "etiket" olmak istiyor
‘Deterjan köpüğü olmak istemiyorum’

"Bazen düşünüyorum. Nereden nereye? ‘Evde oturur, burnundan sümük akarak ünlüleri TV’de izlerdin’ diyorum kendime. Hülya Avşar’la aynı masada oturdum, muhabbet ettim..."

     TUBA AKYOL

Nasıl gidiyor albüm satışları?
     Çok iyi. İnsanlar beni bu albümle çok iyi tanıdılar. Avşa’da tatil yaptım, oradaki insanların beni çok sevdiğini gördüm. Benim zaten hayran kitlemin büyük çoğunluğu çocuklar. Anneleri çocukları yanıma getirdi. Çocuklar seviyor ama aileleri de seviyor yani. O sevgi çok güzel.
     
Böyle sevilmek nasıl bir his?
     Benim bazı hayallerim vardı. Demek ki Allah’ın sevgili kuluyum, gerçekleşiyor. Ben Türk filmlerini çok seviyorum, hastasıyım. Hani Türkan Şoray’ın, Filiz Akın’ın falan değişim geçirdiği filmler var ya.
     
Köylü kız küçük hanımefendi olur...
     Evet onlar. Sahneye çıktığımda ben kendimi öyle görüyorum. Bu sabah uyandım bir baktım aynaya köylü kızı gibiyim. Köylü derken, alınmasın insanlar, bakımsız bir kız. Saçım başım dağınık, kötü görünüyorum. Sonra giyiniyorum, saçlarıma fön çekiliyor, maşalar yapılıyor. Küpelerimi taktığım anda, tamam diyorum, şimdi oldu.
     
Küpeler çok önemli
     Evet. Benim hayatımda çok büyük yeri var bu küpelerin. Ben uğura inanırım. Bu küpeleri taktığım günden beri işlerim çok rast gitti. Belki de ben böyle inanıyorum.
     
Bu yüzden magazin programlarında sürekli rüküş seçiliyorsunuz ama...
     Salt orada mı, sokakta bile arkamdan bağırıyorlar "Petek Abla bu hafta da rüküş seçilecek misin?" diye. Ne yapalım, alıştım. Bizi giydiren yoktu. Şimdi Nur Yerlitaş giydiriyor. Artık inşallah rüküş seçilmem.
     
Mankensiniz, dizilerde oynuyorsunuz, showgirl’lük yaptınız, albümünüz çıktı...
     Her şeye el attım di mi? Benim için çok iyi diye düşünüyorum. Türkiye’ye mal olmuş sanatçılara baktığınız zaman, 10-20 yıl önce ne yapıyorlardı onlar? Oyunculuk. Daha sonra albüm yaptılar. Yavaş yavaş ilerlediler. Bu yüzden 30 yaşından sonra bir yere geldiler. 30 yaşından sonra tam etiket oldular. O dönemde sürekli film yapılıyor. Şimdi o kadar film yok. İşimiz çok zor yani. Bazıları çok gazete var, televizyon programları, magazin programları var diyorlar. Fakat etrafta da çok insan var.
     
Aradan sıyrılmak için mi bu kadar iş?
     Ben de bir etiket olmak istiyorum. Deterjan köpüğü olmak istemiyorum. Bir anda kabarıp, bir anda sönmeyeyim. Olay kadın değilim, sansasyonla gündeme gelmedim. O kadar hırslıyım ki ben. Aklıma bir şeyi takınca, o mutlaka olsun istiyorum.
     
Bu hırsla mı saldırıyorsunuz işlere?
     Ben evde prova yapmam, çalışmam. Ama kamerayı gördüğüm anda, bir anda sen değiş, 40 yıllık manken ol. Çok enteresan bir şey. Kamera ışığını gördüğüm anda öbür Petek gidiyor, bu Petek geliyor.
     
     "Kasedi koyar, üçüncü şarkıya kadar halı silerdim"
Öbür Petek nasıl bir şey?
     Evde tembellik eden, televizyonun karşısından kalkmayan uyuşuk bir Petek var. Ev işlerini severim ama içimden gelmesi gerek. Eskiden teybe kasedi koyar, üçüncü parçaya kadar halıları sileceğim derdim.
     
Sibel Can’ın dansı, Seda Sayan’ın sahnesi, Hülya Avşar’ın şusu, Gülben Ergen busu var bende diyorsun röportajlarda. Kolay mı böyle bir kokteyl hazırlamak?
     Öyle değil. Ben bütün bu özelliklere 24 yaşına geldiğimde sahip olmak istiyorum. Bunu herkes ister. Burnu büyük, kendini bir şey sanan biri değilim. Öyle olsam Seda Abla (Sayan) bu kadar destek olur mu bana? Gülben Ergen çiçek gönderdi basın kokteyline. Bazen düşünüyorum, "Bak nereden nereye Petek" diyorum kendime. Ben Orhan Gencebay’ın, Seda Sayan hayranıydım. "Evde oturur burnundan sümük akarak onları izlerdin" diyorum. Hülya Avşar’la aynı masada oturdum, muhabbet ettik. Gülben Ergen’le... Bunları düşünmek çok önemli. Unutmamak gerek.
     
Aileniz nasıl bakıyor sizin hayatınıza?
     Ben güzellik yarışmasına katılmak istedim. Karşı çıkmadılar. Üçüncü oldum. Sonra diziler ve mankenlik başladı.
     
Annenizin size baskı yaptığı yazıldı. Saçlarınızı kestirdiniz diye dövdü mü sizi?
     Öyle yazdılar. Komik geliyor, gülüyorum. Yok böyle bir şey. Ama ne yapayım, niye yazdınız diye mi sorayım? Senelerdir ben kaynak yaptırıyorum. Kendi saçım da gür ama kısa. Çok uzamıyor. Kaynakla idare ediyorum üç buçuk yıldır.
     
Annenizle aranız nasıl peki?
     Beni çok sevdiği için beni hep en iyi şekilde görmek ister. Mesela televizyon programında saçımın bir tarafı yana kaymış ve kötü görünüyor, di mi? Hemen mesaj atar cebime, "O saçını arkaya at" diye. Anne, canlı yayındayız ben senin mesajına nasıl bakayım? Böyle bir kadın işte.
     
Çok mu karışıyor iş hayatınıza?
     Artık benim işime hiç karışmıyor. Önce karışırdı. Ne diyeceğimi şaşırırdım. Ellerini çek orda kötü duruyor, şöyle dur falan derdi. Çizgi film kahramanı gibi bir kadın. Ama şimdi her işimi kendim yapıyorum.
     
     Can beğenmedi, klip değişti
Albümde ve klip çekiminde Can Tanrıyar’ın size yardımı oldu mu?
     Onun hiçbir yardımı olmadı. Ben klibimi çektim, beraber olduğum insan olduğu için de ona verdim. "Televole"de yayınlansın diye. "Bu klibi ben yayınlamam. Kusura bakma. Sen git bunu başka programa ver" dedi. "Neden" dedim. "Çünkü içinde dans görüntüsü yok!" Ben dansımla reyting yapıyorum. İlk klibi değiştirdik. Gecenin saat 11’inde ben Mustafa Mayadağ’ı aradım "Lütfen bunu yeniden montajlayalım" diye.
     
Bu kadar önemli mi sevgilinizin beğenisi? Neden değiştirdiniz klibi?
     Eski haliyle Televole’de yayınlanmayacaktı. Televole çok izlenen bir program. Ben kendi işimi düşünüyorum yani, Can da kendi işini. O izleyicinin ilgisini çeken bir klip yayınlamak istiyor; ben de çok izlenen bir programda klibim yayınlansın istiyorum. Erkek arkadaşım değil mi, insanlar ben "Yayınlayın" derim, o yayınlar sanıyor. Asla yapmaz. Öyle bir insan. Acayip ukaladır. O kadar ukala ki "Başka programa ver" dedi.
     
"Sevgilimi sonunda uslandırdım"
Dinçöz "Sevgi arsızıyım. Can (Tanrıyar) arkadaşlarıyla görüşsün istemiyorum. Benim hiç kız arkadaşım yok. Bazen onu kız arkadaşım yerine koyup öyle konuşuyorum" diyor

Televole’nin yapımcısı Can Tanrıyar ile berabersiniz. Nasıl gidiyor bu ilişki?
     Bir buçuk yıldır beraberiz. Can Tanrıyar benim ilk aşkım. Aşkı ondan öğrendim. İş ilişkimiz ayrı, beraberliğimiz ayrı. İkisini birbirine karıştırsak bu kadar uzun sürmezdi zaten. Çok güzel bir ilişkimiz var.
     
Terk edilme korkusu var mı sizde?
     Annemle babam ben 5 yaşındayken ayrıldılar. Baba sevgisi görmediğim için doğal olarak sevgi arsızıyım. Bu yüzden terk edilme korkusu tabii ki var. Ben istiyorum ki tüm sevgisini bana versin. Arkadaşı ile görüşmesini istemiyorum mesela. Erkek arkadaşım tam bir gece gezgini. Ama artık onu da uslandırdım. Ona çaktırmıyorum, uslandın falan demiyorum, ters tepmesin diye... Ama uslandı. Evde televizyon izliyoruz beraber.
     
O sizi kıskanıyor mu? Arkadaşlarınızla görüşüyor musunuz?
     Kız arkadaşım hiç yok benim. İzmir’den geldiğimden beri hiç kimseyle samimi olamadım. Can’a diyorum ki, "Sen şimdi benim kız arkadaşım olacaksın. Kızmayacaksın ama". Kız arkadaşımmış gibi kıyafetlerimi tek tek giyip gösteriyorum. "Hadi şimdi dedikodu yapalım" diyorum. Hiç tanımadığı insanların dedikodusunu yapıyorum ona. Dinliyor, "Hı, hı..." diyor.
     
Boşandı mı Can Tanrıyar?
     Evet. Ama o konulara hiç girmek istemiyorum. Daha yeni bitmiş bir olay. Arada çocuklar var.
     
Çocuklarla aranız nasıl?
     Çocuklarla daha görüşmedim. Kaldı ki zaten onlar benim röpotajımda kendilerini okumak istemezler. İlişkimizi konuşalım ama onun özel hayatına girmeyelim.
     
Peki... Evlilik düşünüyor musunuz?
     Evlilik için daha çok erken. Çünkü yemek yapmayı hiç bilmiyorum. Yeni yeni öğrenmeye çalışıyorum.
     
Televole’yi nasıl buluyorsunuz?
     Çok dobralar. Ben rüküşmüşüm. Rüküşüm, biliyorum. Bir senedir onların programında rüküşüm. Düşünün,ben mankenlik yapıyorum. O kadına rüküş diyorlar, başka manken olsun diyen firmalar da oluyordur mutlaka.
     



 CUMARTESİ


Baklava da zeytinyağlı yapılıyor
‘Deterjan köpüğü olmak istemiyorum’
Ve Gülhane kapandı!
Nefret: Yalancılar mikrofonu bıraksın!
Ne var, ne yok?
ARANIYOR...
Dominant domine
Bu yazıyı "uçkurlarıyla bozanlar" okumasın
"Madem anne var, kanıtla o zaman..."


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet