09 Eylül 2001 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




Arkadaşını gönderme!

Gitmek artık meşrudur. Bu düşkün ülke derhal terk edilmelidir. Zaten bu toprakların size hiç iyiliği dokunmamıştır ki! Haydi topla bavulları, böylesi daha iyi!

ODTÜ Psikoloji mezunu, şimdi San Fransisco’da otoparkçılık yapan arkadaşıma...

     Bu ülkenin sana hiç iyiliği dokunmadı. Sen hayatta kalmakla yaşamak arasında bir fark olduğunu unuttun epeydir. Doğduğundan beri betonarme bir hayat! Hayal etmek aptallık, aşık olmak "tuzağa düşmek", çalışmak enayilik, düşünmek yıpranmak olunca... Yaşamak, hayatı sündürmek ise eğer... Öyle ise, gitmek meşrudur artık. En iyisi kaçıp kurtulmaktır.
     Sen yeterince alttan aldın bu ülkeyi. Yapmadığını bırakmadı sana. Yine de olur yanına baktın sen. Orasından tuttun, burasından; öyle bir ülke ki neresinden tutsan elinde kalan. Hiçbir şey cezasız kalmadı; yeteneğin, aklın, heyecanın, iyiliğin, dürüstlüğün kimsenin gözünden kaçmadı. Görüldüğü yerde icabına bakıldı; ezildi, biçildi. Şimdi artık gitme vakti!
     
Bir Tunus ninnisi
     "Kızım büyüyecek / Bileziklerini satacak / Uzak ülkelere gidecek"
     Bir Tunus ninnisi bu. Uzakların; iyi, güzel anlamına geldiği bir ülkenin bebekleri böyle uyutuluyor işte. Bizim kuşağımız da böyle mi uyutur bebeklerini acaba? Ne de olsa hayat artık burada oturmuyor ya... Ne de olsa artık ne bostan kaldı ortada, ne dana ne de lahana!
     Ekonomi dergilerinde, gazetelerde yayınlanan dizi dizi kaçış planlarına bakınca... Sadece kaçamayanların kaldığı bir ülke olacak burası yakında. Başka bir ülkede yaşayamayacak kadar eğitimsiz, kaçamayacak kadar yaşlı, kurtulamayacak kadar "enayi"... Yaşama taklidi yapan, hayatta kalmayı yaşamak sananların bulunduğu bir yarı açık cezaevi!
     
Kalpleri arada kalıyor
     "Ah! Bu hayat çekilmez / Ah! Bu hayat çekilmez / Sen olmasan canım / Bu çile çekilmez!"
     Melih Kibar’ın "Yadigar" albümü çalıyor. Herkes bir bir gidiyor. Onlar olmadan hiç çekilmiyor.
     "Bende bu cehennem gibi yürek olmasa..."
     Malum, yeni döndük Milliyet tırı ile çıktığımız "arazi"den. Burnumuza kadar inanılmaz ve komik hikaye ile doluyuz. Gazetede yazılamayacak şeyler de var; o sebepten arkadaşlara hasretiz. Amerika’dan, İspanya’dan, Fransa’dan telefonlar geliyor; internetten izlerlermiş meğer. Çapır çupur anlatıyorum "olmaz olmaz deme olmaz olmaz" Türkiye hikayelerini. "Neyse ki buradayız" ile "Ah orada olsak şimdi" arasına sıkışıyor kalpleri. "Arkadaşını gönderme!" diye bir kampanya başlatmaktan bahsediyorum... Parça parça dökülüyor "kardeş kalplerinin" simleri. Arkadaşını gönderme! Arkadaşlarını gönderme! n
     
İşte gitme gerekçesi
     Beni sürekli hançerliyorlar
     Bugünümü, dünümü ve yarınımı
     Ama biliyor musun
     Bugün kalbime çok yaklaştı
     
     (Bu şiiri gitmekten bahseden 15 yaşında bir kız yazdı.)
     
     ecetem@hotmail.com
     




 SAYFA BAŞI 





Melih AŞIK
Cim bom bommm...

Fikret BİLA
Anayasa değişikliği

Hasan CEMAL
Konya’da krizin ve susuzluğun darbesi

Can DÜNDAR
Yarın

Abbas GÜÇLÜ
Üniversite değiştiriyor

Derya SAZAK
Basketin ödülü, 500 kadro

Meral TAMER
Ericsson’da büyüme out, kârlılık in

Ece Temelkuran
Arkadaşını gönderme!

Tamer HEPER
Veraset ilamında görülmez

Metin TOKER
Kıbrıs işi Vatikan'da halledilir!

Güngör URAS
İş ilanları azaldı iş arayanlar çoğaldı

Serpil YILMAZ
Uyanışın şehri olacak...

M. Ali Birand
Nefesimizi tuttuk bekliyoruz

© 2001 Milliyet