13 Eylül 2001 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




O kadın niye sevindi?

     New York'taki kıyametin ardından gelen görüntü yağmuru içinde 2 kadın dikkatimi çekti:
     Biri Lübnan'daki Şatila mülteci kampında kutlama gösterilerine katılan siyah peçeli, kocaman gözlüklü, şişman bir Filistinliydi. Neşeyle el çırparak zılgıt çekiyordu.
     Öbürü, New York'ta bir bardaydı. Ekrandaki dehşet görüntülerini izlerken ağzından şu sözler döküldü:
     "Tanrım! Bunun benim şehrim olduğuna inanamıyorum. Beyrut gibi..."
     
     * * *
     
     Biri sadece kendi başına gelir sandığı felaketin, başına gelenlerin sorumlusu olarak gördüğü ülkenin başına gelmesinden mutluydu.
     Öbürü, sadece uzak kentlerde, tanımadığı insanların yaşamasına alıştığı trajediye kendi evinde tanık olmanın dehşeti içindeydi.
     Savaşın kökeninde belki de bu 2 kadın arasındaki kapanmaz mesafe yatıyor:
     Bir yanda dışlanmışlığın yarattığı öfke, öte yanda "Böyle şeyler ancak Kudüs'te Beyrut'ta olur. Bana dokunmaz" kibiri...
     Ne yalan söyleyeyim, bardaki Amerikalı kadını izleyince "binlerce ateşböceği" benzetmesi döküldü ağzımdan... Iraklı bir TV muhabiri New York faciasını böyle süsleyerek anlatsa, Bağdat bombardımanını heyecanlı bir film gibi izleyen Amerikalılar bunu aynı kayıtsızlıkla seyredebilirler miydi acaba?..
     
     * * *
     
     Amerika, şimdi mahallenin bütün haylazlarını patakladıktan sonra nereden geldiğini bilmediği bir yumrukla yere yapışan ve yattığı yerden "Bana ha..." diye sinirlenen kof bir çocuğu andırıyor.
     Yaralı dünya devi, düşmanını bilmediği bir savaşa hazırlanıyor.
     Son 50 yılda hangi ünlü istihbarat servisinin, kimlere komünizme karşı gerilla savaşı ve bomba eğitimi verdiğini, kimleri kargaşa yaratma konusunda yetiştirdiğini düşünmüyor.
     Kimlerin Afganistan'da Rusları durdurmak için binlerce Bin Ladin yetiştirdiğini aklına bile getirmiyor.
     Sadece saldırıyı alkışlayanları düşman belliyor.
     Dünyayı "uygar olan", "uygar olmayan" diye ayıran hamasi demeçler veriyor.
     Herkesi "uygarlar" safına katılıp "terörist avı"na çıkmaya çağırıyor.
     Bu tavır, dünyanın en kozmopolit kenti sayılan New York'ta hasmane duyguları besleyebilir. Terör paranoyası yeni bir McCarthizm'e yol açabilir. Sistemin vidaları sıkılabilir, "ulusal güvenlik" konseptiyle savunma harcamaları artırılıp özgürlükler kısılabilir.
     Acı bir benzetmeyle, 11 Eylül'de yaşanan terör, 12 Eylül'de militer bir yapının kapısını açabilir ("Bizim çocuklar yaptı" mı demişlerdi?)
     Ama bu yeni savaşta eski soğuk savaş taktikleri tutmayacaktır.
     
     * * *
     
     Saldırılan hedefler "uygar" denilen dünyanın yapısal simgeleri, globalizmin tapınakları...
     Saldırıdan sonraki sevinç çığlıkları ise yeni dünya düzeninden pay alamamış bölgelerden geliyor.
     Bu görüntü, 3. binyılı kana bulayabilecek bir kutuplaşma sinyalidir.
     Yeni çağ, yeni bir dünya algılayışını, yeni tehdit değerlendirmesini ve ona uygun bir yapılanmayı dayatıyor.
     Tehdit "komünizm" değil artık; tek başına "terörizm" de değil.
     Yeni tehdit, "globalizm" sonrası dünyanın arka bahçesinde birilerinin, çağımızın en vahşi saldırısına alkış tutmasına yol açan derin dışlanmışlık duygusu, eşitsizlik kaygısı ve buradan doğacak kanlı isyan dalgasıdır.
     Buna karşı düzenli orduların, dev istihbarat örgütlerinin yapabileceği bir şey yok. Saldırıyı nefretle kınamamız da yetmiyor.
     Dünyayı "uygarlar" - "uygar olmayanlar" diye sınıflandırmaksa ancak uçurumu derinleştirmeye yarıyor.
     İnsanlığın önünü açacak başarı, globalleşen ve özgürleşen dünyada o 2 kadının kendilerini aynı yerkürenin benzer olanakları paylaşan 2 eşit yurttaşı olarak hissetmesinde ve refahtan hakça pay almasındadır.
     Umarım bu feci olay, bunun yolunu açar.
     
     candundar@superonline.com
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Terörde yeni dönem

Melih AŞIK
Aydınlı tek tek oynar...

Fikret BİLA
Ankara'daki hava

Hasan CEMAL
Teröre karşı birleşik cephede omuz omuza!

Yılmaz ÇETİNER
Taksi şoförü kadın ayda 6 bin mark kazanıyor

Güneri CIVAOĞLU
Salıverilen cin

Can DÜNDAR
O kadın niye sevindi?

Sami KOHEN
Ertesi gün...

Mehmet Y. YILMAZ
Kendinden kuşkulanmayana ne mutlu!

Tuncay Özkan
Amerikan güvenlik sistemi neden çöktü?

Derya SAZAK
The Day After

Meral TAMER
Wall Street Journal okuyan teröristler

Güngör URAS
İncir değil makine

Serpil YILMAZ
Aydın’lık bir yol var!

M. Ali Birand
Yeni bir dünya kuruluyor

© 2001 Milliyet