İnsanlarla dolu uçaklar, insanlarla dolu binaların içine dalıyor. Heybetli gökdelenler, iskambil kağıdı gibi yerle bir oluyor.
Amerikan korku filmlerine taş çıkaracak görüntüler, 48 saattir tüm dünya televizyonlarında birbirine benzer yorumlarla yer alıyor. Bir gerçek var ki, artık hiçbir şey 48 saat öncesi gibi olmayacak. Sadece Amerikalılar için değil tüm dünya için. Hepimiz için.
Evet, Amerikan rüyası ya da Amerikan yüzyılı bir terörist saldırıyla noktalanmış oldu. Ama The Guardian gazetesi ekonomi editörü Larry Elliot’ın dediği gibi bu teröristler, geçmişin mürekkep yalamamış intihar komandolarına hiç benzemiyor. Tam tersine dünya borsalarını yakından takip eden, sıkı Wall Street Journal izleyicisi gibi duruyorlar. Bu saldırının uluslararası mali sistemin en zayıf olduğu, dünya borsalarının düşüş rekorları kırdığı, Japon Borsası’nın son 17 yılın en düşük düzeyine indiği günlere denk gelmesinin de raslantı olmadığı belirtiliyor.
Saldırıdan bu yana ünlü ekonomistler TV ekranlarında, ekonomik durgunluğun dünya çapında derinleşmesini önlemek amacıyla güvence vermeye çalışıyorlar. Amerikan Merkez Bankası Federal Reserve’in Başkanı Alan Greenspan’in ardından, Avrupa merkez bankaları başkanları da peş peşe, piyasaların talep ettiği likiditenin tümünü karşılayacaklarının teminatını veriyorlar. Yani gerekirse onlar da para basacaklar. Yeter ki ABD’li ya da Avrupalı tasarruf sahibi, bankalara hücum edip de parasını çekmeye kalkmasın. Nitekim bu açıklamaların ardından dün öğle saatlerinde Avrupa ve ABD’de piyasaya gerekirse toplam 80 milyar dolar likidite pompalanabileceğini öğreniyoruz.
Yıllardan beri belini doğrultamayan altına gelen talebin, saldırı sonrasında aniden artmış olması da bankacıları ürkütmüş olabilir.
Bu arada Amerika’nın Ortadoğu’ya misilleme yapması halinde, petrol fiyatlarının yükselebileceğini de hesaba katmak gerek tabii.
Zaten belirsizliğin hakim olduğu bir dünyada yaşıyorduk. Önceki günkü saldırıyla bu belirsizlikler katlanarak artmış oldu. Dahası hepimiz pamuk ipliğine bağlı bir dünyada yaşadığımız duygusuna kapıldık.
Bakalım insanlar, bu yeni duruma dünya çapında nasıl tepki verecek? Tüketici davranışları piyasaları ne yönde etkileyecek?
(Küçük bir hatırlatma: Amerika’da borsalar uzunca bir süredir tepetaklak gittiği halde saldırı öncesine kadar halk, tüketim alışkanlığını eskisi gibi sürdürdüğü için ekonomi ayakta duruyordu.)
ABD Merkez Bankası’nın gerçek sahibi kim?
ABD Merkez Bankası Federal Reserve’in (FED) devlete ait olmayıp büyük özel bankalar tarafından kurulmuş olduğunu da bu saldırı vesilesiyle öğrenmiş oldum. Saldırı sırasında Londra’da bulunuyor ve sadece yabancı kanalları izliyor olmasaydım, bu önemli ayrıntıyı yakalayabilir miydim bilmiyorum? Ama sanıyorum Türkiye’deki ekonomi uzmanlarının çoğu için de, ABD Merkez Bankası’nın sahibinin özel bankalar olduğu yeni bir bilgidir.
Bankanın Başkanı Alan Greenspan, saldırının hemen ertesinde piyasanın talep ettiği likiditenin sonuna kadar karşılanacağını açıklayınca, değişik TV kanalarında bu açıklamaya ilişkin değerlendirmeler yapıldı. Ve bir Amerikalı uzman gayet net bir biçimde Federal Reserve’in, Chase Manhattan ve Citibank gibi ABD’nin büyük özel bankalarının ortaklığıyla kurulduğunu ve tasarruf sahiplerinin ABD bankalarına hucüm ihtimaline karşı, özel bankaların da FED’den bu yönde bir talepte bulunmalarının doğal olduğunu anlattı.
Bu arada faizi gıdım gıdım (0.25) indiren ABD Merkez Bankası’nın, piyasaya birden büyük miktarlarda para pompalamasının, ekonomiyi canlandırabileceği yorumları da yapıldı.