Çağımızda şirketlerin en önemli varlıkları nitelikli çalışanlar. E-learning, deneyimli çalışanların şirkette tutulması konusunda da avantaj sağlıyor.
Günümüz iş hayatında şirketlerin üç büyük çıkmazı bulunuyor. Bunlardan ilki çalışanları kendine çekebilmek, ikincisi onlara gerekli eğitimi verebilmek ve de en önemlisi entelektüel sermayeyi şirket içerisinde tutabilmek. Yeni milenyumun iş gücü yapısını genel olarak değerlendirdiğimizde, bir işten diğerine atlayan çalışanların görüldüğü tespiti pek de yanlış olmaz. Tüm bu sorunların uzun dönemdeki çözümü ise e-öğrenme, orijinal adı ile e-learning’de saklı.
1999 yılında ABD’deki şirketlerin çalışanlarını eğitmek için 63 milyar dolar harcadığı ve bunun 3 milyar dolarlık kısmını e-öğrenme’in aldığı gözönüne alınırsa Türkiye’de de şirketlerin artık e-öğrenmenin ne olduğunun farkına varmaları gerektiği ortaya çıkıyor.
Peki nedir bu e-öğrenme. Ülkemizde genelde bankaların bilgisayar teknolojisi ile tanışmasının ardından personeline IT eğitimi vermesiyle başlayan bu süreç bir süre sonra büyük şirketlerde yönetimden, satışa, pazarlamadan tüketici hizmetleri alanına kadar çalışanlarına şirket için eğitim vermesi ile devam etti. Bu yaklaşım internet ve web’in gelişimi ile e-learning diğer adı ile e-öğrenme adını aldı.
E-learning şirketlere ne gibi avantajlar sağlıyor
1. Anında öğrenme
Kritik bilginin uygulanması ve gerçek zamanlı öğrenme e-öğrenme ile mümkün. E - öğrenme ile bir bilgi gerekli olduğunda dosyaların içerisinden çıkarılıp yeniden düzernlenmesi gereklilği ortadan kalkıyor. Internetin bilgiye erişimde devrim yarattığı söylenirse e-öğrenme’nin de eğitim alanında bir devrim yarattığını ifade etmek yanlış olmaz
2. Ögrenen odaklı eğitim
E-öğrenme öğrenmenin odağını eğitmen odaklıdan ögrenenen odaklıya çeviriyor. Bu da esasta eğitim ve öğrenmenin nasıl yapılması gerektiğine bir ayna tutuyor. Öğrenim alanın profesyonel sorumlulukları ve yeteneklerine göre biçimlendiriliyor ve ihtiyaçlara göre konu ile ilgili uygulamalar yaratıyor.
3. Çalışanları şirkette tutar
Çağımızda şirketlerin en önemli varlıklarının bilgili çalışanlar olduğu bir gerçek. Bu anlamda küresel çapta vasıflı elemanlar bulmak büyük bi sıkıntı. Eldeki deneyimli çalışanları şirket içinde tutmak ise çaba gerektiriyor. Çalışanların şirketlerini terketmelerindeki en büyük etken, şirketin kendilerini geliştirme konusunda yetersiz olduğu görüşü. E-öğrenme sadece çalışanların istekleri doğrultusunda beceri ve bilgilerini geliştirmeyi amaçlamıyor. Aynı zamanda talebe dayalı ögrenim yaratıyor.
4. Kişiselleştirilmiş öğrenme
Etkin bir e-öğrenme sistemi kullanıcının öğrenme biçimini, işinin içeriğini, kariyer amacını, o anki bilgisini ve kişisel üstünlüklerini belirleyerek işleyişe geçer. Böylece bireysel öğrenme stilleri yaratarak, kişiye özel eğitim sağlar.
5. Sahiplilik yaratır
Çalışanlar e-öğrenme ile kendi eğitimlerinden kendilerini sorumlu hissederler. E-öğrenme kişiye kendi öğrenme sürecini yönetme ve planlarını geliştirme olanağı sağlar.Bu da çalışanın iş yerinde kalmasına yol açar.
6. Deneme imkanı sunar
Genelde uygularak öğreniriz. Bu açıdan e-öğrenme her bir öğrenme deneyimini içeriği ile deneme imkanı sunar.
7. İşbirliği
E-öğrenme ile oluşturulan forumlarda ortak tartışma ortamları yaratılır ve problemler oluşturulan sohbet odalarında iş birliği ile çözümlenir. Etkin öğrenmenin en iyi yolu işbirliğidir.
8. Her zaman her yerde
Klasik bir öğrenme çok maliyetlidir. Şirketin klasik eğitim için gerekli ortamı yaratması, kaynak sağlaması hatta çalışanları eğitimin yapılacağı yere ulaştırması gibi bir çok alanda harcama yapması gereklidir.
9. Maliyet avantajı
E-öğrenme’de maliyet ve sonuçlar her bir öğrenen üzerinden ölçülebilir. Bundan daha önemlisi çalışanın dahas az zamanını alarak para açısından büyük avantaj sağlar.
10. Yatırım dönüşü ölçülebilir
E-öğrenme öğretilenlerin ölçülmesini sağlar. Şirketler işleyişi izleyecek sistemler kurarak sonuçları raporlayabilir. Hem çalışan hem de iş veren açısından yatırımın getirisi ölçülebilir.