FELAKETLER nasıl haber yapılmalı? Özellikle görüntülü yayınlarda, TV'lerde... Ezilmiş, parçalanmış insan vücutlarını, toplu panik manzaralarını, kan göllerini ekrana getirmek doğru mu, yanlış mı?
ABD'deki terör felaketinde bellibaşlı Amerikan TV'leri bunu yapmadı.
Hatta "yapalım mı?" diye tartışmamışlar bile.
CNN International'in Haber Merkezi'nde başka bir konu tartışılmış: "Amerika saldırı altında" başlığını kullanalım mı, kullanmayalım mı? Kullanmaya karar vermişler. CNN haberleri bu başlıkla yayımlanıyor.
CNN yayınlarının bir özelliği daha: Kamuoyunda işaretleri görülen anti İslam ve anti Arap duyguları kışkırtmıyor, aksine Arap yazarlardan da görüş alıyor.
Tam habercilik yapılıyor ama kanlı görüntüler verilmiyor.
* * * TÜRKİYE'DE TV Yayıncıları Derneği Başkanı Nuri Çolakoğlu 10 TV kanalının onayıyla bir bildiri yayımladı. Böylesine büyük bir felaketi haber yaparken Amerikan TV'lerinin "halkı korkutacak, paniğe düşürecek görüntüleri, kanlı cesetleri, olay karşısında şok geçirip kendini yerden yere atanları..." ekrana getirmediğini hatırlatıyor.
'Medya ordusu'nun oraya koşup kurtarma çalışmalarını engellemediklerine de dikkat çekiyor.
Evet, güvenlik güçleri olay bölgesini çembere aldılar, kimseyi sokmadılar. Bu doğru ama TV'ler uzak yüksek binalara yerleşip "zum" yaparak kural delmeye de kalkmadılar.
Konuyu CNN TÜRK Haber Koordinatörü Çiğdem Anat'a sordum; şunları söyledi: - Doğru, biz de böyle yayın yapıyoruz. Ama farklı olaylarda farklı öncelikler olabilir: Bosna'da pazaryeri bombalandığında, bebekler öldürüldüğünde, çırpınan insanları, yaralıları, kanlı cesetleri göstermeyecek miyiz? Depremdeki insani faciaları göstermekle kötü mü ettik?! Evet bir de işin bu yönü var.
* * * FELAKETLERİ haber yaparken, Çiğdem Anat'a göre haberde gerçekçiliğin yanında, "toplumsal sorumluluk" bilinciyle hareket etmek gerekir. Moral bozmaktan, panik yaratmaktan, duyguları kışkırtmaktan, küçükleri olumsuz etkileyecek görüntülerden, belirli kesimlere karşı husumet yaratıcı yayınlardan mutlaka sakınmak lazım.
Ama Bosna gibi olaylarda, vahşeti dünyaya göstermek gerekir. Bu yayınlardan bir toplumsal düzenin bozulması, kitlelerin paniklemesi söz konusu olmaz zaten.
Deprem ve diğer doğal afetlerde, toplumsal yardımlaşma duygularını güçlendirecek şekilde, insani dramları ekranlara getirmek gerekir. Deprem felaketinde Türk medyası faciayı tam yansıtarak hem kamu görevlilerinin hem toplumsal yardımlaşma duygusunun harekete geçmesinde olumlu bir işlev yapmıştır.
Başka olaylarda medyamızda zaman zaman ve bazı yayınlarda ölçünün kaçırıldığı, abartı, animasyon, duygu sömürüsü, dehşete düşürme gibi yollara sapılarak olayın tanınmaz hale getirilebildiği de bir gerçek.
Herhalde mesleki objektiflik kuralı ile toplumsal sorumluluk bilinci felaket haberlerini verirken temel ölçü olmalıdır.