İzmir, artık kokmuyor. Kordon Boyu'nu geçip de Bornova sapağına vardıktan sonra, yıllarca kokudan burun direğimiz kırılırdı.
Bu ağır ve pis koku, esintilerle dalga dalga kente ve Karşıyaka'ya uzanırdı.
İlk kez, sessiz sedasız, süratle çözüm üretilmiş ve sonuç alınmış. İzmir'in dinamik Belediye Başkanı Ahmet Piriştina anlatıyor: "Dere ağzındaki 200 hektarlık alan, pislik döküle döküle bir dışkı bataklığına dönüşmüş. Buram buram koku üretmiş.
İşte o geniş alana jeo tekstil diye anılan ve suya geçirgen bir plastik kapladık. Koku yüzeye çıkamıyor.
Ayrıca... Derenin ağzından da bir sapma yapılarak yeni döküntülerin suya akmasını önledik.
Arıtma tesisleri de kısmen devrede.
Yüzde 70 temizlenme sağladık.
Yıl sonunda yüzde 90'a ulaşılacak." Körfez sularında yeniden balıklar yüzmeye ve martılar dolaşmaya başlamış.
Kervanda ilk gün
İlk durağımız İzmir. Konuştuğum İzmirliler "hortumsuz, vurgunsuz bir Türkiye" özlemine odaklanmış. "Körfezdeki arınmayı İzmir'den başlayarak yurt geneline yaymak" istiyorlardı.
İşsizlik, geçim ve diğer sorunlarının "katılımcılık, şeffaflık, siyasi yapılanmada değişim" ile köklü çözümleri gerektirdiğinin bilincindeler.
Tüm Televole zihniyetine karşın ekranlar, gene de Türkiye'nin kendini sorguladığı aynalar. Ve toplum, bu sorgulamanın büyük halk jürisi.
İyi ve kötü Vali Alaaddin Yüksel, "İZMİR GİBİ İZMİR" diye bir kitapçık yazmış. İzmir rüyasını yansıtmış...
Ondan aldığım izlenimler şöyle...
Her yıl 2 Bolu, İzmir'e konuşlanıyor.
Göç seli, eğitim, sağlık sektörü ve ulaşımda daralmalara neden oluyor.
Ciddi çalışmalara ve yapılanmalara karşın daha mesafe alınması gerekiyor.
Diğer sorun turizm... THY, Adnan Menderes Havaalanı'nda pasaport işlemlerini kaldırıp İstanbul aktarmalı turizme geçince, turist sayısı büyük ölçüde azalmış.
Şimdi bu yanlışlığın giderilmesinin yanı sıra, 5 bin yıllık İzmir'in turistik, tarihi ve doğal potansiyelleri hayata geçiriliyor.
Ayrıca... Başkan Piriştina'ya da işaret edeyim.
Deniz doldurularak yemyeşil bir kordon yaratılmış. 250 hektarlık bir alan ticaret ve sanayi için yapılanmaya açılıyor.
Vapur, tren, metro üçleminde tek biletle toplu taşımacılık yapılmakta.
Trafik büyük ölçüde rahatlatılmış.
Çevre yolu yapılmakta... Liman kapasitesi arttırılıyor.
Yeşil kalkınma
Evet... Sanayi zorlanıyor ama ayakta.
Esnafta yaprak dökümü sürüyor.
İşsizlik var.
Fakat başka görüntüleri de yansıtayım. İzmir çevresi, organik tarımın merkezi...
Ayrıca... İzmir'in bütün çevre ilçelerinde organize ve tek sektöre dayalı 31 sanayi sitesi kuruluyor. 2010 yılı için hedef; 14 bin fabrika ile Ege'de fert başına 15 bin dolar milli gelir, 25 milyar dolar da ihracat... Bu çabalar için Ege sanayicisi, devletten tek kuruş istemiyor. İzmir yöresi "Po Ovası" gibi geliştirilmekte.
Vadeli işlemler borsasının İzmir'e kurulması ve bilişim alanında üretim yapacak olan Teknopark, yepyeni olanaklar.
Yabancı sermaye umut verici.
Bu yıl 650 milyon dolarlık dış sermaye gerçekleşti. İzmir, bütün dönüşümlerin ilk işaretlerini verir.
Körfezin arınması ve arınmanın İzmir'den Samyeli ile yurda yayılması mesajı ve de ekonomide ufuğun ağaracağı yolundaki göstergeler, lego parçaları gibi biraraya getirilmeli, yorumlanmalı.