New York kentinin ABD’nin gayri safi yurtiçi hasılası (GSYH) içindeki payının % 6 olduğu açıklandı. Demek ki Amerika’nın 10 trilyon dolarlık GSYH’si içinde 600 milyar dolarlık bir rakamdan bahsediyoruz.
Türkiye’nin 200 milyar dolar sınırında seyreden milli gelirinin, şubattaki devalüasyonun ardından bu yıl sonu 150 milyar dolar mertebelerine ineceğini düşünürsek, bizim GSYH’nin 4 katı ediyor. Ama kalbinden vurulan New York için de 600 milyar dolarlık GSYH üretmek artık gerçekci değil.
Saldırıdan önce de Amerikan ekonomisinin yılın 2. yarısında büyümesi, zaten beklenmiyordu. Saldırının ardından ise % 3 mertebelerinde bir küçülme telaffuz edilir oldu. New York kenti içinse bu küçülmenin % 3’ten daha yüksek oranlara ulaşması bekleniyor.
Sadece ABD’nin değil, dünyanın da nabzının attığı New York’un ne kadar sürede toparlanabileceği, biraz da 5 gündür yersiz - yurtsuz kalan Manhattan göçmenlerine hangi hızla başlarını sokabilecekleri güvenlikte büro mekanlarının bulunabileceğine bağlı.
İkiz kuleler, iki ay önce 3.2 milyar dolara satılmış
70’li yılların başında inşa edilen Dünya Ticaret Merkezi’nin ikiz kuleleri daha iki ay önce 3.2 milyar dolara Manhattan doğumlu avukat Larry Silverstein’a satılmış. Satış bedelinin % 20’si olan 636 milyon doları peşin yatıran Silverstein’ın, her yıl 115 milyon dolar nakit artı kira gelirleriyle borcunu ödemesi gerekiyordu. Şimdi bu ödemeler ne olacak?
Özelleştirme kapsamında satışı gerçekleştirilen ikiz kulelerin önceki sahibi New York Liman Müdürlüğü’ymüş ve satış epey tartışmalı bir sürecin ardından yapılabilmiş. Nihai imzaların atılmasından 5 gün önce Silverstein, kuşkulu bir trafik kazası geçirerek hastaneye kaldırılmış, hatta son müzakereler hastanede sürdürülmüş.
Londra gökdelenden vazgeçiyor
Gökdelenler, teröristlerin saldırısına her zaman açıktı. Ama ancak saldırı gerçekleşince bir anda gözden düşüverdiler.
New York’un simgesi Empire State Building, saldırının ardından hızla boşaltılabildi ama insanlara "dönün" denildiğinde aynı hızla doldurulabilecek mi?
İngiltere’de Tony Blair’in iktidara gelmesinin ardından başkent Londra’da gökdelenler için bir bölge belirlenmiş, hatta 1 - 2 gökdelen yükselmeye başlamıştı. İkiz kulelere saldırıdan sonra yeni gökdelenlerin yapılmasından vazgeçilebileceği belirtilirken, yatay bir kent olarak belleklere yerleşmiş Londra’nın kent kimliğinin de böylelikle korunmuş olacağı kaydediliyor.