Neşeli incirin ve çın çın üzümün, antik matematiğin yurdu topraklardan geçip Manisa’ya. Şıkırdayan kızların diyarına...
Kendi seslerinden korkmaz bu topraklarda kadınlar. Onlar, Anadolu’nun bereket tanrıçası Kibele’nin kızları; sorularında da cümlelerinde de sesleri yüksek çıkar. Antik matematiğin ve şiirin topraklarında şimdiki zamanda dizlerinin üzerinde liseli, ekoseli etekler... Neşeli incirin, çın çın üzümün ve ışıklı zeytinyağının çocukları olarak şıkır şıkır konuşmaktalar. Ama işte birden...
‘İşe yaramaz çocuklar’
Küçük şehirlerde büyük sorunlara çözüm arayan birçok insan gibi, eski İlerici Kadınlar Derneği üyesi bir hanım gençlerden yakınıyordu:
"Okumuyorlar, düşünmüyorlar ve ülkelerini sevmiyorlar!"
Yandı yakındı ve en sonunda 18 yaşındaki Aysel patladı:
"Siz ne yapıyorsunuz? İyi ki bir 68 kuşağı vardı. Her şeyi 68 kuşağı yaptı. Hep aynı şeyi söylüyorsunuz: ‘Siz hiçbir şey yapmadınız!’. Biz çünkü hepimiz işe yaramaz çocuklarız, değil mi?"
Bu bol kadınlı, bol gerilimli konuşma gerekli olan Anayasa değişikliklerine varıyordu ki...
Manisa’dan kurtulmak
Dalyan gibi iki genç kadın. İstanbul’da okuyorlar. "Küçük şehirlerine" sıkıntılı bir yaz tatili için dönmüşler. Onlar daha sakin hakikatleri söyleyecektiler. Gamze ve Pınar, gölgede serin serin cümleler kurdular:
"Buradaki genç insanların tek bir hedefi var: Manisa’dan kurtulmak!"
İstanbul’a mı yani? Kaybolmanın ve var olmanın merkezine mi?
"Önce İstanbul’a. Ama artık o da kesmiyor kimseyi. Daha uzağa, Kanada’ya..."
İzmir’e gitmek? O artık bir seçenek değil mi?
"Zaten burada yaşayan genç insanlar İzmir’de yaşar gibi davranır. Orası bizim sahil mahallemiz gibi. Burada oturulur, orada yaşanır."
Toprağın intikamı
Toprak, siner insanın üzerine. Daha doğarken, o topraklarda yaşanmış olanların tarihi kazınır omurganıza. Manisalı insanların kısa omurga tarihinde de (şahsi kanaatimce) en büyük çevreci Türk Anarşistlerinden Tarzan’ın, bu topraklardan çıkmış Kibele’nin, büyük ve deli matematikçilerin, en büyük düşünürlerin ve şairlerin nakışı var. Ama işte intikam alır toprak.
Manisa’da tel örgülerle çevrilmiş Kibele, çöplük alanı olmuş ağlayan kaya Niobe, bir yaşam biçimi olarak algılanmayıp heykeli dikilerek taşlaştırılmış Tarzan, bunların hepsi intikam alır. Bu bereketli topraklarda bile hayat kurur nihayetinde. "Bu gençler işe yaramaz" diye düşünenler vardır belki. Ama "Manisalı Çocuklar" da intikam alır. Manisalı Çocuklar... Hatırladınız mı?