15 Eylül 2001 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




Gel de, James Bond’u arama!

     Günlerdir dünya sanki televizyonlarda bir James Bond filmi seyrediyor. Bunda iki eksik var; bir, James Bond'un kendisi; bir de, "gizli ajan"ı olduğu İngiliz MI6 haberalma örgütü. - James Bond'un ne kadar "gizli ajan" sayılması gerektiği de tartışılır ya; zira kendini hemen, elini uzatıp "Adım Bond.. James Bond" diye takdim eder -.
     Eksiklik, olayda gayet dramatik tarzda hissedilmektedir. Eğer Ian Fleming'in eserinde yaşansaydı tertibi MI6 derhal haber alırdı ve patronu, James Bond'u onun tertipçisi üzerine gönderirdi. Martinisini cin ile değil votkayla içmeyi seven, güzel kadınlar amatörü "gizli ajan" da "kötü adam"ın izini sürüp yuvasına girer ve orayı başına yıkardı. "Dr. No"da olduğu gibi..
     Halbuki televizyonlarda gösterilen - defalarca - Amerikan kapitalizminin New York'taki "gurur anıtı" Dünya Ticaret Merkezinin ikiz kulesinin teroristler tarafından yerle bir edilmesi oldu. "Kötü adamlar"ın ne zaman ve nasıl cezalandırılacakları ise bilinmemektedir. Amerikan haberalma örgütleri MI6 kadar meharetli çıkmamışlardır; intikamın alınması da acımasız, fakat zarif bir ajandan değil, acımasız ve korkunç Amerikan silahlı gücünden beklenmektedir. Hatta kimden alınacağı da henüz tesbit edilmemiştir. Terör "binlerce masum insan"ı nasıl vurduysa intikamının "başta binlerce masum insan"ı aynı akibete uğratması şaşırtıcı olmayacaktır. "Kör terör"ün kaçınılmaz sonuçudur, bu.
     Üstelik, romanlardaki "Dr. No"ların bir amaçı vardır: Daha pratik olanlar para isterler; bazıları ruh hastasıdırlar, dünya egemenliğini ele geçirmenin peşindedirler. Günlerden beri seyrettiğimiz olayda bir tek niyet akla gelmektedir: Amerika'nın cezalandırılması. Buna intikam da denilemez, çünkü intikam peşindeki, bunu alınca, bunun tam keyfini sürmek için "İşte, o benim!" diye ortaya çıkar. Olayımızda ise herkes "O, ben değilim!" telaşı içindedir.
     İş cezalandırmaya kalınca, ister istemez işaret parmakları Amerika'yı "en büyük şeytan" olarak nitelendirenlere dönmektedir. Kullanılanlar ise ancak "hayatını gözü kapalı ve cezalandırmadan başka niyet taşımaksızın vermeye hazır" fedailerden oluşacağına göre - Japon kamikazeleri öyle değildirler - bir takım insanların vicdanını böylesine bir kin ve nefretin doldurabileceği tek yer Orta Doğudur.
     "Dr. No"
nun kendisi - yani, tertibin beyni - böylelerden biri de olabilir, onlardan biri olmayabilir de.. Ama kullandığı "malzeme" oradandır, böylesine yaygın kin ve nefret ancak o bataklığın ürünüdür.
     Aranılan, "Oklahoma bombacısı" gibi birey değildir. Tertip, gayet "sofistike" bir örgütün işidir ve şeytanca hazırlanmıştır. Uygulanması için dahi uzun süre sarfedilmiştir.
     
     "Sadece düşünmek lazımdı!"
     Romanlarda ve hayal ürünü filmlerde yeni silahlar, en azından kaçırılmış nükleer bombalar, bilinmeyen imha usulleri kullanılır. New York'u vuranlar, ortada olan fakat o şekilde kullanılması kimsenin hatırına gelmemiş - bundan dolayı ona karşı tedbir alınmamış - bir araçı kullanmışlardır: Yolcu uçakları. Her gün havalarda binlercesi dolaşan, "masum taşıma araçları". Amerika'yı füzeyle vurmaya kalkışsanız, belki füze daha kalkarken yok edilirdi. Bir bombardıman uçağı Amerika göklerine yaklaşamazdı bile.. Böyle tehlikelerin tedbiri vardır. Tertipçiler düşünmüşlerdir ki acımasız kamikazelerin elinde yolcu uçakları en korkunç imha araçına dönüştürülebilir. Yolcu uçakları daha önce de kaçırılmıştı; ama hiç bu şekilde kullanılmamışlardı. Belki, bir daha da kullanılamayacaklardır: Ancak olan olmuştur. "En büyük şeytan" yüreğinden vurulmuştur.
     Bunun aynı zamanda Amerikan toplumu içine yerleştirilmiş bir saatli bomba oluşturduğu yavaş yavaş farkedilmektedir. "Ayırma yapmaksızın Amerikalı düşmanlığı", bir anda, yüreğinden vurulmuş Amerika'da "ayırma yapmaksızın İslam düşmanlığı" yaratmıştır.
     Halbuki İslamiyet artık Amerika toplumu içindeki en yaygın dinlerden biridir.
     
     Yarın: Bu, "bir milad" değildir




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Terör ve 'Müslümanlar'

Melih AŞIK
Yarım bayrak

Fikret BİLA
Asker gözüyle

Hasan CEMAL
Küresel savaşta Türkiye senaryosu!

Güneri CIVAOĞLU
Tantalos işkencesi

Can DÜNDAR
Arabadaki Kur'an

Abbas GÜÇLÜ
AÖF’ten ikinci diploma

Sami KOHEN
Post - modern terörizm

Mehmet Y. YILMAZ
Türküm, emir dinlemem, işe gitmem

Derya SAZAK
ABD’de okuyan gençler

Meral TAMER
New York’un GSYH’si Türkiye’nin 4 katı

Ece Temelkuran
Manisa’da Kibele’nin kızlarıyla...

Tamer HEPER
Bu hata çok yapılıyor

Metin TOKER
Gel de, James Bond’u arama!

Güngör URAS
Gene "oyuncu" olamayacağız

M. Ali Birand
Asıl kendimizi koruyalım...

© 2001 Milliyet