
|


Milliyet ölüm kokan topraklarda
Fırtına öncesi sessizlik
Pakistan sınırında çevremizi saran Afgan çocuklar Ladin’i konuşuyor: "Atom bombası var. Amerika’yı da yaktı. Dünyayı da yaktı. O Müslüman değil, bir şeytan"
COŞKUN ARAL
11 Eylül’de ABD’de gerçekleştirilen saldırılardan sonra, Peşaver’deki sessiz bekleyiş sürüyor. Geçmişte pazar günleri bile süren canlılık bugün yok. Kent sakinlerine göre bu, fırtınadan önceki sessizlik. Arada bir askeri uçakların havayı yırtan keşif uçuşları, yaklaşan felaketin habercisi gibi...
Bu sabah Peşaver’den Afganistan sınırındaki Hayber Geçidi’ne gitmek üzere yola çıktık. Turistik bölge olmasına rağmen, yaklaşık 5 dolar karşılığı bir izin belgesi ve yanımıza silahlı bir güvenlik görevlisi aldık. Ve Sovyet işgaliyle bölgede oluşan Afgan göçmen kampları arasında Celalabad yoluna koyulduk.
Roketatar vitrini
Yolun sol tarafında yemyeşil seraların ve bahçelerin bulunduğu hayat dolu bir görüntü, sağındaysa balçık, çinko ve taş yığınlarından inşa edilmiş; açlık, yoksulluk ve ölümün kol gezdiği Afgan göçmen kampları... Az sonra yolun iki tarafında birden birbirinden farklı alışveriş merkezlerini içine alan Tahtakale benzeri bir yerle karşılaşıyoruz. Üst katlarında Afgan restoranlarının bulunduğu bir çarşı; Birleşik Arap Emirlikleri’nden gelen elektrikli ev eşyası, TV, müzik sistemleri satılıyor. Yolun diğer tarafındaki dükkânların vitrinlerindeyse değişik türde silahlar, özellikle kalaşnikovlar ve roketatarlar var. Yüzlerce mağazada farklı türden binlerce makineli tüfek, tabanca ve roket türü silahlar, bölgenin tehlikeli durumunu yansıtıyor.
İğne atılsa yere düşmeyecek kadar kalabalık alışveriş merkezinde, bizim Mahmutpaşa’yı anımsatan görüntüler var. Ama en ilginci, üzerinde "Dünya kahramanı Usame bin Ladin" yazılı tişörtler. Bu tişörtler yaklaşık yarım dolara satılıyor.
Yol boyunca 6 asker ve polis barikatından geçiyoruz. Yaklaşık 50 kilometre sonra komşu Afganistan’ın Samş Dağları eteğindeki Torhan kentini görüyoruz. Oldukça iyi durumdaki yoldan sürekli TIR’lar geçiyor. Celalabad’a kadar uzanan bu yol, Kâbil ve Kandahar’a devam ediyor. Kâbil yolu bombardımanlar nedeniyle delik deşik haldeyken, Celalabad ve Kandahar arasındaki yol, Usame bin Ladin tarafından neredeyse bir otoban kalitesinde yeniden inşa ettirilmiş. Bilindiği gibi Bin Ladin ve babası, yıllarca Suudi Arabistan ve Körfez’in en büyük müteahhitleri olarak tanındı. Sınıra geldiğimizde, Pakistan güvenlik güçleri daha fazla ilerleyemeyeceğimizi söyleyerek bizi durduruyor. Hem Pakistan’ın hem de Taliban’ın sınır geçişlerini yasakladığını öğreniyoruz. Kameralarımızı araçta bırakıp, bulunduğumuz yamaçtan Afganistan tarafına bakıyoruz. Bu arada sınır köylerinden gelen Afgan çocukları çevremizi sarıyor. Değişik yaşlardaki Afgan çocukları, ellerindeki Afgan rublelerini bize hatıra olarak satmaya çalışıyor.
Sanem’in dramı
12 yaşındaki Sanem Can’ın ailesinin Kâbil’den olduğunu ve babasının iç savaş sırasında öldüğünü öğreniyoruz. Annesiyle sınır köyünde yaşayan Sanem Can, İngilizce konuşmayı Pakistan tarafındaki okulda öğrenmiş. Minik parmakları arasında tuttuğu Afgan paralarının üzerindeki resimlerin hikâyelerini anlatmaya çalışıyor. Afgan rupisiyse, Guiness Rekorlar Kitabı’na göre, Türk lirasından sonra dünyanın en değersiz parası. Bugünlerde 50 bin - 60 bin rupi yani Afgani 1 dolar. O bana 10 bin afgani hediye ederken ben de ona metal 100 bin liramızı hediye ediyorum.
Sanem Can birden konuyu değiştirip Ladin’den bahsediyor. "Onun atom bombası var. Amerika’yı da yaktı. Dünyayı da yaktı. Geçen hafta kumandan Mesud’u bombayla parçaladı. O Müslüman değil, bir şeytan..."
Taliban’dan sınıra Scud Afganistan’da Taliban güçlerinin, muhalif güçlere karşı tüm saldırı operasyonlarını durdurarak savunma pozisyonuna geçtikleri bildirildi.
Taliban karşıtı Kuzey İttifakı’nın Tacikistan’daki kaynaklarının İnterfaks’a verdikleri bilgiye göre, hava kuvvetleri ve hava savunma sistemini yüksek dereceli alarma geçiren Taliban, kuzeye silah ve mühimmat kaydırmaya başladı. Taliban yönetiminin saldırı ve nakliye uçaklarıyla hava savunma güçlerinin önemli bölümünün, Tacikistan - Afganistan sınırına 100 - 150 kilometre mesafede bir hat üzerinde bulunduğu ifade edildi. Pakistan istihbarat kaynakları da, Afgan yönetiminin Pakistan sınırındaki Hayber Geçidi’nin çevresinde 20 bin asker ve 300 kilometre menzilli Scud füzesi yığdığını duyurdu. Ortadoğu’da ise İran donanması limanları terk edip denize açılırken Irak da sınırlarına asker kaydırmaya başladı.
GÜNCEL


Fırtına öncesi sessizlik
Bush: Bu bir haçlı seferi
Meyhanede iktisat dersi
Müslümanlar için cihad zamanıdır!
Pakistan ikna edemedi
Rusya’dan ABD’ye istihbarat garantisi
Âlimler bölündü
'Düşman İslam değil'
İkinci uçağa füze mi atıldı?
Selçuk’un üslubu düzeyinin altında
Taliban’dan sınıra Scud
Mimar, uçakları unutmamış ama...
Kurbanlar için şarkı yazacak
İncirlik’te en hareketli gün
SAYFA BAŞI

|
|

|