
|


Sezer'den Huntington uyarısı
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, ODTÜ'de yeni öğretim yılını açarken dünyayı kuşatan "terör belası" nedeniyle Huntington'un "uygarlıklar çatışması"nı güncelleştiren eğilimler konusunda Batı'yı uyardı.
11 Eylül felaketine karşılık vermeye hazırlanan ABD'nin Usame bin Ladin'i hedef alması nedeniyle Afganistan topun ağzındaki ilk ülke. Bush operasyonun büyüklüğünden söz ederken "haçlı seferi" anlamına da gelen "crusade" sözcüğünü kullanmakla gaf yaptı. Neyse ki aynı sözcüğü 2. Dünya Savaşı'nda müttefik kuvvetler komutanı olan General Eisenhower da kullanmış ve anılarına "Crusade in Europe" adını vermişti. Böyle bir ortamda "haçlı seferi", akıl dışı niteleme olur.
TBMM dün açıldı, Dışişleri Bakanı Cem'in NATO antlaşmasının 5'inci maddesinden doğacak yükümlülükler konusunda Meclis'i bilgilendirmesi dışında başkent sakinliğini koruyor.
3'üncü dünya savaşı "resmen" çıkmadıkça MGK'nın da her ayın son haftasında olduğu gibi 28 Eylül'de toplanması bekleniyor.
Çankaya, bir haftadır Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Tacan İldem kanalıyla Başbakanlık, Genelkurmay, Dışişleri üçgenindeki bilgi akışı ve eşgüdüm çerçevesinde dünyanın sıcak gündemini izliyor.
Cumhurbaşkanı Sezer'in ODTÜ konuşması Türkiye'nin uluslararası topluluğa ve ABD yönetimine verdiği önemli bir mesaj oldu. Sezer, bu zor günlerinde Amerikan halkıyla tam bir dayanışma içine girildiğini belirtirken terörle savaşımda "ülkeler koalisyonu"nun işbirliğine dikkat çekti.
Sezer'in asıl üzerinde durduğu Huntington'un Batı medeniyeti üzerindeki tehdit Hıristiyan / Müslüman çatışması düşüncesinin güncelleşmesiydi. Cumhurbaşkanı bu teze karşı çıkarken şu uyarıda bulundu:
"Yaşanan bu acı olaylar üzerine konunun bir uygarlıklar çatışması bakış açısıyla değerlendirmesini yapmak doğru değildir. Günümüz uygarlığını evrensel değerler oluşturmaktadır. İnsan yaşamının kutsal tutulması, farklı görüşlere hoşgörü gösterilmesi bu evrensel değerlerin önemlilerindendir.
Parçası olduğumuz bu çağdaş uygarlığa tüm dinlerin, farklı etnik ve ulusal değerlerin katkıda bulunduğu unutulmamalıdır. Dolayısıyla günümüz uygarlığını farklı bir dine ve yaşam biçimine dayandırmak olanaklı değildir. Terörün ırkı, dini, uyruğu yoktur. Bu açıdan bakıldığında yaşanan üzücü olayların değerlendirilmesinde uygarlıklar çatışması anlayışından uzak durmak ve bunu evrensel değerleri benimsemek ya da bu değerlerin karşısında olmak biçiminde görmek daha uygun olacaktır.
Belli etiketler koyarak ayrımcılığı ön plana çıkarmak yerine çağımızın belası terörizme karşı savaşımda yeni ve kapsayıcı ortak bir anlayışın egemen kılınması önem taşımaktadır."
Sezer haklıdır. ABD'nin uğradığı saldırı, salt dini inançlarından ve kimliklerinden ötürü masum insanları yeni acılara boğmamalıdır. Sağduyulu çözümler - sabırla - aranmalıdır!
dsazak@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|