19 Eylül 2001 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




Terörle mücadelede topu taça atmak!

     Devletsen, birinci görevin nedir? Kendi vatandaşının yaşamını korumaktır. Güvenliğini sağlamaktır. Modern ve hukuka dayalı bir devletin ilk önceliği budur.
     Çünkü hayat hakkı kutsaldır.
     Çıkıyor, vuruyor. Çoluk çocuk demeden, yaşlı genç demeden, masum insanları katlediyor.
     Terördür bunun adı.
     Terörizmdir.
     Devlet olarak ne yapacaksın?
     İlk işin nedir?
     İnsanlığı hiçe sayan bu teröristleri cezalandırmaktır. İnlerine kadar kovalayıp etkisiz kılmaktır.
     Başka türlü davranamazsın.
     Tabii ki burada askeri önlem, polisiye önlem öncelik taşır. Cezalandıracaksın, caydıracaksın. Yakalayıp adalet önüne çıkartacaksın.
     Devletsen, başka yolu yoktur.
     Şimdi bakıyorum, neredeyse bin dereden su getirenler var. Terörist kalkmış, içi yolcu dolu uçakları kaçırmış. İçinde binlerce kişinin çalıştığı binalara çarptırmış. Binlerce masum insanın ölümüne yol açmış.
     Tam bir barbarlık!
     Bir bakıyorsun, bu barbarlığı lanetlemiyor. Doğru dürüst kınayamıyor bile. Niye?
     Amerika var işin içinde.
     Anti - Amerikanlık var.
     Sözüm ona anti - emperyalizm var.
     Bunun için de oh olsun duygusu yükseliyor kimi çevrelerde. Türker Alkan'ın geçen gün Radikal'deki yazısında dediği gibi:
     "Amerika'da yaşanan trajediye alkış tutanları her gün görüyorum ve kanım donuyor. 'İyi ama Amerika da şunu yapmadı mı?' sözleri böyle bir cinayetin mazereti olamaz. Olsa olsa kendi kin ve nefret duygularımızı zorlukla gizlememizi sağlayan bir bahane olur."
     
Hiç şüphe yok, terörizmi yeşerten bir iklim vardır.
     Yoksulluktur.
     Yozluktur.
     Yolsuzluktur.
     Adaletsizliktir.
     Bilgisizliktir.
     Haksızlıktır.
     Bütün bunları sıralayıp terörizmin köklerini sulayan daha birçok neden sıralanabilir. Ama bunlardan yola çıkıp teröre kulp takmaya kalkışırsan, işte o zaman batağa adım atmış olursun.
     Çünkü sloganlarla, 'Hakça paylaşım!' ya da 'Sömürü düzenine son!' gibi sloganlarla teröre çare bulamazsın.
     Ancak bahane bulursun.
     Mazeret uydurursun.
     Ayıp olur!
     Terör terördür.
     Dini, imanı yoktur.
     Hiç kuşku yok, terörü kazımak için köklerine inmek, terörü yaşatan iklimi yok etmek zorundayız.
     Sözgelimi, İslam coğrafyasında terörle mücadele ederken, Filistin sorununu göz ardı edemeyiz. Hakçalıktan uzak düzeni, yoksulluğu görmezlikten gelemeyiz. Ama aynı zamanda İslamiyet'i politika ve şiddete alet edenleri, demokrasiyi hayat tarzı olarak benimsemiş uygar ülkeleri 'başı ezilmesi gereken yılan' olarak gören rejimleri de yok sayamayız.
     Teröre karşı kalıcı zafer, onun boy attığı bataklığı kurutmadan mümkün değildir.
     Ama bu da zaman alır. Kuyumcu titizliğiyle yapılacak soğukkanlı planlamayı gerektirir. Bugünden yarına olacak iş değildir.
     O yüzden ilk aşamada, vatandaşlarını öldüren, vatandaşlarının yaşamını tehdit eden teröristi etkisiz kılıp cezalandırmak devlet olarak öncelikli görevdir. Bu çerçevede askeri ve polisiye mücadele hiçbir şekilde ertelenemez.
     Bu mücadele elbette hukukun içinde kalmalı. Masum insanların yaşamları korunarak yürütülmeli.
     Ama mutlaka yürütülmelidir.
     Eğer işin içinde Amerika var diye, teröre ideolojik saplantılarla yaklaşırsan, terörle mücadeleye 'ama'larla mazeret bulmaya başlarsan, işte o zaman topu taça atmış ve teröristlerin dümen suyuna girmiş olursun.
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Üniversiteye bak!

Melih AŞIK
Evangelistler...

Fikret BİLA
Yücelen'in önerisi

Hasan CEMAL
Terörle mücadelede topu taça atmak!

Güneri CIVAOĞLU
Asimetrik tehdit

Can DÜNDAR
‘Ecevit gelmesin!’

Abbas GÜÇLÜ
Pazarcı öğretmenler

Hurşit GÜNEŞ
Zor dönemlerde başarılı toplantı

Nail GÜRELİ
Bana yasak, sana da yasak!

Sami KOHEN
Ne haçlı seferi, ne cihad...

Mehmet Y. YILMAZ
Allah’ın parmağı yok ki..

Meliha OKUR
Açığa satış yapmak...

Tuncay ÖZKAN
Terör, terörist, iki yüzlülük ve çifte standart

Hasan PULUR
"Avrupa, Avrupa duy sesimizi!"

Güngör URAS
Edirne İstanbul’un arka bahçesi

M. Ali Birand
Türkiye 5’inci madde için başvurmamış!

© 2001 Milliyet