
|


Zor dönemlerde başarılı toplantı
DEİK toplantısı Türkiye için gerçekten son derece önemli bir toplantıydı. Böylesine ters bir dönemde bu toplantıdan elbette hemen sonuç alınması beklenemez. Kaldı ki böylesi bir dönemde bile bu toplantıyı yapabilmek cesaret ister. Ve nihayet tüm hazırlıkların son derece başarılı olduğunu belirtmek gerekiyor. Bu nedenle, DEİK Yönetim Kurulu üyesi ve İngiliz-Türk Ticaret Konseyi Başkan Vekili Hasan Çolakoğlu'nu yürekten kutluyoruz. Baştan sona kadar DEİK ekibi toplantıyı başarıyla götürdü.
Sabah oturumunda çeşitli konuşmalar yapıldı. Garanti Bankası eski Genel Müdürü ve Türk-Amerikan İşadamları Konseyi Başkanı Akın Güngör konuşmasında yabancı sermayenin önemini belirtti ve tüm katılımcıları yakın tarihte Başbakan Ecevit'in de katılacağı toplantıya davet etti.
Merkez Bankası(MB) Başkan Yardımcısı Doç. Fatih Özatay bir nominal çıpa gereksiniminden bahsetti ve ellerinde tek etkin çıpa olarak enflasyon hedeflemesinin kaldığını söyledi. Özatay, 2002 yılında bu uygulamaya geçeceklerini hatırlattı.
Sorunu biliyoruz ve çözüm getiriyoruz BDDK Başkan Yardımcısı Ceyda Pazarbaşıoğlu'da hem izleyiciler, hem de bizim gibi bilim adamları tarafından son derece olumul karşılanan konuşmasında bankacılık alanında yapılan reformların henüz tamamlanmasa dahi takdire layık olacak biçimde hızla ilerlediğini, hatta büyük ölçüde tamamlandığını belirtti. Pazarbaşıoğlu, batık krediler konusunda da açık konuştu; "Sorunu biliyoruz ve çözüm getiriyoruz" dedi.
Kamu Bankaları Ortak Yönetim Kurulu Başkanı Vural Akışık bu toplantının belki de iki numaralı önemli kişisiydi. Çünkü Akışık programın kamu bankaları ayağındaki reformunun lideri. Akışık nerden nereye geldiğini anlattıktan sonra, 2002 yılının ilkbaharında tüm kamu bankalarındaki reformun hemen hemen tamamalanmış olacağını anlattı.
IMKB Başkanı Osman Birsen borsanın son derece gelişmiş bir yapıda olduğunu belirttikten sonra, bu kötü döneminde bile IMKB'nin gelişmekte olan borsalar içinde işlem hacmi bakımından dördüncü sırada geldiğini hatırlattı.
Ankara risklerin farkında SBF öğretim üyesi ve MB Para Kurulu üyesi Güven Sak metne bağlı kalmadan çok etkili bir konuşma yaptı. Sak, risklerin bulunduğunu ama bunların da Ankara tarafından görülerek telafi edilmeye çalışıldığını hatırlattı. Bu nedenle aşırı iyimser tabloların pek gerçekçi olmadığına dikkat çekti.
Yapı Kredi Bankası Genel Müdür Başyardımcılarından Hasan Ersel kendisinin karamsar olduğunu ,buna rağmen IMKB'de kote olan bazı şirketlerin karlılık bakımından son üç ayda düzelme gösterdiğini ve likit olan çoğu bankanın yakında kredi vermeye başlamasının beklendiğini hatırlattı.
Yurdışı yatırım şirketlerinde çalışan Ricardo Barbieri ve Marco Anunziata gibi piyasalarınyakından tanıdığı ekonomistler ise iç borç ve güven sorununa işaret ettiler. Öte yandan ABD'ye yapılan terörist saldırının bizim bölgemizde ve uluslararası piyasalarda çalkantılar yaratacağını, Türk ekonomisinin bundan olumsuz etkileneceğine dikkat çektiler. Bu teze Nomura'dan Sonia Gibbs ve ING Barings'ten David Herbert karşı çıktılar. Gibbs Türkiye'nin ABD ile ticaretinin zayıf olduğunu, 2002'de dünyada büyüme beklenebileceğini ve turizm hakkında da bir yargıya varmak için erken olduğunu belirtirken, Herbert, Türkiye'de uzun vadeli potansiyel gördüklerini kısa vadeli potansiyel gördüklerini kısa vadeli çalkantılara aldırmadıklarını belirtti.
Sabah oturumunun en etkili konuşmasını kuşkusuz Bakan Derviş yaptı. Derviş geçen programın neden başarısız olduğunu anlattıktan sonra, şimdiye dek yapılanların ülkenin gelecekte önünü açacağını ve ihracata dayalı büyümenin tek çıkış olduğunu belirtti. Kemal Derviş, belki de uluslararası deneyiminden olsa gerek, konuşmasının son bölümünü siyasete ayırdı ve Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmek ülküsünü belirtti. Bunun hem batı, hem de ülkemiz için öneminden bahsetti.
Toplantının etkileri zamanla görülecek. Elbette tüm yatırımcılar bir günde etkilenip derhal Türkiye'ye para akıtmayacaklar. Ancak Ankara böylesi bir dönemde Londra'da cesur davrandı ve olumlu puan aldı.
hursit@marun.edu.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|