20 Eylül 2001 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




İstanbul Boğaziçi Köprüsü’nde artık ölüm değil, doğum haber olacak.
Köprüde ışıklı doğum haberi

Doğan her bebek için Boğaziçi Köprüsü’nde bir ışık yanacak. Köprü artık ölümle değil, doğumla anılacak

     7. Uluslararası İstanbul Bienali, 22 ülkeden toplam 63 projeyle 22 Eylül’de başlıyor. Bir ay boyunca çağdaş sanatseverler, birbirinden ilginç güncel işlerle, günün sanatını takip etme fırsatını yakalayacaklar. Bu seneki bienalin küratörlüğünü Japon sanat eleştirmeni ve müze direktörü Yuka Hasegawa yapıyor. Konsept olarak belirlediği "EGOKAÇöta, Hasegawa günün sanatında yakalanması gereken özgürlük duygusuna ulaşmanın yollarını arayan sanatçılara öncelik veriyor. "Ne kadar egomuzdan kurtulursak o kadar özgür işler üretebiliriz" diyen küratörün, bienale seçtiği bir proje de bu anlamda dikkat çekiyor. Proje, İtalya Brera Güzel Sanatlar Akademisi’nde öğretim görevlisi ve sanatçı Alberto Garutti’ye ait. Nice intiharlara mekan olan Boğaziçi Köprüsü’nde gerçekleşecek projede, bienal boyunca şehirde her bebek doğumunda bir ışık yanıp sönecek. Bugüne kadar intiharlara mekan olan köprü, etkinlik kapsamında ışıklarıyla dünyaya yeni gelenleri müjdeleyecek.
     Street / Sokak Lambaları adlı bu projesinde Garutti, köprünün iki tarafına 12 adet lamba yerleştiriyor. İstanbul’daki bazı doğumevlerinde bebeklerin ailelere gösterildiği camlı bölümlere ışıklı bir düğme ve plaka konuyor. Plakada "Şu anda yeni bir bebeğin doğumunu Boğaziçi Köprüsü’ndeki ışığı yakarak haber verdiniz" yazacak. Bebeğin babası ya da akrabaları, düğmeye bastığında lamba da köprüdekiyle aynı anda yanacak ve sönecek.
     
Sokağa taşınan güncel sanat
     Garutti, bienalde sergileyeceği ışık yakma eylemiyle ilgili şunları söylüyor: "Eskiden Napolyon’un veya ünlü şahsiyetlerin heykellerini oraya buraya diktiklerinde halk bunu görüp kendini o kişiyle özdeşleştirirdi. Ama sanat gittikçe müzelere veya galerilere kapanınca içeride istediğini yapmaya başladı. O yüzden ben, herhangi bir şehirde bir proje yaptığım zaman şehrin dokusuyla uyum içinde orada yaşayan insanların duygusal bağ kurabileceği bir proje yapmak isterim." Garutti, ayrıca Boğaziçi Köprüsü’nün sürekli olarak intiharlar ve ölümlerle anılan bir yer olmasıyla ilgili de "Proje hayatı kutluyor" diyor. Bu bakımdan projesinin dil, kültür veya politik farklılık gözetmediğini belirtiyor. Hastane gibi "politik" yani "insanlar için olması gereken bir olgunun", "umutlu bir bekleyişin yaşandığı, tüm insanların eşitlendiği, zenginle fakirin buluştuğu yer"in de projenin içinde yer almasından Garutti çok memnun.
     



 CUMARTESİ


Köprüde ışıklı doğum haberi
Çizmenin yılı...
Ve sonunda acılı caz!
Ne var, ne yok?
Köpeğiniz sonbahara hazır mı?
Datçalı sokak hayvanlarına barınak
ARANIYOR..
"Bu benimki kara sevda"
İki kırmızı ışık hikayesi
"Püsküüt", mürekkep balıkları, midilliler
Bu yazıyı Perihan Savaş okumasın
Özgürlük Anıtı’nın gözüne duman kaçtı


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet