20 Eylül 2001 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




Bu yazıyı Perihan Savaş okumasın

     Sarıkız'ın Anıları

     1984 yılıydı, Mehmet Ali Yılmaz’ın büyük yatırımıyla, Bilge Olgaç’ın yönetmenliğinde bir film çekiliyordu. Başrolleri Perihan Savaş, Halil Ergün ve İsmet Ay oynuyordu. Ben de bu projenin kostümlerini yapıyordum. Daha sonra birçok ödül alan "Kaşık Düşmanı" ekibi Ürgüp sahnelerinin çekimi için Nevşehir’e hareket etti. "Köy odalarının" tanzimi için Bilge beni de çağırdı. Gece olunca ekibin tüm kadınları yer minderlerine serilip kocalardan sevgililerden konuşuyorduk. Bu koyu sohbetlerin birinde, rahmetli Bilge, kocamı kastederek "Arda’yı çok severim, iyi de koca oldu. Her gün 6’yı 5 geçe evine gelip yemek yapar" deyince, Perihan atıldı, "A! sahi mi, keşke İbrahim de öyle olsaydı!" Doğduğu yörede, ona öğretilen kadın- erkek ilişkisinde, bu iş yoğunluğunda nasıl olup da böyle bir adam kadının dizinin dibinde oturur? Melek henüz doğmamıştı Perihan Savaş, bu ilişkide ısrar ettiğine göre, bazı şeyleri göze aldığını gösterir. Her ne kadar aynı piyasanın insanları olsak da, farklı yerlerde durduğumuzdan, farklı eşler seçtik. Bu benzemezlik "Hangi kocayı seçersek başımıza neler gelir?öden ibarettir. Ben -ne kadar kıskanç olduğumu bildiğimden- sadece benimle vakit geçirecek parasız ve yakışıklılığı ile başka "Derya"ların dikkatini çekmeyecek, 6’yı 5 geçe evine gelen birini seçtim. Kirada oturmayı, yerli arabaya binmeyi ve sahte Rolex kullanmayı göze alıp. Bunun bedelini de ödedim. 16 yaşından bu yana Savaş’ın ödediği bedelleri de biliyorum. Keşke diyorum, Tatlıses’in evli olduğunu öğrendiğinde bıraksaydı. Ya da ünlü ve zor bir erkeğin hayatında olmak, ihmal edilmeyi yanlızlığı ve -maalesef - paylaşmayı da beraberinde getirir, bunu da bilebilseydi. Üniversiteyi bitirmiş, istikbali olan, düzgün bir gençle evlenmek varken, bu camiadan eş seçmek sadece kaderle açıklanamaz. Şimdi artık kapıcıların bile sevgilileri var derseniz, yaşam bir olasılıklar hesabıysa, "Her erkeğe bir Asena" düşük bir orandır. "Derya Tuna ektiğini biçiyor, tarih tekerrürden ibarettir" açıklaması şaşırtıcıdır. Bu lafı söylemeye yetkin tek kadın vardır
     İbrahim Bey’in hayatında, o da Adalet Tatlıses’tir. Çünkü ilk olan odur. Bilindiği gibi kadın her yerde kadındır. Duygusuyla, analığıyla ve erkeğine sahip çıkma arzusuyla. İstanbullu ya da Urfalı olması fark etmez. Geriye bir tek giyim kuşam kalır. O da İbrahim Tatlıses’in parasıyla hallolur. Bu arada inşallah ithamlarım hakaret telakki edilmez. Tatlıses’in babalığını tartışmak için de çok geçtir. Melek doğmadan önce de babaydı ve ders alınabilirdi. Kendi adıma şöyle düşünüyorum. 19 yaşından beri bu sektörde olup, hiçbir yapımcı, yönetmen, gazeteci, aktör ve iş adamından destek almadan çalışmış, eli yüzü düzgün biri olarak... Yakışıklı, bekar, genç, popüler, zengin, kültürlü olup aynı zamanda saat 6’yı 5 geçe evime gelip dizimin dibinde oturacak bir "salak" varsa, bu adam benim hakkımdır. n
     Not: Yukarıdaki yazı bir hafta önce yazılmıştır. Biz mahalli sorunlarımıza kafa yorarken dışarıda hayat müthiş bir "patlama"yla gündemimize oturdu. Biz bu hayatta "şöyle bir geçelim" demiştik. Başımıza bunların geleceğini bilseydik geçmeye kalkışır mıydık?
     



 CUMARTESİ


Köprüde ışıklı doğum haberi
Çizmenin yılı...
Ve sonunda acılı caz!
Ne var, ne yok?
Köpeğiniz sonbahara hazır mı?
Datçalı sokak hayvanlarına barınak
ARANIYOR..
"Bu benimki kara sevda"
İki kırmızı ışık hikayesi
"Püsküüt", mürekkep balıkları, midilliler
Bu yazıyı Perihan Savaş okumasın
Özgürlük Anıtı’nın gözüne duman kaçtı


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet