20 Eylül 2001 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




Trakya’nın Hakkâri’si

     Kırklareli, gelir dağılımına bakıldığında Türkiyenin en zengin kentlerinden biri. 6’ncı sırada. Üniversiteye en çok öğrenci sokan iller sıralamasında da 5’inci. Karagöz’ün anavatanı. Kendisinden daha meşhur olan Lüleburgaz’ın da kent merkezi.
     Türkiye’yi harita üzerinde tanıyanlar ve ekonomik göstergelere göre değerlendirenler açısından bakıldığında "tuzu kuru" kentlerimizden biri. Ama dün sorunlarını dinlediğimiz Kırklareli, sanki Batı’nın değil Doğu’nun en yoksul kentlerinden biriydi. Kentin ileri gelenleri ve vatandaşların ağız birliği etmişçesine dile getirdikleri gibi Lüleburgaz’ı yok saydığınızda Kırklareli’nin Türkiye sıralamasında yeri ilk İlk 10’da değil, son 10’da olur.
     Nasıl ki Aydın ve Muğla, ilçelerinin turizm gelirlerinden hiç nemalanamıyorsa, Kırklareli de yakın çevresindeki sanayinin artılarını değil hep eksilerini görmüş. Ergani nehri fabrikaların bıraktığı zehirli atıklar nedeniyle artık kullanılmaz hale gelmiş. Nehirden sulanan ürünler artık alıcı bulamıyormuş. İşin enteresanı Çevre Bakanı da Kırklareliliymiş!..
     
     Borçlar çığ gibi
     Kentin su sorunu büyük. Kuraklık nedeniyle pek çok köyde ürün hasadı yapılamamış. Borçlar biriktikçe birikmiş. Çiftçi elimize geçen parayla ancak borç faizini ödeyebiliyoruz diyor. İşte yoksulluğun böylesine diz boyu olduğu bir ortamda bile eğitime verilen önem zerre kadar azalmamış. Aksine çok daha fazlasını istiyorlar.
     Bugüne kadar elde ettiğimiz başarılarla üniversiteyi hak ettik. Kentimize F tipi cezaevi değil üniversite istiyoruz diyorlar.
     Bu konuda bütün kabahati ancak seçimden seçime yüzlerini gördükleri milletvekillerinin pasifliğinde buluyorlar. Birçok kentte ikinci üniversite planları yapılırken bize bir tane bile açılmıyor. Oysa üniversite için en iyi altyapı ve sosyal ortam burada görüşündeler.
     
     Doğal GAP yok ediliyor
     Yöneticisinden köylüsüne kadar ihmal edildikleri inancı içindeler. Doğu’da GAP için milyarlarca dolar harcanırkan buradaki doğal GAP yok ediliyor. Tarım arazilerimizi bize hiçbir yararı dokunmayan sanayiciler, Istırancalardaki suyumuzu da İstanbul aldı. Bu ne biçim düzen diye haykırıyorlar...
     TIR’ımızın önü birçok ilde görmediğimiz oranda kalabalıktı. Susan değil konuşan bir halk vardı. Emekli bir öğretmenin tespiti çok önemli bir uyarı niteliğindeydi:
     "Üniversiteyi bitiren gençlerimiz hep işsiz. Eğitimi ne kadar çok sevsek de, yeni yetişen nesiller ‘Onlar okudular da ne oldu’ demeye başladı. Ekonomi bir an önce canlanmalı yoksa geleceğimiz çok daha karanlık olur..."
     
     aguclu@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
'Din ve terör'

Melih AŞIK
Özal taklitleri

Fikret BİLA
Asker ve 5. madde

Hasan CEMAL
İslamcı rejimlerle mücadeleyi ciddiye almak!

Yılmaz ÇETİNER
Pısırıklık ve acizlik temkinli olmak değildir!

Güneri CIVAOĞLU
Terör gazisiyiz

Can DÜNDAR
Savaş isteyen önden buyursun!

Abbas GÜÇLÜ
Trakya’nın Hakkâri’si

Sami KOHEN
Terörle savaş nasıl olmalı?

Mehmet Y. YILMAZ
Ucuz Hollywood yapımları pahalıya mal olacak

Meliha OKUR
Kurallara uymak...

Tuncay ÖZKAN
Üzeyir Garih cinayetini örtmek istiyorlar

Hasan PULUR
Ağrı'nın hakkı...

Derya SAZAK
Doğu'da organize sanayi (1)

Tamer HEPER
Saç ekimi serbest

Güngör URAS
Kırklareli iddialı

Serpil YILMAZ
‘Burası çok kötü, çünkü burası Afganistan’

M. Ali Birand
Amerika tanınmaz bir hale giriyor...

© 2001 Milliyet