
|


Doğu'da organize sanayi (1)
Milliyet TIR'ıyla Güneydoğu'yu dolaştıktan sonra Akdeniz'e en yakın güzergahta konvoydan kopup Datça'da dalgalarla boğuşmayı düşlerken dünyayı kuşatan savaş rüzgarları nedeniyle "gündem"in dışına çıkamadık.
Oysa söz vermiştik:
Güneydoğu'da 15 yıla varan iç savaş koşullarında PKK faktörüne rağmen yatırım yapıp, istihdam yaratmaya çalışan sanayicilerin sorunlarını yansıtacaktık.
Onlar Doğu'nun "kamikaze"leriydi!
Devlete inanmışlar, banka kredileri alarak 1990'ların ortasında tekstil başta, ihracat şansı olan üretim alanlarında fabrikalar kurmuşlardı. Önceleri "Anadolu kaplanları" diye anılıyorlardı. Kasım 2000 ve 2001 Şubat'ındaki iki krizde nasıl yere serildiklerini, ağır yara aldıklarını gözlerimizle gördük. Mardin'de, Diyarbakır'da, Şanlıurfa'da organize sanayiler "hayalet" bölgelere dönmüştü. Gaziantep hala ayakta ama orası da kan kaybediyor.
Peki, Doğu'nun "kamikaze"leri nasıl çakıldılar?
Mardin'den başlayalım...
Başbakanlık, milletvekillerinin Meclis tatilde iken illere dağılmalarını fırsat bilerek bir genelge yayımladı. Valilerden, yörelerindeki kapalı işletmelerin, çalışmayan tesislerin, yarım kalmış yatırımların listesi isteniyordu. Malum Doğu ve Güneydoğu bu alanda en talihsiz bölgelerdir. Trilyonluk teşvikler kül olurken, hayvancılık kredileri bölge dışındaki turizm yatırımlarında savrulmuş, kapısına kilit vurulan sanayi mezarlıkları oluşmuştur.
Mardin'de Özel İdare'nin Gaz Beton fabrikası var. Depreme dayanıklı beton üretiyor, 1999 Ağustos'undaki Marmara felaketinden sonra Türkiye'deki benzer 11 fabrika gibi Mardin'deki tesise de gereksinim artmıştı. Ancak 2000 başında, Türk - İş'e bağlı Kristal - İş'le toplu sözleşme uyuşmazlığına giden fabrikada işveren lokavt ilan edince 9 Ocak 2001'de üretim durdu.
İnanması güç ama 10 milyon dolarlık yatırım çürüyor.
Mardin'de hastane, okul, yurt, askeri garnizon gibi devlet binaları dışında tek fabrika sayılabilecek Gaz Beton'un kapısına kilit vurulmasının sonuçlarını düşünebiliyor musunuz? 70 çalışan sokakta açlığa mahkum, fabrika müdürü Ankara'da oturuyormuş. Valilik ise sahibi olduğu işletmeyi kaderine terk etmiş. Sendika temsilcisi Musa Ötünç "Biz çalışmak istiyoruz, ama sesimizi duyan yok" diye yakınıyor. Bayram Meral ve Çalışma Bakanı Okuyan devredeymiş.
DSP Mardin milletvekili Mustafa Tuğmaner de fabrika açılsın diye çırpınıyor.
Kamikaze benzetmesini gözü kara sanayici için yapmıştık ama devletin kendi fabrikasını yok etmek için "kamikaze dalışı" yaptığı nerede görülmüş?
Mardin'de!..
Yarın Şanlıurfa ile devam edeceğiz.
dsazak@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|