25 Eylül 2001 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




‘Doğal kale’, Batı için kan banyosu

Antiterör uzmanlarının ortak görüşü: Afganistan toprakları batılı askere pahalıya mal olur. ABD Dışişleri Bakanı Rumsfeld itiraf etti: "Usame bin Ladin’in yakalanması garanti değil"

     DIŞ HABERLER SERVİSİ

     ABD, Afganistan'ın uçsuz bucaksız sarp arazilerinde genellikle geceleri dolaşan ve girişi bile belli olmayan mağaralarda barınan bir düşmanla "gölgeler savaşı"na hazırlanırken, Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, ilk kez Usame bin Ladin'i ele geçirme kampanyasının sonuçsuz kalabileceğini itiraf etti. Rumsfeld, Bin Ladin'in özel harekâtlarla ele geçirilebileceği konusunda garanti veremeyeceğini söyledi.
     
     Saddam daha kolay!
     Antiterör konusunda uzman olan siyaset bilimi profesörü Don Snow, Körfez Savaşı ile olası bir Afganistan harekâtının birbirine hiç benzemeyeceğini vurgulayarak, "Saddam'ı bulmak, uçsuz bucaksız dağlarda saklanan bir Usame bin Ladin'i aramanın yanında çocuk oyuncağı kalır" dedi. Cephesi olmayan bir muhabere ortamında, kayalık, sarp dağlarda sürekli yer değiştiren, sadece hafif silahlarla donatılmış olduğu için hızlı ve hepsinden ötesi savaşmaya hem alışık hem de arzulu bir düşmanın nelere mal olabileceğine ilişkin bir değerlendirme de Alman özel komandoları KSK'nın komutanı, Tuğgeneral Reinhard Gunzel'den geldi.
     Gunzel, Tanrı için canını vermeye arzulu, düşmana karşı "Batı felsefesi" ile savaşacak bir ordunun çok kayıp vereceğini savunarak, "Afganistan Batı için kan banyosuna döner" diye konuştu.
     
     ‘Hiçbir Batılı bunu yapamaz’
     Sovyet işgaline karşı savaşan Afganları eğitmek üzere 1979'da bölgeye giden Tom Carew adlı eski bir SAS komandosu, Amerikan askerlerini Hindukuş Dağları'nda neler beklediğini en iyi tasvir eden kişi oldu: "Hindukuş Dağları'na bir girdik ki, o giriş. Sürekli tırmanıyoruz. 3 bin metrede nefes almakta zorlanmaya başladım. Bir yandan da başım dönüyordu. Ama bu Afganların umurunda bile değildi. Hiçbir Batılı asker bunu yapamaz."
     İşte, Carew'a göre asıl sorun burada başlıyor. Zira çatışma aşamasında topçu desteği gerekecek. Toplar bir yerden öteye gidemediğinden askerler sarp dağlarda bu destekten yoksun kalacak. Ayrıca, Afganlar silah ve yiyeceklerini dağlarda mağaralara gizliyor veya toprağa saklıyor. Yanlarında sadece bir tüfekle üç şarjör dışında hiçbir şey taşımıyorlar. Bu da hareket kabiliyetlerini artırıyor. Her tür suyu içebildikleri için su problemleri de yok. Oysa batılı asker için bu mümkün değil. Ve hava koşulları. Afganlar 4 bin metre gibi yüksekliklerde rahatça dolaşabiliyor. Yaz mevsiminde dahi buralarda kış şartları hüküm sürüyor.
     



 DÜNYA


‘Doğal kale’, Batı için kan banyosu
ENKAZDA HAZİNE VAR
SAS’ın ölüm silahı
BOMBA ihbarları BM’yi boşalttı
Ladin'e ilk saldırı parasal cepheden
ABD'yi korkutan mayınlar
Teknoloji de çaresiz
Dünya turu


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet