25 Eylül 2001 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




Londra’yı da aydınlatacak

İstanbul’daki pek çok kulübün aydınlatmasını yapan Merve Kitapçı, Londra’da düzenlenen 100 % Design adlı fuarda Bishop of Istanbul adını verdiği lambalarıyla Türkiye’yi temsil edecek

     MEFARET AKTAŞ

     Teşvikiye’deki Bishop dört senelik bir mağaza. Merve Kitapçı’nın sahibi olduğu Bishop mağazadan çok bir showroom görüntüsünde. Kitapçı’nın kendi tasarımı olan lambalar dışında mobilyalar ve mümessilliğini aldıkları Danimarkalı Stelton firmasının şık mutfak araç gereçleri de var. Kitapçı mağazayı Uzakdoğu mobilyaları furyası zamanında açtığından başlarda yalnızca bu mobilyaları satıyormuş. Bir yıl sonra kapının tam önüne yine oralardan getirdiği kağıtlarla yaptığı dört silindir lambayı asmış. Mobilyadan çok o lambaları sormaya başlamış müşteriler. Ve üç sene içinde, o dört basit silindir lambadan İstanbul’daki pek çok kulüp, sinema ve otelin aydınlatmasını yapmaya kadar götürmüş işi. İstanbul’da Buddha Bar, Mey, Cafe Kikka, Mayadrom Cafe, Tribeca, New Yorker, Vogue, Mezzaluna, Gramafon, Dixie Station ve bugünlerde açılmak üzere olan Vinyl Club’la, Ankara Kashmere Club ve Bodrum Havana gibi kulüp ve restoranların, ayrıca bazı otellerin aydınlatması onun ellerinden çıkma. "Aydınlattığı" yerler arasında açılışı bu yaz çok ses getiren Chinawhite da var. Bu mekanın güzelliğinde Ekinci’nin başarılı aydınlatmasının büyük payı var.
     Merve Kitapçı iddiasız başladığı lamba tasarım işini çok ilerilere götürdü. İstanbul gece hayatından sonra lambalarını ta Londra’ya götürüyor şimdi. Bu hafta İngiltere’nin en etkin tasarım fuarı 100 % Design’a katılmak üzere Londra’ya gidiyor.
     
İstanbul’daki çok ünlü kulüp, bar ve restoranların aydınlatmasını siz yaptınız. İyi aydınlatma nasıl olur?
     Aydınlatmada birinci derecede önemli olan şey güvenlik. Mesela merdivenlerin aydınlık olması lazım. Sonra tasarım orada çalışan mimarın projesine göre yapılıyor. Sadece mekan öne çıksın diye bir spot da kullanabilirsiniz, güzel bir aydınlatma da yapabilirsiniz. Restoran gibi yerler aydınlatmayla öne çıkıyor. Ofislerde sadece bir ışık olan lamba, oralarda çok önemli oluyor. Mekan sahiplerinin ve şef garsonların fikri de mutlaka alınıyor. Çünkü en iyi onlar biliyor nasıl olması gerektiğini. Bir de bütün yaptığım yerlere kendim de gidiyorum zaten. Bu kadar yeri hiç dışarı çıkmadan yapamazdım.
     
100 % Design’ı nereden duydunuz?
     Ben bu fuarı internetten öğrendim. Bu organizasyon orijininde Joseph Conran’in desteğinde New Designers in Business (NDB) diye bir gruptu. Okullardan mezun olan en kabiliyetli tasarımcıları alıp destekliyordu. Sonra onlara kendi tasarımlarını sergilemek için bir alan verdiler. Ama iki yıldır bir fuara dönüştü. Üç yıl önce ziyaretçi olarak gittim ilk kez. Öteki ünlü fuarlardan farklı. Milano’da, Köln’deki fuarlarda standlar çok büyük, yer kiraları çok yüksek. Bunda çok daha küçük. Hep genç tasarımcılara destek veriyorlar. 4 metrekarelik bir standda bir tek cam vazosunu sergiliyor öğrenci. Yalnızca vazosu ve kendisi duruyor.
     
     En prestijli fuarlardan...
Çok prestijli bir fuar ama...
     Prestijli çünkü 12 kişilik bir jüri var. Çoğu İngiliz, Amsterdam’dan da birkaç kişi var. Blueprint gibi dergilerin editörleri ve Joseph Conran da var jüride. O jüri onaylamazsa katılamıyorsunuz. Şimdi standlar da yavaş yavaş büyüdü. Ama genç tasarımcılar fuar ruhunu yitirecek diye biraz üzülüyorlar bu duruma.
     
100 % Design’dan ne bekliyorsunuz?
     Tasarımcı ve üretici olarak katılıyorum bu fuara. Orada pek çok büyük tasarımcı üretici arıyor. Türkiye fiyat olarak Avrupa’nın altında, kalite olarak da Avrupa’ya çok yakın. Fakat imalat potansiyeli bilinmiyor. Lambalarımdaki işçiliği görünce bir firma büyük miktardaki üretimini bana kaydırmaya karar verebilir. Ayrıca tasarımcılardan mümessillik de alabilirim. Dünyanın gözünde Türk tasarımcı diye bir şey yok. Benden önce Atölye Derin başladı yurt dışında tanıtım yapmaya aslında. O mobilya yapıyor, ben aydınlatma. Biraz birbirimizi destekliyoruz.
     
Siz hangi tasarımcıları seviyorsunuz?
     Ingo Maurer, Arne Jacobsen’i beğeniyorum.
     
     100 % Design’da bu yıl...
     Bu yıl 27-30 Eylül arasında yapılacak olan 100 % Design, İngiltere’nin en prestijli tasarım fuarlarından. 20 bin mimar, üretici ve tasarımcının ziyaret etmesi bekleniyor. 100 % Design’ın en önemli özelliği genç tasarımcıların ve büyük firmaların başka bir yerde görülmemiş tasarımlarının sergilenmesi. Fuar 29 Eylül’e dek endüstrinin içinden ziyaretçilere, son gün ise halka açılacak. Gençlerin yanı sıra Bisque, CA1 ve Mallinson gibi büyük firmalar da yüzlerce yeni ürünün tanıtımıını gerçekleştirecekler. Fuarda Blueprint, Domus, The Architects’ Journal gibi tasarım dergileri seminerler verecekler. Seminerlerde Londra Tasarım Müzesi’nin yöneticisi Alice Rawsthorn ile Selfridges’in yöneticileri Sir Terence Conran ve Vittorio Radice de birer konuşma yapacak.
     



 PAZAR


‘Ben de Amerika ceza versin istiyorum’
Gökyüzünde yalnız gezen bir yıldız
Sanki birden boyu uzadı
Londra’yı da aydınlatacak
Bu saati kim alacak?
Lezzet bu "Halat"la bağlandı
Frankenştayn gökdelen
Tekel’e rakı savaşı açıldı
Önce bir "punch" alın, sonra masa ve sandalye
Şarap festivali
‘Televizyonda istismar çok fazla’
DVD / Selim BOY
Isparta’da "Baba’nın Kebapçısı" Kebapçı Kadir
Boynuz nasıl parlatılır?
Bulgaristan’ın son çarı
Depresif olmak ne güzel!
Bir kısa roman: "Sıfır Treni"
11 Eylül 2001 portreleri


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet