25 Eylül 2001 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




LEZZET
Lezzet bu "Halat"la bağlandı

Rahmi Koç Müzesi’nde açılan Halat Restaurant, müdavimlerini Akdeniz yemekleri, Haliç manzarası ve sanayi tarihiyle ağırlıyor

     MEHMET KENAN KAYA

     Meraklıları bilir: Yedi yıl önce Rahmi Koç Müzesi’nde hizmete giren Cafe du Levant, hem dekorasyonunda yer alan antik objeleri hem de Fransız yemekleriyle Haliç’e farklı bir soluk getirmiş; önce müze ziyaretçilerinin, ardından da Haliç tutkunlarının uğrak mekanı haline gelmişti. Gelmişti dediğime bakmayın, zira Cafe du Levant, gerek müdavimleri gerek işletmecilik anlayışıyla İstanbul’un en özgün mekanlarından biri hâlâ. Ama şu günlerde onu gündeme getiren başka bir şey daha var. Bu da, lokantanın yine Rahmi Koç Müzesi bünyesinde açılan yeni şubesi... Tıpkı Cafe du Levant’da olduğu gibi işletmeciliğini Azize Taylan’ın üstlendiği bu yeni lokanta şu sıralar o kadar popüler ki, selefinin saltanatını epey sarsacak görünüyor.
     Eski tersane alanında bulunduğu için "Halat" adını taşıyan restoranı sanırım önce konumuyla anlatmak gerek. Çünkü, bir yandan Haliç’e, diğer yandan tarihi yarımadaya bakan Halat, bütün bu manzaraya hakim geniş bir bahçe ve yaklaşık 100 kişi kapasiteli tek katlı bir alan üzerine kurulu. Tabii bir sanayi müzesinin bahçesinde yer aldığı için de gemiden lokomotife, savaş uçağından tersane kızağına kadar birçok ilginç görüntüye sahip. İç mekan ise Rahmi Koç Koleksiyonu’na ait eserlerle "orta halli" bir müze görünümü taşıyor. Müze müdürü Tony Phillipson’a ait olan ve kırmızı tonların hakim olduğu mekan tasarımının çıkış noktası ise yelkenli tekneler.
     
     Bu mevsimin favorisi salatalar
     Cafe du Levant’dan farklı olarak, Akdeniz yemeklerinin öne çıktığı geniş bir mönüye sahip olan Halat’ta, çorba, salata, rizotto gibi antreler dışında "et", "balık" ve "tatlı" olmak üzere üç temel seçenek var. Üç ayda bir değişmesi planlanan mönünün bu mevsimdeki favorileri ise -rokfor ve ton balıklı penne gibi- salatalarla balıklar gözüküyor. Özellikle de Şef’in Usulü Kağıtta Çipura...
     Rahmi Koç Müzesi’nin çalışma programına bağlı olduğu için pazartesi günleri kapalı olan Halat, pazartesi hariç her gün 10.00-22.00 saatleri arasında hizmet veriyor. Öğle ve akşam yemekleri dışında yaşgünü partilerine ve iş yemekleri gibi özel davetlere de açık. Ama gitmeden önce rezervasyon yaptırmak gerekiyor. Tarihe, Haliç’e ve Akdeniz mutfağına düşkün olanlara duyurulur. n
     Rahmi Koç Müzesi, Hasköy Caddesi, No: 27 Hasköy-İstanbul (0212) 297 66 44
     
     Aileler sık gidiyor
     Halat Restaurant’ın sahibesi Azize Taylan, lokantalarında "genç, yaşlı, kadın, erkek, sanatsever, hayattan zevk alan, sevdikleriyle güzel bir yemeği paylaşan herkesi misafir etmek" istediklerini söylüyor. Rahmi Koç Müzesi kompleksi içinde yer almasından dolayı özellikle hafta sonları çocuklu ailelerin de tercihi olan lokantadaki bazı yemeklerin fiyatları şöyle: Rokfor salatası 3 buçuk, pirzola 5 buçuk, kalkan balığı ise 9 buçuk milyon lira.
     
KİM NEREDE NE YEDİ?
     "Hacı Salih’in fiyatları da makul"
Zuhal Olcay (Oyuncu)
     En son film yapımcısı Zeynep Özbaturla birlikte Beyoğlu’ndaki Hacı Salih Lokantası’na gittim. Bütün yemekler güzel görünüyordu ama ben düğün çorbası ve beğendili hamsiyi tercih ettim. Hacı Salih’in yemekleri kadar ortamını da beğeniyorum. Ayrıca çok temiz, servisi iyi, fiyatları da makul.
     
     "Pucci’de salata ve pizza yedim"
Sinan Engin (Menajer)
     En son arkadaşlarımla birlikte Gümüşsuyu’ndaki Pucci restorana gittim. Yemeğe kalamarlı salatayla başladım. Ardından dört mevsim pizza ısmarladım ama arkadaşlarımın seçtiği porchini mantarlı rizotto’nun da tadına bakmayı ihmal etmedim. Tatlı olarak da üstüne bir top dondurma konmuş sufleyi tercih ettim.
     



 PAZAR


‘Ben de Amerika ceza versin istiyorum’
Gökyüzünde yalnız gezen bir yıldız
Sanki birden boyu uzadı
Londra’yı da aydınlatacak
Bu saati kim alacak?
Lezzet bu "Halat"la bağlandı
Frankenştayn gökdelen
Tekel’e rakı savaşı açıldı
Önce bir "punch" alın, sonra masa ve sandalye
Şarap festivali
‘Televizyonda istismar çok fazla’
DVD / Selim BOY
Isparta’da "Baba’nın Kebapçısı" Kebapçı Kadir
Boynuz nasıl parlatılır?
Bulgaristan’ın son çarı
Depresif olmak ne güzel!
Bir kısa roman: "Sıfır Treni"
11 Eylül 2001 portreleri


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet