
|


Boynuz nasıl parlatılır?
Hatasız kul gibi, hatasız dil de olmazmış demek ki, bir Fransız mösyösü tam bir haftadır boynuzlarını parlatmakla meşgul. Hem de ilanlar vererek...
İnsanoğlunun geyiklerle ne alıp veremediği bilinmez. Ancak kafayı bu sevimli hayvanlara taktığı gerek geyik muhabbetlerinden, gerekse boynuz edebiyatından bellidir. Üstelik, geyik muhabbeti filolojik bir Türk özgünlüğü olmakla birlikte, boynuz edebiyatının evrenselliği hayret vericidir. Başka bir deyişle pek çok millet,
cinsel eşi tarafından tensel anlamda aldatılmayı "boynuzlanmak" sözcüğüyle algılamaktadır. Hatta aldatılmış kişi, üstüne çeşitli dillerden "aldatılmış" yazılmak yerine, kafasına boynuz çizilmek suretiyle tüm dillerde anlaşılır. Oysa boynuz olgusunun böyle bir eylemi belirtmek için kullanılması, bence geyik milletine karşı büyük haksızlıktır. Hayvan belgeselleri seyreden herkes bilir ki, erkek geyikler son derece maço damızlıklardır, haremlerine yan gözle bile baktırmaz, aldatılmak yerine dövüşerek ölmeyi yeğler ve dişi geyikler
için kavgaya tutuşan erkek geyiklerin
zaferi, insanoğlunun tam tersine, boynuzların gücüne bağlıdır. Boynuzu sağlam geyik, dişi sürüsünün tek efendisi olmak hakkını kazanır.
Hatasız kul gibi, hatasız dil de olmazmış demek ki, bir Fransız mösyösü, adıyla sanıyla Robert Sofolowski, tam bir haftadır boynuzlarını parlatmakla meşgul. Hem de kamuya açık ilanlar vererek.
Robert Sofolowski, saygın bir köpek kuaförü. Nancy kentinin en işlek caddesinde "Zarif Köpek" adlı bir dükkanı var ve gün boyu kuçuları bol köpüklü şampuanlarla yıkar, kurutur, fön çeker, manikür özeninde pedikür uygular. Ne var ki bir süredir, Sofolowski’nin dükkan vitrininde, tam da "Zarif Köpek" tabelasının altında özel olarak ışıklandırılmış bir ilan tahtası göze çarpıyor ve üstünde şöyle yazıyor: "Sayın baylar, eğer eşinizin fişmekan bankasında
bir hesabı varsa dikkatli olun. Bu bankada çalışan Mösyö Patrice hanımızın yalnızca parasıyla ilgilenmez, mahremiyetine de eğilir, hatta belki de girmiştir!" Söz konusu ilanla Nancy halkını neşeye boğan Robert Sofolowski, yedek ilanlar da öngörmüş, örneğin bu hafta hanımlara hitap ediyor ve: "Sayın bayanlar, fişmekan bankasında hemen bir hesap açtırın. Mösyö Patrice sizinle çok yakından ve uzun süre ilgilenecektir!" diye yazıyor ışıklı panosunda.
Anladığınıza eminim, Robert Sofolowski dertli mi dertli. Sevgili eşi bankacı Patrice’le boynuzlamış kendisini, içi yanıyor ve intikam alıyor. Ancak Sofolowski, taktığı boynuzlar konusunda hiç kompleksli değil, acısını kamuyla paylaşıyor, suçluları halka şikayet ediyor ve çıkarıldığı mahkemede: "Boynuzlandım, boynuzlarımı gizlemiyorum, sahip çıkıyorum! Çünkü boynuzlanmak suç değil, mağduriyettir!" dedi. Çünkü zavallı Sofolowski, boynuzlarını mahkemeden mahkemeye taşıyor bugünlerde. Boynuzları, tam üç ayrı dava konusu oldu Nancy adliyesinde.
Birinci davayı, fişmekan bankası açtı. Mahkeme, anlı şanlı banka adının boynuz ilanından çıkarılmasına karar verdi. Ama ilanlara bir şey demedi. Boynuzlar Sofolowski’nin malıydı, istediği gibi takar ve sergilerdi tabii. Çapkın banka memuru ve kendisi de evli Patrice, özel hayatına karışıldığı ve evliliğinin ve iş hayatının tehlikeye düşürüldüğü gerekçesiyle köpek kuaförünü dava etti, yüz bin frank tazminat istiyor. Köpek kuaförü de karısının aşığını mahkemeye verdi, aynı miktar tazminat talep ediyor.
Üstelik Sofolowski’nin, hayatını boynuzluların savunulmasına adamış bir avukatı var: Gerard Michel. Boynuzluların savunucusu Michel, bankacı Patrice’in: "Evliliğin temeli sadakat kurumunu tağyir ve ilgaya teşvik..." suçuyla yargılanmasını talep ediyor. Sık sık devlet organlarını tağyir ve ilga ithamıyla yargılanan ben, tabii herkesten fazla ilgileniyorum bu davanın olası sonuçlarıyla.
Önümüzdeki günlerde Nancy adliyesinin başını kaşıyacak zamanı yok, sizin anlayacağınız. Çünkü kaşınacak yerde boynuz çok.
PAZAR


‘Ben de Amerika ceza versin istiyorum’
Gökyüzünde yalnız gezen bir yıldız
Sanki birden boyu uzadı
Londra’yı da aydınlatacak
Bu saati kim alacak?
Lezzet bu "Halat"la bağlandı
Frankenştayn gökdelen
Tekel’e rakı savaşı açıldı
Önce bir "punch" alın, sonra masa ve sandalye
Şarap festivali
‘Televizyonda istismar çok fazla’
DVD / Selim BOY
Isparta’da "Baba’nın Kebapçısı" Kebapçı Kadir
Boynuz nasıl parlatılır?
Bulgaristan’ın son çarı
Depresif olmak ne güzel!
Bir kısa roman: "Sıfır Treni"
11 Eylül 2001 portreleri
SAYFA BAŞI

|
|

|